Çin’in Doğu Türkistan’daki Uygur baskısının sınırları aştığına ilişkin yeni ve çarpıcı bir rapor yayımlandı. Human Rights Watch’un (HRW) bulgularına göre Pekin yönetimi, Avustralya vatandaşı Uygurları Doğu Türkistan’a yaptıkları ziyaretler sırasında sorgulayarak Avustralya’daki Uygur toplumu hakkında bilgi toplamaya çalışıyor.
Yurt dışında özgürce yaşayan Uygurların, Çin’e adım attıkları anda yeniden devlet gözetiminin hedefi haline geldiği belirtiliyor. Ziyaretçiler yakın takibe alınırken, Avustralya’daki Uygur diasporasına ilişkin isimler, faaliyetler ve bağlantılar hakkında bilgi vermeleri için baskı gördükleri aktarılıyor.
Daha da çarpıcı olan ise Pekin’in baskı mekanizmasının yalnızca ziyaretçilerle sınırlı kalmaması. HRW’nin araştırmaları, Çin makamlarının yurt dışında yaşayan Uygurları susturmak için Doğu Türkistan’da kalan ailelerini bir baskı aracına dönüştürdüğünü ortaya koyuyor. Uygurların Çin yönetimiyle işbirliği yapmayı reddetmeleri halinde ailelerinin tehdit ve baskıyla karşı karşıya kalabildiği belirtiliyor.

Bu tablo, Çin yönetiminin Uygurlara yönelik kontrol politikasının yalnızca Doğu Türkistan sınırları içinde kalmadığını gösteriyor. Pekin, diaspora üzerindeki baskıyı aile bağları üzerinden yurt dışına taşıyor.
Çin, yıllardır Uygurların yurt dışındaki faaliyetlerini takip ediyor; bazı durumlarda Doğu Türkistan’daki akrabalar üzerinden diaspora üyelerine baskı uygulanıyor. HRW’nin Avustralya’daki Uygur topluluğuna ilişkin önceki araştırmaları da Çinli makamların Uygur Avustralyalılardan diaspora faaliyetleri hakkında bilgi almaya çalıştığını belgeledi.
HRW, Çin’in Doğu Türkistan’daki uygulamalarını insanlığa karşı suçlar kapsamında değerlendiriyor. Kuruluş; kitlesel keyfi gözaltılar, işkence, zorla çalıştırma, kültürel ve dini baskı, kitlesel gözetim ve ailelerin parçalanması gibi uygulamalara dikkat çekiyor.
Çin yönetimi ise uzun süredir bu gerçekleri yalanlıyor ve Doğu Türkistan’daki politikalarını güvenlik ve kalkınma politikaları olarak savunuyor. Ancak son yıllardaki araştırmalar, Uygurların yurt dışına çıkışından aileleriyle iletişim kurmasına kadar pek çok alanın sistematik bir kontrol ve baskı mekanizmasıyla kuşatıldığını ortaya koyuyor.
Doğu Türkistan’da ailelerinden koparılan Uygurların, dünyanın başka bir ucunda bile Pekin’in baskısından kurtulamaması, Çin’in Uygur politikasının ne kadar geniş bir gözetim ağına dönüştüğünü gözler önüne seriyor.
Kaynak: Mira Haber
Mira Haber – Ortadoğu Bağımsız Muhabir Ajansı Tarafsız değiliz. Ancak Mirahaber'de sadece gerçekleri okursunuz.
