Irak’ta özellikle Nasiriye Merkez Cezaevi hakkında ortaya çıkan raporlar, ülkenin ceza sistemiyle ilgili karanlık tabloyu gözler önüne serdi
Felluce merkezli yayınlarda yer alan ve gazeteci Eymen Abdülvehhab’ın aktardığı raporlar, Irak rejimine ait cezaevlerinin ıslah kurumu değil, sistematik işkence ve infazların gerçekleştirildiği bir merkez haline geldiğini ortaya koydu. Bazı mahkum yakınlarının ifadeleri ise iddiaların en sarsıcı kısmını oluşturuyor.
Aileler, çocuklarının cezaevi içinde akıl almaz yöntemlerle işkenceye maruz bırakıldığını anlattı. Bu anlatımlarda; ateşle yakma, kaynar su dökme, ağır darp ve insanlık dışı muameleler öne çıkıyor.
Amaç ise açık: Gerçekliği tartışmalı dosyalarda bile mahkumları zorla “itirafçı” haline getirmek. Fakat tüm bu belgelere rağmen en fazla idamın yaşandığı ülkelerden biri olan Irak’ın hukuk sistemi asla soruşturulmuyor.
Sistematik idam merkezi: El-Hut
Sorunun boyutu yalnızca işkenceyle sınırlı değil. Irak’ta özellikle terör suçlamasıyla yargılanan ve çoğu zaman IŞİD ile bağlantılı olarak gösterilen mahkumların tutulduğu El-Hût Cezaevi, aynı zamanda idam mahkumlarının toplandığı en kritik merkezlerden biri. Ancak burada yürütülen infaz süreçleri ciddi şekilde tartışmalı.
Buradaki idam kararlarının önemli bir kısmı, adil yargılama standartlarından uzak, işkence altında alınmış ifadelere dayanıyor.
Daha da çarpıcı olan ise infazların uygulanma biçimi. Raporlara ve tanıklıklara göre birçok mahkum, ailelerine haber verilmeden, son görüş hakkı tanınmadan ve çoğu zaman avukatlarına dahi bilgi verilmeden idam ediliyor.
Mahkumlar af gelmeden öldürülüyor
Bazı parlamento kaynaklarında ise El-Hût yönetiminin, af yasası kapsamına girebilecek mahkumların dahi sistematik biçimde ortadan kaldırıldığına dair iddialar yer alıyor. Irak’taki şeffaflık eksikliği, bu tür suçlamaların tamamen göz ardı edilmesini de imkânsız kılıyor.
Irak’ın cezaevi sistemi uzun süredir ağır eleştiri altında. Uluslararası raporlar; işkencenin yaygınlığını, cezasızlık kültürünü ve kötü koşulları açıkça ortaya koyuyor. Elektrik verme, askıya alma, uzun süreli tecrit ve sağlık hizmetlerinden mahrum bırakma gibi uygulamalar ise yalnızca münferit değil, sistematik bir sorunun görmezden gelinen parçaları.
Bugün gelinen noktada çağrılar giderek sertleşiyor. Mahkum aileleri, cezaevlerinde yaşanan ihlallerin bağımsız şekilde soruşturulmasını, işkence iddialarının üzerine gidilmesini ve özellikle Genel Af Yasası’nın keyfi biçimde engellenmesinin önüne geçilmesini talep ediyor.
Kaynak: Mira Haber
Mira Haber – Ortadoğu Bağımsız Muhabir Ajansı Tarafsız değiliz. Ancak Mirahaber'de sadece gerçekleri okursunuz.