photo 2026 05 24 18 03 14

Suriye’de “Şeriat gelecek” derken halk sandığa gitti

Suriye’nin kuzeyindeki Kamışlı, Haseke, Kobani ve Malikiyah bölgelerinde gerçekleştirilen Halk Meclisi seçimleri, sahadaki siyasi gerçeklik ile yıllardır kurulan propaganda dili arasındaki farkı yeniden tartışmaya açtı. Bölgedeki seçimlerde yüksek katılım açıklanırken, çok sayıda adayın yarışması dikkat çekti.

Kobani’de 100 üyeli seçim kurulunda 2 parlamento koltuğu için 12 aday yarıştı. Yapılan oylama sonucunda Ferhat Şahin ve Şuayb Asaf milletvekili seçildi. Haseke’de 150 üyeden 138’i oy kullanırken 3 sandalye için 13 aday yarıştı. Kamışlı’da ise 207 üyeli kurulda 4 koltuk için 7 aday seçimlere katıldı.

Halk Meclisi Seçimleri Yüksek Komitesi tarafından yapılan açıklamaya göre oy verme işlemleri öğle saatlerine kadar sürdü, ardından sandıklar kapatılarak sayım sürecine geçildi. Yetkililer katılım oranının yüzde 95’i geçtiğini savundu.

Yüksek Seçim Kurulu üyesi Anas el-Abda, seçimlerin “olumlu diyalog ve anlaşmalar sonucu” gerçekleştiğini belirterek sürecin ulusal bütünleşme açısından önemli olduğunu söyledi.

Ancak ortaya çıkan tablo, Suriye sahasında yıllardır kullanılan “tek çözüm şeriat yönetimi” gibi sloganların sahadaki gerçeklikle ne kadar örtüştüğü sorusunu yeniden gündeme getirdi. Çünkü bölgede tüm eksiklerine rağmen sandık kuruluyor, adaylar yarışıyor, seçim kurulları oluşturuluyor ve siyasi temsil mekanizması işletiliyor.

Bu durum özellikle sosyal medyada sıkça üretilen siyah-beyaz anlatıları zorluyor. Zira bazı çevrelerin anlattığı gibi tamamen kapalı, yalnızca silahlı yapıların yönettiği bir tablo varsa; aday rekabeti, seçim merkezleri, itiraz süreçleri ve resmi sonuç açıklamaları nasıl ortaya çıkıyor sorusu dikkat çekiyor.

Öte yandan seçimlerin tamamen “kusursuz demokratik süreç” olarak sunulması da ayrı bir tartışma konusu. Bölgedeki silahlı yapıların siyasi alan üzerindeki etkisi, adayların gerçekten ne kadar bağımsız hareket edebildiği ve muhalif kesimlerin sürece hangi ölçüde dahil edildiği halen cevap bekleyen başlıklar arasında yer alıyor.

Buna rağmen sahadaki tablo, yıllardır yalnızca sloganlarla yürütülen “şeriat mı demokrasi mi” tartışmasının pratikte çok daha karmaşık olduğunu gösteriyor. Çünkü savaşın parçaladığı Suriye’de bazı bölgelerde insanlar sandığa giderken, “şeriat geliyor” söylemiyle öne çıkan birçok grubun kontrol ettiği alanlarda ise seçim, temsil veya halk iradesine dair somut bir model hâlâ ortaya konabilmiş değil.

Kaynak: Mira Haber

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir