DOĞU TÜRKİSTAN

Karanlık hücrelerde elektrik şoklu işkence ve katledilen çocuklar!

Doğu Türkistan’da 21. Yüzyılın Engizisyonu: Mihrigül Tursun’un Çığlığı ve Pekin’in Pişkinliği

ABD’de yaşayan Uygur Türkü Mihrigül Tursun’un Fox News’e verdiği sarsıcı röportaj, Çin’in Doğu Türkistan’da kurduğu modern toplama kamplarında uyguladığı sistematik vahşeti ve insanlık dışı işkence çarkını bir kez daha tüm çıplaklığıyla gözler önüne serdi.

Tursun’un yaşadıkları, Pekin yönetiminin “terörle mücadele” maskesi arkasına gizlediği soykırım politikasının acımasız bir vesikası niteliğinde. Mayıs 2015’te Mısır’dan henüz iki aylık üçüz bebekleriyle Çin’e dönen Tursun, Pekin Havalimanı’na ayak basar basmaz adeta bir suçlu gibi gözaltına alındı. Kundaktaki bebekleri vahşice elinden alınan bahtsız anne, Doğu Türkistan’daki karanlık zindanlara sevk edildi. Tursun; günlerce süren ağır sorgulara, aşağılayıcı psikolojik işkencelere ve vücudunda kalıcı hasarlar bırakan elektrik şoklarına maruz kaldığını aktardı.

Devlet Eliyle Gelen Cinayet ve Bürokrasi Pişkinliği

Bu barbarca esaret sürecinde, Tursun’un henüz sütten bile kesilmemiş oğullarından biri “açıklanamayan bir nedenle” hayatını kaybetti. Çinli yetkililer, acılı aileye bir açıklama yapmak ya da soruşturma yürütmek yerine, bürokratik bir pişkinlikle sadece bir ölüm belgesi tutuşturdu. Bir bebeğin ölümünü “siyasi şüpheli” kılıfıyla örtbas etmeye çalışmak, Pekin’in insan hayatına verdiği değerin ne kadar acınası olduğunun en net kanıtıdır.

Tursun, aralarında henüz reşit olmamış çocuk yaştaki kızların da bulunduğu 60’tan fazla kadının, gün ışığı görmeyen, nefes dahi alınamayan tabut benzeri dar bir hücrede istiflenerek tutulduğunu ifşa etti. 2018 yılında eşinin ve Mısır makamlarının diplomatik müdahalesiyle bu cehennemden kurtulmayı başaran Tursun, yaklaşık üç yıl boyunca farklı işkence merkezlerinde adeta bir köle gibi tutulduğunu belirtti.

Mesleki Eğitim” Yalanı ve Küresel Sessizlik

Uluslararası raporlara, sızan gizli belgelere ve net uydu görüntülerine rağmen Komünist Çin yönetimi, bu Nazi vari toplama kamplarının varlığını uzun süre arsızca inkâr etti. Gerçekler inkâr edilemeyecek boyuta ulaştığında ise bu işkence merkezlerini dünyaya utanmadan “mesleki eğitim merkezleri” olarak pazarlamaya kalkıştılar.

Bölgeyi dış dünyaya tamamen kapatan, bağımsız gözlemcilerin ve özgür gazetecilerin girişini demir perde yöntemleriyle engelleyen Pekin, Doğu Türkistan’da büyük bir karartma uygulamaya devam ediyor.

Mihrigül Tursun’un haykırışı, Çin’in Müslüman Uygur toplumunu asimile etmek ve haritadan silmek için uyguladığı devlet terörünün, dünya kamuoyundan nasıl sinsice gizlendiğini bir kez daha kanıtlıyor. Dünyanın üç maymunu oynadığı, İslam aleminin ise ekonomik çıkarlar uğruna kör ve sağır kesildiği bu süreçte, ayda yılda bir sızan her tanık ifadesi, Doğu Türkistan’da yaşananların “21. yüzyılın en büyük, en organize ve en sistematik soykırımı” olduğunu tescillemektedir.

Kaynak:Mira Haber

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir