photo 2026 06 17 09 33 56

Gazze masada yoktu: İran, ABD ile kendi hesabını konuştu

ABD ile İran arasında varılan son anlaşma, yalnızca bölgesel dengeleri değil, Tahran yönetiminin yıllardır sürdürdüğü Filistin söylemini de yeniden tartışmaya açtı. Anlaşmanın kamuoyuna yansıyan maddelerinde Gazze’ye yönelik saldırıların durdurulması, ablukanın kaldırılması, Filistin halkına yönelik uygulamaların sona erdirilmesi veya İsrail’e yönelik herhangi bir şartın yer almaması dikkat çekti.

İran yönetimi uzun yıllardır Filistin meselesini dış politikasının en önemli başlıklarından biri olarak sunuyor. Tahran, Gazze ve Kudüs vurgusunu sık sık gündeme getirirken kendisini Filistin davasının başlıca destekçilerinden biri olarak tanıtıyordu. Ancak ABD ile yürütülen kritik müzakerelerin sonucunda ortaya çıkan tablo, İran’ın önceliklerinin farklı olduğu yönündeki değerlendirmeleri güçlendirdi.

Anlaşmanın içeriğine bakıldığında ekonomik yaptırımlar, güvenlik başlıkları ve İran’ın doğrudan ulusal çıkarlarıyla ilgili konular öne çıkarken, Gazze’de devam eden savaş ve Filistin meselesi gündemde yer bulmadı. Bu durum, İran’ın yıllardır dile getirdiği Filistin söylemini diplomatik pazarlık masasına taşımadığı eleştirilerine neden oldu.

Bazözlemciler, eğer Filistin meselesi Tahran’ın iddia ettiği kadar temel bir öncelik olsaydı, ABD ile yapılan görüşmelerde en azından Gazze’deki saldırıların durdurulması, ablukanın kaldırılması veya Filistin halkına yönelik baskıların sona erdirilmesine ilişkin taleplerin gündeme getirilmesinin bekleneceğini ifade ediyor. Ancak açıklanan mutabakatlarda bu yönde herhangi bir şartın bulunmaması dikkat çekiyor.

Öte yandan anlaşma İsrail’de de tartışmalara yol açtı. Tel Aviv yönetiminin sürecin dışında kalması ve Washington-Tahran hattında yürütülen görüşmelerin İsrail’in doğrudan katılımı olmadan sonuçlandırılması, İsrailli siyasetçilerin sert eleştirilerine neden oldu. Birçok İsrailli isim, hükümetin bölgesel gelişmeler üzerindeki etkisini kaybettiğini savundu.

Ancak anlaşmanın en dikkat çekici yönlerinden biri, yıllardır Filistin söylemi üzerinden bölgesel nüfuz oluşturan İran’ın, ABD ile yaptığı en önemli diplomatik görüşmelerden birinde Gazze ve Filistin konusunda herhangi bir somut kazanım elde etmemiş olması olarak öne çıkıyor.

Ortaya çıkan tablo, İran’ın Filistin meselesini bölgesel meşruiyet ve siyasi etki üretmek için kullandığı yönündeki eleştirileri yeniden gündeme taşırken, anlaşmanın içeriği bu tartışmaları daha da güçlendiren yeni bir veri olarak değerlendiriliyor.

Kaynak: Mira Haber

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir