indir

“Uçan Halı” işkencecisi: Esed’in sadık dostu ABD’de mahkum!

Zalim Esed’in işkencecilerinden biri, ABD hükümeti tarafından 60 yıl hapse mahkum edildi

Suriye’de Esed rejimi döneminde Şam’daki Adra Cezaevi’ni yöneten eski tuğgeneral Samir Ousman Alsheikh, mahkûmlara yönelik işkenceler ve ABD makamlarını geçmişi konusunda kandırması nedeniyle ABD’de 60 yıl federal hapis cezasına çarptırıldı. 74 yaşındaki Alsheikh, böylece Esed rejiminin Suriye dışındaki en üst düzey eski yetkililerinden biri olarak yüz yüze yargılanıp mahkûm edilen isim oldu.

Los Angeles’taki federal mahkemede kararını açıklayan Yargıç Hernán D. Vera, Alsheikh’in mahkûmlara yönelik eylemlerini “hayal bile edilemeyecek kadar zalim”, “neredeyse tarif edilemeyecek ölçüde şiddet içeren ve vahşi” olarak nitelendirdi.

Savcılar en az 80 yıl hapis cezası talep ederken, Alsheikh’in avukatları yaşını ve ileri sürdükleri sağlık sorunlarını gerekçe göstererek 5 yıl hapis istemişti. Mahkeme ise 60 yıllık hapis cezasına hükmetti.

Adra Cezaevi’ndeki “13. Kanat”

Alsheikh, 2005-2008 yılları arasında Şam yakınlarındaki Adra Cezaevi’nin müdürlüğünü yaptı. ABD savcılığına göre siyasi muhaliflere karşı kullanılan cezaevindeki 13. Kanat, mahkûmların küçük tecrit hücrelerine kapatıldığı ve sistematik biçimde işkence gördüğü bölüm olarak öne çıktı.

Mahkemede ifade veren eski mahkûmlar, ellerinden tavandaki borulara asıldıklarını, yumruk ve kablolarla dövüldüklerini ve uzun süre bu şekilde tutulduklarını anlattı. Bazı mağdurlar, günler boyunca asılı bırakıldıklarını ve kollarının vücutlarından kopacakmış gibi hissettiğini söyledi.

Ancak davanın en dikkat çekici unsurlarından biri, mağdurların “Uçan Halı” veya “Sihirli Halı” olarak adlandırdığı işkence düzeneğiydi.

İki büyük ahşap panelden oluşan düzenekte mahkûm sırtüstü yatırılıyor ve bel kısmı panellerin birleştiği noktaya getiriliyordu. Daha sonra paneller zorla birbirine doğru katlanıyor, böylece mahkûmun vücudu belinden ikiye bükülüyordu. Savcılık, bu yöntemin ciddi yaralanmalara ve dayanılmaz acılara yol açtığını belirtti.

Daha da çarpıcı olan ise bir mağdurun mahkemede verdiği ifadeydi. Mağdur, Alsheikh’in bizzat ayağıyla düzeneğin üzerine basarak kendisini katladığını söyledi. Başka bir mahkûm ise siyasi bir tutukluya destek mektubu yazmasının ardından işkenceye gönderildiğini ve sonrasında infaz mahkûmlarına ayrılan kırmızı bir tulumu giymeye zorlandığını anlattı. Ölmek üzere olduğunu düşündüğünü ifade etti.

Mahkeme kayıtlarına göre bazı mahkûmlar ayrıca araç lastiklerinin içine sıkıştırılıyor, bağlanıyor ve gardiyanlar tarafından dövülüyordu.

Suriye’den ABD’ye uzanan kaçış

Alsheikh’in hikâyesi Adra Cezaevi’yle bitmedi. Cezaevi görevinden sonra 2011’de Deyrizor valiliğine getirildi. Suriye İnsan Hakları Ağı’nın kayıtlarına göre daha sonra Şam kırsalındaki Siyasi Güvenlik şubesinin başında da bulundu ve Deyrizor’daki güvenlik komitesinde görev yaptı.

2018’de ABD vizesine başvuran Alsheikh, savcılığa göre Adra Cezaevi’ndeki işkencelerdeki rolünü ve geçmişteki bazı faaliyetlerini gizledi. Daha sonra daimi oturum hakkı elde etti ve 2020’de ABD’ye girdi. 2023’te bu kez ABD vatandaşlığına başvurdu; savcılığa göre burada da geçmişi hakkında yalan beyanda bulundu.

Ancak geçmişi peşini bırakmadı.

ABD merkezli Syrian Emergency Task Force adlı kuruluş, Alsheikh’in ABD’de yaşadığının ortaya çıkarılmasında önemli rol oynadı. Kuruluşa 2022’de gelen bir ihbarın ardından federal makamlarla iletişime geçildi ve soruşturma süreci başladı. Alsheikh, 10 Temmuz 2024’te Los Angeles Havalimanı’nda gözaltına alındı.

Önce göçmenlik suçlaması, ardından işkence davası

Dava başlangıçta Alsheikh’in ABD göçmenlik makamlarına geçmişi konusunda yalan söylediği iddiaları üzerine açıldı. Ancak soruşturma kısa süre sonra çok daha ağır suçlamalara genişletildi.

12 Aralık 2024’te, yani Esed rejiminin devrilmesinden yalnızca dört gün sonra hazırlanan genişletilmiş iddianameyle Alsheikh hakkında dört işkence suçlaması daha getirildi.

Mart 2026’da görülen davada federal jüri Alsheikh’i toplam altı suçtan suçlu buldu: bir işkence komplosu, üç ayrı işkence suçu, göçmenlik belgesinde dolandırıcılık ve vatandaşlığa kabul sürecinde dolandırıcılık.

Teorik olarak bu suçların toplamında 100 yıla kadar hapis cezası mümkünken savcılık, mahkemeden en az 80 yıl hapis istedi. Savunma ise Alsheikh’in 74 yaşında olduğunu ve ciddi sağlık ile bilişsel sorunları bulunduğunu belirterek 5 yıl talep etti. Savunma ayrıca müvekkilinin Suriye’ye sınır dışı edilmeye hazır olduğunu söyledi.

“Ben sadece çalışandım” dedi

Alsheikh, ceza duruşmasında suçlamaları kabul etmedi. Esed rejimine sadık bir isim olmadığını, Adra Cezaevi’ndeki görevi sırasında yolsuzlukla mücadele etmeye ve cezaevini düzeltmeye çalıştığını savundu. Kendisini “sadece bir çalışan” olarak tanımladı.

Ancak jüri daha önce savcılığın sunduğu delilleri değerlendirerek onu bütün suçlamalardan suçlu bulmuştu.

Mahkeme salonunda mağdurların ifadeleri de dinlendi. Eski tutuklulardan Nidal Shikhani, yıllar geçmesine rağmen diğer mahkûmların yardım için attığı çığlıkları hâlâ duyduğunu söyledi.

Kararın ardından Alsheikh kelepçelenerek salondan çıkarıldı. Avukatları karara itiraz edeceklerini açıkladı. Mağdurlara ödenecek tazminat miktarının belirlenmesi için ise ilerleyen aylarda ayrıca duruşma yapılması bekleniyor.

Kaynak: Mira Haber

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir