AN6X8083

Trump övdükçe övmüştü… “Büyük Gazze planı” konteyner kente çevrildi!

ABD Başkanı Donald Trump’ın öncülüğünde oluşturulan sözde “Barış Kurulu”nun Gazze için hazırladığı yeniden yapılanma planının kapsamı önemli ölçüde daraltıldı

İlk aşamada Gazze’nin yeniden inşasını hedefleyen proje, artık Mahmud Abbas liderliğindeki işbirlikçi Filistin yönetiminin idaresinde, Filistin polisinin ve sınırlı sayıdaki uluslararası güvenlik gücünün denetiminde kurulacak geçici “konteyner kent” modeline indirgenmiş durumda.

The Guardian‘ın yayımladığı kapsamlı araştırmaya göre pilot uygulama, Refah yakınlarında ateşkes hattı boyunca oluşturulan tampon bölgede hayata geçirilecek. Ortaya çıkan taslak, Trump’ın Yahudi damadı Jared Kushner’ın Ocak ayında tanıttığı ve ilk 100 gün içinde temel altyapının kurulmasını öngören “serbest piyasa Gazze” vizyonundan büyük ölçüde uzaklaşmış görünüyor.

Plan kapsamında görev alması öngörülen, 2025 Gazze Barış Planı çerçevesinde Birleşmiş Milletler yetkisiyle kurulan çok uluslu sözde  Uluslararası İstikrar Gücü (ISF) aracılığıyla bugüne kadar ne herhangi bir inşaat faaliyeti ne de hazırlık çalışması başlatıldı.

Buna karşın işgalci İsrail ile Gazze arasındaki Kerem Ebu Selam Sınır Kapısı’nda ISF için lojistik üs inşasının büyük ölçüde tamamlandığı belirtiliyor. Gücün Fas, Kosova ve muhtemelen Arnavutluk ile Kazakistan’dan gelecek askerlerle Mısır’da eğitilmesi planlanıyor. Ancak eğitim sürecinin aylar süreceği, ayrıca gücün Gazze’deki hukuki statüsüne ilişkin düzenlemelerin işgal hükümetiyle halen müzakere edildiği ifade ediliyor.

Pilot proje hazır

Gazze’deki pilot proje yaklaşık iki hafta önce Güney Kıbrıs’ta düzenlenen toplantılarda şekillendirildi. Görüşmelere Barış Kurulu temsilcileri, Trump yönetimi yetkilileri, Tony Blair Enstitüsü ile Gazze Yönetim Ulusal Komitesi’nin üyeleri katıldı.

Taslağa göre katil İsrail ordusu ateşkes hattından geri çekilecek. Kurulacak geçici yerleşim alanının güvenliğini ise ISF birlikleri ile bu görev için özel olarak eğitilecek Filistin polis teşkilatı sağlayacak.

Ancak planın en büyük açmazlarından biri finansman olarak öne çıkıyor. Yaklaşık 17 milyar dolar değerindeki Trump’ın 20 maddelik Gazze barış planı için vaat edilen fonların çok küçük bir kısmının fiilen temin edilebildiği, pilot proje için ise kasaların büyük ölçüde boş olduğu veya mevcut mali durumun belirsizliğini koruduğu belirtiliyor.

Bu nedenle Barış Kurulu’nun, soykırımcı İsrail’in el koyarak dondurduğu yaklaşık 11 milyar dolarlık Filistin vergi gelirleri ve banka varlıklarına erişmeye çalıştığı aktarılıyor. Söz konusu girişim ise Filistin Yönetimi’nin sert tepkisine neden olmuş durumda.

Bu sefer “seçim”…. Bir erteleme daha 

The Guardian‘a göre projedeki ilerlemenin önündeki en önemli siyasi engellerden biri de 27 Ekim’de yapılacak İsrail seçimleri. Haberde, seçimlerin katil Başbakan Binyamin Netanyahu’nun aşırı sağ koalisyonunu iktidardan düşürebileceği ihtimali nedeniyle büyük ölçekli inşaat faaliyetlerinin seçim sonrasına ertelenebileceği değerlendiriliyor.

Bununla birlikte çok sayıda İsrailli yetkilinin, Netanyahu’nun seçimi kazanması ya da kaybetmesi fark etmeksizin Hamas silahsızlandırılmadığı sürece Gazze’deki savaşın daha da şiddetlenmesinin kaçınılmaz olduğunu savunduğu belirtiliyor. Buna karşılık Hamas ise belirli şartların sağlanması halinde silah bırakmaya hazır olduğunu defalarca açıkladı ve hafta sonu Kahire’de yürütülen müzakerelere katıldı.

Kahire’deki temaslarda Hamas’ın olası silahsızlandırılması da ayrıntılı şekilde ele alındı. Görüşmelerde teslim edilecek silahların hangi kuruma devredileceği, nasıl muhafaza edileceği ve piyade tüfeklerinin silahsızlanma kapsamına girip girmeyeceği gibi teknik başlıklar masaya yatırıldı.

Kahire’den gelen değerlendirmeler ise İsrail’in Gazze’ye yönelik hava saldırıları sürdüğü müddetçe Hamas’ın silah bırakmasının son derece düşük bir ihtimal olduğuna işaret ediyor.

Öte yandan The Guardian‘ın aktardığına göre, Kıbrıs’taki toplantılara katılan ve süreci yakından takip eden bir yetkili, Gazze Yönetim Ulusal Komitesi içinde Refah’ta kurulması planlanan pilot yerleşim konusunda görüş ayrılıkları yaşandığını söyledi.

Komite üyelerinin önemli bir bölümü, söz konusu projenin Gazze’de yaşayan yaklaşık 2,1 milyon Filistinli arasında yeni ayrışmalara yol açabileceği ve pilot bölge dışında kalan nüfusun insani yardımlara erişimde ikinci plana itilebileceği endişesini dile getiriyor.

Kaynak: Mira Haber, MEE

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir