Hamas Siyasi Büro Lideri Halid Meşal, küresel kamuoyunda özellikle Batı dünyasında yaşanan algı değişiminin İsrail’i giderek “ahlaki, siyasi ve ekonomik bir yük” haline getirdiğini belirtti
El Cezire Forumu’nda konuşan Meşal, İsrail’e yönelik bakışın Avrupa ve ABD’de özellikle genç kuşaklar öncülüğünde köklü bir değişim yaşadığını açıkladı. Bu sürecin artık geri döndürülemez bir noktaya ilerlediğini savunan Meşal, küresel ölçekte yeni bir siyasi iklimin şekillendiğini ifade etti.
“Bugün dünya, İsrail’in bir yük haline geldiğini fark etmeye başladı; ahlaki bir yük, siyasi bir yük ve ekonomik bir yük.”
Sokaklardan üniversitelere
Meşal’e göre bu değişim yalnızca söylem düzeyinde değil; sokak gösterilerinde, üniversite kampüslerinde, sosyal medya platformlarında ve siyasi elitler arasında açık biçimde gözlemleniyor. Özellikle gençlerin bu dönüşümde merkezi bir rol oynadığına dikkat çeken Meşal, Filistin meselesinin Batı kamuoyunda yeniden tartışılmaya başlandığını söyledi.
Konuşmasında Araplara, Müslümanlara ve adalet yanlılarına da çağrıda bulunan Meşal, yalnızca savunma refleksiyle hareket etmenin yetersiz kaldığını dile getirerek soykırımcı İsrail’e karşı daha sistemli ve çok yönlü bir baskı mekanizmasının inşa edilmesi gerektiğini savundu.
“Savunmada kalmak artık yeterli değil. İsrail’in siyasi, hukuki ve ahlaki olarak takip edilmesi gerekiyor.”
Meşal, hedefin İsrail’i uluslararası meşruiyetini yitirmiş, güvenlik ve istikrar açısından tehdit oluşturan bir “parya yapı” olarak konumlandırmak olduğunu söyledi. Bu süreci, Güney Afrika’daki apartheid (ırkçı) rejiminin küresel baskılarla sona erdirilmesine benzetti.
“Dünya sonunda gerçeğe teslim olur”
Uluslararası kamuoyunun zamanla gerçeklerle yüzleştiğini ifade eden Meşal, uzun soluklu ve kolektif bir mücadelenin sonuç vereceğini savundu.
Israr ve ortak çabayla dünya sonunda gerçeğe boyun eğer. Nasıl ki apartheid çöktüyse, işgalin sayfası da kapanacaktır.”
Direniş vurgusu: “İşgal sürdükçe devam eder”
Meşal, silahlı direnişin işgal koşulları altında yaşayan halklar için meşru bir hak olduğunu yineleyerek, bunun uluslararası hukuk ve tarihsel örneklerle sabit olduğunu da vurguladı. Meşal, Filistin meselesinin yalnızca toprak işgaliyle sınırlı olmadığını, daha geniş bir çatışma zemini taşıdığını belirtti.
Konuşmasının devamında İsrail’in yalnızca Filistin için değil, tüm bölge için istikrarsızlaştırıcı bir aktör olduğunu ifade eden lider, İsrail’in kendisine doğrudan karşı çıkmayan ülkeleri dahi hedef aldığı görüşünü dile getirdi.
“İsrail Suriye’yi de zayıflatıyor”
Suriye örneğini veren Meşal, ülkede yeni siyasi dengeler oluşmaya başladığında İsrail’in saldırgan bir tutum sergilediğini, Golan Tepeleri’nden Hermon Dağı’na ve Şam çevresine kadar uzanan hamlelerle Suriye’yi zayıflatmayı hedeflediğini belirtti.
Meşal, ayrıca İsrail’in Suriye’nin birlik olmasını engellemek ve toplumsal yapısını bozmak istediğini söyledi. Nitekim ülkedeki rejim değiştikten beri İsrail, çeşitli vilayetlerde ihlallerini sürdürüyor.
Meşal, işgal altındaki Batı Şeria’da gündeme gelen zorunlu göç planlarının Ürdün’ün istikrarını doğrudan tehdit ettiğini de dile getirdi. Mısır’a da değinen Meşal, barış anlaşmasına rağmen İsrailli yetkililerin Mısır ordusunun güçlenmesinden rahatsızlık duyduğunu hatırlattı.
Türkiye ve Körfez ülkeleri hedefte mi?
Türkiye’ye ilişkin değerlendirmelerinde Meşal, İsrail’in artık yalnızca “Şii ekseni” söylemiyle değil, Türkiye, Suriye, siyasi İslam ve direniş hareketlerini kapsayan bir “Sünni eksen” söylemiyle de hareket ettiğini ifade etti.
Suudi Arabistan, Katar ve Körfez ülkelerine de değinen Meşal, ticaret yolları ve deniz koridorları üzerinden bölge ülkelerinin çevrelenmeye çalışıldığını belirtti. Katar’ın arabuluculuk rolüne rağmen siyasi baskıya maruz kaldığını ve doğrudan bir çatışma içinde olmamasına rağmen hedef alındığına da değindi.
Meşal, tüm bu örneklerin İsrail’in politikalarının Filistin meselesinin çok ötesine geçtiğini gösterdiğini, işgalci devletin Ortadoğu genelinde istikrarsızlaştırıcı bir rol oynadığını vurguladı.
Kaynak: Mira Haber
Mira Haber – Ortadoğu Bağımsız Muhabir Ajansı Tarafsız değiliz. Ancak Mirahaber'de sadece gerçekleri okursunuz.