Suudi Arabistan’da yine bir hukuk katliamı: Akademisyen Dr. Ömer el-Mukbil, cezası bitmesine rağmen zindanda tutuluyor!
“Modernleşme” maskesi altında İslami değerlerden ve toplumsal dokudan hızla kopan Suudi yönetimi, bu gidişata ses çıkaran her muhalif sesi zalimane bir cezalandırma mekanizmasıyla yutmaya çalışıyor. Pek çok âlim, vaiz ve akademisyen, bu acımasız zulüm çarkının içinde susturularak zindanlara mahkûm ediliyor.
Kasım Üniversitesi Öğretim Üyesi, tanınmış İslami ilimler profesörü Dr. Ömer el-Mukbil, krallığın Genel Eğlence Heyeti eliyle yürüttüğü ahlaki ve toplumsal tahribatı eleştirdiği konuşması nedeniyle 4 yıllık hapis cezasına çarptırılmıştı. Dr Ömer el Mukbil’in 2023 yılında tahliye edilmesi beklenirken, tamamen hukuksuz bir biçimde demir parmaklıklar arkasında tutulmaya devam ediyor.
Süreç, Dr. Ömer el-Mukbil’in Eylül 2019’da Genel Eğlence Heyeti’nin yürüttüğü yozlaşma odaklı politikaları eleştirmesiyle başladı. İfade özgürlüğünü ve temel insani değerleri hiçe sayan Suudi güvenlik güçleri, akademisyeni derhal gözaltına alarak düzmece bir yargılama tiyatrosunu başlattı.
Riyad, 6 aylık cezayı az buldu!
İlk derece mahkemesinin verdiği 6 aylık hapis cezasını “yetersiz” bulan baskıcı yargı erki, temyiz kılıfıyla cezayı 4 yıla çıkararak rejimin muhalif seslere yönelik tahammülsüzlüğünü bir kez daha gözler önüne serdi. Ancak hukuk skandalı bununla da sınırlı kalmadı. İnsan hakları örgütlerinin raporlarına göre, dayatılan 4 yıllık ceza süresi Eylül 2023’te resmen dolmuş olmasına rağmen, Riyad yönetimi el-Mukbil’i tahliye etmeyi reddederek rehine hukukuna imza attı.
Zindana Atılmasına Gerekçe Gösterilen O Konuşma
Dr. Ömer el-Mukbil, özgürlüğüne mal olan o nasihat dolu konuşmasında şu ifadeleri kullanmıştı:
Biz eğlenceye karşı değiliz, bilakis sözde ve fiilde şer’i ölçülere uygun olduğu sürece onun yanındayız. Eğlence adı altında avamdan gayret sahibi sıradan bir insanın dahi şeriata uymadığını anladığı şeylerin meşrulaştırıldığı kuru bir sözden ibaret olmamalıdır.
Biz eğlenceye karşı değiliz; fakat toplumun ‘eğlence’ adı altında kimliğinden soyutlanmasına karşıyız! Hayânın katledilmesine, ahlakın yok edilmesine; dünyanın dört bir yanından sapkınların ve onların ahlaksızlıklarının ‘eğlence’ adı altında buralara taşınmasına karşıyız! Yetişen nesillerimizin, değil İki Kutsal Mabedin (Haremeyn) toprağına ayak basması, star veya rol model olarak sunulmasından bile her bir vatandaşın ar duyacağı bu düşük figürlere özendirilmesine karşıyız!
Başka coğrafyalarda ve Batı ülkelerinde içki içmekle, haç takmakla ve her türlü fuhşiyatı işlemekle öne çıkan bu sapkınların katıldığı festivallerin varlığı, toplum üzerinde ne kadar da kötü bir iz bırakacaktır! Ey Allah’ın kulları! Bu yapılan eğlence değildir; bu, aklı hafife almaktır, batılılaşmadır! Bu, toplumu kendi kimliğinden koparmak, Rabbin gazabını üzerine çekmek ve Onun azabına davetiye çıkarmaktır. Bundan Allah’a sığınırız!
Vallahi biz eğlenceye karşı değiliz; helal olan, o geniş daire içindeki eğlenceyle bir sorunumuz yok, haram olan o dar alana zorla girmekten ise uzağız. Allah bize deniz kıyısındaki o beldeyi misal verdi: Onlara sadece cumartesi günü avlanmak yasaklanmıştı. Onlar ise Allah’ın haramlarını hileyle atlatmak için ağlarını cuma gününden kurup pazar günü topladılar. Altı gün boyunca kendilerine mübah kılınan helal alanı terk ettiler de kendilerine yasaklanan tek bir güne göz diktiler! Mübah olan %85’ten fazlasını bıraktılar da yasaklanan %15’ten az olan o kısma musallat oldular. Peki sonuç ne oldu?
‘Hani Rabbin, kıyamet gününe kadar onları en ağır azaba uğratacak kimseleri üzerlerine göndereceğini bildirmişti. Şüphesiz Rabbin, cezayı çabuk verendir…’ (A’râf Suresi, 167)”
2019’dan Bugüne: Sırf Hakikati Haykırmasınlar Diye…
Dr. Ömer el-Mukbil bu uyarıyı yaptığı 2019 yılında tehlikenin ilk adımlarını fark edip bu çığlığı atan akademisyen o gün tutuklandı ve hâlâ zindanda. Dr. Mukbil bugün özgür olsaydı ve “Riyad Sezonu” adı altında kutsal topraklarda sergilenen mevcut yozlaşmayı, sınır tanımayan rezaletleri ve ahlaki çöküşü gözleriyle görseydi kimbilir neler söylerdi? İşte Muhammed bin Selman rejimi, sırf bu hakikatler dillendirilmesin ve uyutulan toplum uyanmasın diye binlerce âlimi zindanlarda çürütmeye devam ediyor.
Kaynak: Mira Haber
Mira Haber – Ortadoğu Bağımsız Muhabir Ajansı Tarafsız değiliz. Ancak Mirahaber'de sadece gerçekleri okursunuz.
