image 2026 08 08 19 36 08

Kur’an teşviki bu kadar mı korkuttu? Kafeye akılalmaz polis baskını!

Kazakistan’ın başkenti Astana’da bir kafenin toplumsal farkındalık ve dini bilgileri tazeleme amacıyla başlattığı bir kampanya, devlet mekanizmalarının ve emniyet güçlerinin müdahalesi sonucu durduruldu

Kazakistan’ın başkenti Astana’da bir kahvehane, Kur’an’dan bir sureyi ezberden okuyan müşterilerine ücretsiz kahve verme kampanyası düzenledi. Ancak kampanya, yetkililerin müdahalesiyle daha süresi dolmadan sona erdirildi. Gerekçe ise “dini faaliyetin maddi teşvikle ilişkilendirilmesi”.

Astana’daki ZHANPRESSO isimli kahvehanenin 4 Ağustos’ta başlattığı kampanyada müşterilere, Kur’an’dan bir sureyi ezberden okumaları karşılığında ücretsiz kahve veriliyordu. 10 Ağustos’a kadar sürmesi planlanan kampanya ise Din İşleri Müdürlüğünün devreye girmesiyle erken sona erdi.

Kazakistan’ın Astana Din İşleri Müdürlüğü, sosyal medya üzerinden yürüttüğü izleme sırasında kampanyayı tespit etti. Kurumun açıklamasında, Kur’an suresini ezberden okuma gibi dini bir faaliyetin maddi teşvikle ilişkilendirilerek vatandaşların dini pratiğe yönlendirilmesi konusunda işaretler görüldüğü belirtildi. Kahvehanenin sahibi kuruma çağrıldı, kendisine ilgili mevzuat ve idari sorumluluk hükümleri anlatıldı. Bunun ardından işletme kampanyayı sonlandırdı.

Binlerce problem görmezden gelindi… Kur’an teşviki sorun sayıldı

Ülkede binlerce gerçek sorun, yolsuzluk ve asayiş olayı dururken polis ekiplerini ve Din İşleri Yönetimi’ni teyakkuza geçiren şey, gençlerin Kur’an okumaya teşvik edilmesi oldu. Kafe sahibinin kapısına dayanan yetkililer, hangi somut yasal maddenin ihlal edildiğini açıkça belirtemezken, muğlak “Dini Faaliyetler Hakkındaki Kanun” maddelerini gerekçe gösterdi.

Hiçbir yasal dayanağı olmayan bu baskı, hükümetin kamuya açık alanda İslami değerlerin ve Kur’an’ın görünür olmasından duyduğu rahatsızlığı bir kez daha gözler önüne serdi.

Kazakistan yönetiminin öteden beri dini özgürlüklere ve İslami yaşam tarzına mesafeli duran tutumu, bu olayla birlikte yeni bir boyuta ulaştı. Bir ticarethanenin kendi imkanlarıyla Kur’an okunmasını yalnızca birkaç günlüğüne teşvik etmesine bile tahammül gösterilememesi, kamuoyunda “Hükümete Kur’an’ın okunması ve teşvik edilmesi battı” yorumlarına yol açtı.

Kazakistan ve “laiklik”

Kazakistan rejimi kendisini laik bir devlet olarak tanımlıyor ve resmi mevzuatında vatandaşların vicdan ve din özgürlüğünü güvence altına aldığını belirtiyor. Aynı kanun, insanların dini inançlarını yayma ve dini faaliyetlere katılma hakkına sahip olduğunu da ifade ediyor.

Ancak uygulamada dini alan üzerindeki devlet denetimi oldukça geniş.

ABD Uluslararası Dini Özgürlükler Komisyonu bile (USCIRF), Kazakistan’daki dini özgürlük koşullarını “zayıf” olarak nitelendiriyor ve özellikle devletin tercih ettiği İslam yorumunun dışında kalan Müslümanların ciddi baskılarla karşılaşabildiğini belirtiyor. Kuruma göre makamlar, muğlak ve ağır hükümler içeren din ve aşırılık yasalarını barışçıl dini faaliyetlere karşı dahi uygulayabiliyor.

Sıradan bir tutum ve teşvik etkinliğini dahi devlet güvenliğine bir tehdit gibi gören bu zihniyet, toplumsal vicdanda derin bir yara açtı. Resmi makamların masum bir kahve ikramını bu derece sert yaptırımlarla engellemesi, ülkede dini özgürlüklerin ne denli baskı ve gözetim altında olduğunu bir kez daha kanıtladı.

Kaynak: Mira Haber

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir