1545121337 610667a17a

Cinnet yasası 6284’le kadın cinayetleri 3 kat arttı!

RAKAMLAR DEHŞETİ BELGELEDİ: 6284 Sayılı Yasa Aileleri Cinnete mi Sürüklüyor?

Türkiye’nin toplumsal dokusu gözetilmeden hazırlanan ve kadını “koruma” vaadiyle yürürlüğe giren 6284 sayılı kanun, şiddeti önlemek bir yana dursun, adeta cinnet vakalarını ve boşanmaları tetikledi. İstatistikler acı gerçeği ortaya koydu: Yasanın çıktığı 2012 yılından bu yana kadın cinayeti vakaları yaklaşık 3 kat arttı!

Kamuoyunda büyük tartışmalara neden olan İstanbul Sözleşmesi hükümleri referans alınarak hazırlanan 6284 Sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun’un, Türk aile yapısında onarılamaz yaralar açtığı rakamlarla belgelendi. Şiddet iddiası olmasa dahi, kadının en ufak bir beyanıyla erkeklerin evlerinden 1 ila 6 ay süreyle uzaklaştırılmasını öngören yasa maddeleri, aile fertlerini adeta öfke patlamalarına ve geri dönüşü olmayan korkunç cinayet vakalarına sürüklüyor.

Emniyet birimlerinin resmi verileri, yasanın yürürlüğe girmesiyle birlikte tırmanışa geçen dehşet tablosunu gözler önüne seriyor. Verilere göre 2011 yılında 121 kadın cinayeti vakası rapor edilirken, yasanın çıktığı 2012 yılında bu sayı hızla 210’a tırmandı. Tırmanış durmadı; 2013’te 237, 2014’te 294, 2015’te 303 ve 2016 yılında ise 328 kadın cinayeti kayıtlara geçti.

Uzmanlar, kadına yönelik şiddeti bir kamuflaj olarak kullanarak feminizm akımını yayma gayretinde olan platformların açıkladığı bu verilerin, aslında 6284 sayılı yasanın adli vakaları nasıl körüklediğinin en net ispatı olduğunu belirtiyor.

SOSYOLOG SERPİL KARATAŞ: “EŞİNE KARŞI İNTİKAM HİSLERİYLE DOLABİLİYOR”

Yasanın getirdiği yaptırımların psikolojik ve sosyolojik boyutunu değerlendiren Eğitimci Sosyolog Serpil Karataş, çarpıcı uyarılarda bulundu. Karataş, en küçük bir şikayette dahi hiçbir belge aranmaksızın erkeklere verilen uzaklaştırma kararlarının cinneti körüklediğini belirterek şu ifadeleri kullandı:

“Daha önce aile içerisinde kısa süreli ve geçici oluşan sorunlar, 6284 sayılı yasa sonrası cinayete dönüşüyor. Rakamlar da bunun tescilidir”

Uzaklaştırma cezası alan erkeklerin sokaklara terk edildiğini ve devlet eliyle kontrolsüz bir öfke sarmalı yaratıldığını vurgulayan Karataş, sözlerini şöyle sürdürdü:

“6284 ile uygulanan uzaklaştırma yaptırımları insanları şoka sokuyor. Bir babanın evine 3 ay, 5 ay, 6 ay girememesi ne demek? Bu yasa ile hiçbir belge aranmaksızın evinden uzaklaştırılan, beyanına dahi başvurulmayan erkeğin ne barınma ihtiyacı sağlanıyor ne de psikolojik destek sağlanıyor. Maddi gücü yoksa 6 ay sokaklarda yatan bir eşin hangi psikolojiye girebileceği devletimizce düşünülmüyor. Çocuğuna, yuvasına hatta eşine duyduğu özlem, yasaklarla katlanıyor ve öfkeye dönüşebiliyor. Ve maalesef evinden uzaklaştırılan aile ferdi, eşine karşı intikam hisleriyle dolabiliyor”

Sosyal Medyadan Çığ Gibi Büyüyen Tepki: “Sözde Çabalar Hikaye Oluyor!”

6284 sayılı kanunun doğurduğu bu derin mağduriyetler, sosyal medyada da geniş yankı uyandırıyor. Halkın ezici çoğunluğu, dijital platformlarda tek ses olarak bu kanunun derhal iptal edilmesini talep ediyor. Yaşanan mağduriyet ve zulüm örnekleri, sadece var olan evliliklerin sonunu getirmekle kalmıyor; gençleri de evlilik fikrinden tamamen uzaklaştırarak aile kurumunun kökten yok olmasına zemin hazırlıyor. Toplumsal gerçeklik bu vahim tabloyu işaret ederken, siyasi iktidarın “aile yılı” ilan etmek gibi sembolik adımlarla durumu kurtarmaya çalışması, kamuoyunda “sözde kalan çabalar ve içi boş icraatlar” olarak sert şekilde eleştiriliyor.

Kaynak: Mira Haber 

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir