İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar, Gazze’de yürütülen saldırılara ilişkin uluslararası kamuoyunun tepkisini bir kez daha görmezden gelerek İsrail ordusunu “en ahlaklı şekilde” hareket eden ordu olarak nitelendirdi.
Saar, dünyadaki hiçbir ordunun, Batılı ordular da dahil olmak üzere, her askeri hedefi olası yan etkileri en aza indirmek amacıyla bu ölçüde kontrol etmediğini savunarak, “Biz kendimizi en ahlaki şekilde savunduk” ifadelerini kullandı.
Ancak İsrailli Bakanın bu sözleri, Gazze’de yaşanan ağır insani tablonun gölgesinde kaldı. İsrail’in saldırıları sırasında aralarında binlerce bebeğin ve çocuğun da bulunduğu on binlerce Filistinli hayatını kaybetti. Hastaneler, okullar, sığınaklar ve sivillerin yaşadığı bölgeler defalarca saldırıların hedefi oldu.

Dünyanın gözü önünde çocukların enkaz altından çıkarıldığı, ailelerin bir gecede yok olduğu ve Gazze’de sivillerin temel ihtiyaçlara erişmekte dahi zorlandığı bir ortamda Saar’ın “ahlak” vurgusu tepki çekti.
İsrail yönetimi, saldırılarını sürekli olarak “meşru müdafaa” ve “terörle mücadele” söylemiyle gerekçelendirirken, Gazze’de ortaya çıkan bilanço bu savunmanın ahlaki boyutuna ilişkin tartışmayı daha da derinleştiriyor.
Saar’ın açıklaması ise İsrail’in Gazze’deki operasyonlarına yönelik uluslararası eleştirileri kabul etmek yerine, ağır sivil kayıpların ortasında kendi savaş yöntemlerini ahlaki bir başarı olarak sunma çabasının yeni bir örneği olarak değerlendiriliyor.
Gazze’de öldürülen çocukların görüntüleri dünyanın hafızasındayken, İsrail’in kendisini “en ahlaklı” taraf ilan etmesi, savaşın oluşturduğu yıkımla söylem arasındaki çarpıcı çelişkiyi bir kez daha gündeme taşıdı.
Kaynak: Mira Haber
Mira Haber – Ortadoğu Bağımsız Muhabir Ajansı Tarafsız değiliz. Ancak Mirahaber'de sadece gerçekleri okursunuz.
