sara trump hizbullah mirahaber

Trump, Hizbullah dosyasını Şara’ya devrediyor: Yeni bir savaş mı?

G7 zirvesinde özellikle Suriye yönetimi hakkında çarpıcı açıklamalarda bulunan ABD Başkanı’nın, Hizbullah’ı yenme konusunu Ahmed Şara’ya devrettiği hususunda tartışmalar başladı

ABD Başkanı Donald Trump’ın son günlerde Hizbullah konusunda yaptığı açıklamalar, yalnızca İsrail’e yönelik eleştirilerden ibaret değil. Açıklamaların satır aralarına bakıldığında, Washington’un Ahmed Şara yönetimindeki yeni Suriye’ye bölgesel bir rol biçmeye çalıştığı görülüyor.

Trump’ın kullandığı ifadeler dikkat çekici:

İsrail’e, Hizbullah’la Suriye ilgilensin diye önerdim. Açıkçası bunu daha iyi yapacaklarını düşünüyorum.”

Bu sözler, bir diplomatik temenniden çok daha fazlası olarak yorumlandı. Çünkü Trump, yalnızca Hizbullah‘ın zayıflatılmasını istemekle kalmadı; bunu gerçekleştirebilecek aktör olarak doğrudan Ahmed Şara yönetimini işaret etti.

Ahmed Şara’ya biçilen yeni rol

Trump son aylarda Ahmed Şara hakkında alışılmadık derecede olumlu açıklamalar yaptı. Şara’yı “çok güçlü bir lider”, “olağanüstü iş çıkarıyor” şeklinde tanımladı ve tüm bunların yanı sıra Suriye’ye yönelik yaptırımların önemli bölümünü kaldırdı.

Bu nedenle Trump’ın Hizbullah konusundaki son çıkışı, sıradan bir değerlendirme olarak görülmüyor.

Ortaya çıkan tablo şu soruyu gündeme getiriyor: ABD, Ahmed Şara’yı yalnızca Suriye’nin lideri olarak mı görüyor, yoksa onu İran eksenine karşı yeni bölgesel denklemin önemli bir parçası haline mi getirmek istiyor?

Trump’ın açıklamaları ikinci ihtimali güçlendiriyor. Özellikle “Suriye daha iyi yapar” ve “Şara yardım etmek ister” şeklindeki ifadeler, Washington’un Şam’dan Hizbullah dosyasında aktif rol beklediği yorumlarına yol açtı.

Şara karşılık verecek mi?

Ahmed Şara’nın önceliği şu ana kadar iç istikrarı sağlamak, ekonomiyi toparlamak ve uluslararası meşruiyeti güçlendirmek oldu. Lübnan’a askeri veya güvenlik temelli bir müdahalenin ise Suriye’yi yeni ve maliyetli bir çatışmanın içine çekme riski bulunuyor.

Nitekim son günlerde Şam’dan gelen mesajlar, Suriye yönetiminin Lübnan’a müdahale etmeyi planlamadığı yönünde. Ahmed Şara’nın yakın çevresinden aktarılan bilgilere göre, “Suriye’nin Lübnan’a gireceği” yönündeki iddialar söylentiden ibaret olarak değerlendiriliyor.

Ancak Şara’nın yaptırımların kalkması konusunda inanılmaz bir istek göstermesi, bu amaç uğruna Trump’ın teklifini reddetmeyeceği fikrini güçlendiriyor.

Öte yandan Washington, İran ile yaptığı yeni mutabakatın kalıcı olmasını istiyor. Bunun için de İran’ın bölgedeki en önemli müttefiklerinden biri olan Hizbullah’ın etkisinin sınırlandırılmasını hedefliyor.

İşgalci İsrail’in yürüttüğü operasyonların ise hem siviller nedeniyle tepki çektiği hem de diplomatik süreci zorlaştırdığı düşünülüyor. Bu nedenle Trump son günlerde Netanyahu’yu açık şekilde eleştirdi.

Tam bu noktada genel kamuoyu nezdinde olumlu bir profil edinen Ahmed Şara, Washington açısından alternatif bir seçenek olarak öne çıkıyor.

İma mı, talimat mı?

Trump’ın sözleri resmi bir talimat değil. Ancak uluslararası siyasette liderlerin kullandığı dil çoğu zaman doğrudan emirlerden daha anlamlı olabiliyor.

Trump önce Ahmed Şara’yı meşrulaştırdı, ardından yaptırımları kaldırdı, ardından da Hizbullah konusunda onu işaret etti.

Bu nedenle bugün kamuoyunun sorduğu soru şu;

Trump’ın işaret ettiği yeni rolü Ahmed Şara kabul edecek mi, yoksa Suriye yönetimi Lübnan ve Hizbullah dosyasından uzak durmayı mı tercih edecek?

Önümüzdeki haftalarda Şam’dan gelecek mesajlar, Trump’ın sözlerinin sadece bir öneri mi yoksa yeni Ortadoğu denklemine dair bir yol haritası mı olduğunu ortaya koyacak.

Kaynak: Mira Haber

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir