Gazze Şeridi’nde soykırımın yaralarını taşıyan yaralı ve hastalar, tedavi olabilmek için sınır kapılarının açılması talebiyle sokaklara döküldü
Güneydeki Han Yunus kentinde bulunan Nasır Hastanesi’nin avlusunda toplanan onlarca Filistinli, hayati tedavi ve ameliyatlara ulaşabilmek için Gazze’den acilen tahliye edilmeleri çağrısında bulundu.
Sabahın erken saatlerinden itibaren hastane avlusunda bekleyen hastaların bir kısmı tekerlekli sandalyelerde, bir kısmı ise koltuk değnekleriyle ayakta durmaya çalıştı. Bazıları ise kavurucu güneşin altında yere oturarak saatlerce bekledi.
Savaşta yaralanan ve ciddi sağlık sorunları yaşayan Filistinliler, tedavi imkanlarının büyük ölçüde tükendiği Gazze’den çıkabilmelerinin artık bir tercih değil, hayati bir zorunluluk olduğunu vurguladı.
Gösteriye katılan hastalar, ateşkes anlaşmasını destekleyen arabulucu ülkeler ve uluslararası kuruluşlara seslenerek sınır geçişlerinin açılması ve acil tıbbi tahliyelerin yeniden başlatılması için harekete geçmelerini istedi.
Çıkacaktı, engellendi
Yaralı Filistinli Abdurrahman Eşref Ebu Şaviş, Dünya Sağlık Örgütü’nün nisan ayında kendisiyle iletişime geçtiğini ve tedavi amacıyla Mısır’a götürülmesinin planlandığını söyledi. Ancak planlanan yolculuktan yalnızca bir gün önce çıkışının engellendiğini belirten Ebu Şaviş, İsrail’in kendisini ‘güvenlik gerekçesiyle’ Gazze’den çıkarmadığını ifade etti.
Ebu Şaviş, neden seyahatine izin verilmediğini anlayamadığını belirterek yaralı olduğunu ve ameliyat edilmesi gerektiğini söyledi. Tedavi için gerekli imkanların Gazze’de bulunmadığını vurgulayan Filistinli, buna rağmen kendisine çıkış izni verilmemesinin hayatını daha da zorlaştırdığını dile getirdi.
Gösteriye katılan bir diğer yaralı Said Imad el-Hatib ise savaş sırasında sağ elini kaybettiğini ve bunun yanı sıra sindirim sistemiyle ilgili ciddi sorunlar yaşadığını anlattı. Hatib, tedavi hakkını kullanabilmek ve Gazze’den çıkabilmek için oturma eylemine katıldığını söyledi.
Hatib çok sayıda yaralının uzuvlarını kaybettiğini ve ellerinde resmi tıbbi sevk belgeleri bulunmasına rağmen tedavi için Gazze dışına çıkamadığını belirtti. Yaralıların birçoğunun ameliyat ve ileri tıbbi müdahaleye ihtiyaç duyduğunu ancak sınır geçişlerindeki kısıtlamalar nedeniyle bu tedavilere ulaşamadığını ifade etti.
“Kimsem yok, tedaviye izin verilmiyor”
Eyleme katılan Meyser Ebu Ruceyle’nin hikayesi ise savaşın geride bıraktığı yıkımın boyutunu bir kez daha ortaya koydu. Ebu Ruceyle, savaş sırasında eşini ve çocuklarını kaybettiğini, kendisinin de yaralandığını ve artık Gazze’de kendisine bakacak kimsesinin bulunmadığını söyledi.
Gazze’nin sağlık sistemi ise savaşın neden olduğu ağır yıkımın altında çökmüş durumda. Çok sayıda hastane ve sağlık tesisi hasar gördü veya tamamen kullanılamaz hale geldi. Gazze’ye tıbbi malzeme, ilaç ve yakıt girişine yönelik kısıtlamalar da sağlık sektöründeki krizi derinleştirdi.
Bu koşullar altında Gazze’deki yaralı ve hastalar, Mısır’a geçişlerine izin verilmesini ve ihtiyaç duydukları tedaviyi alabilmeleri için tıbbi tahliyelerin önünün açılmasını istiyor.
Hastane avlusunda tekerlekli sandalyelerde, koltuk değnekleriyle ve kavurucu güneşin altında bekleyen Filistinlilerin talebi ise tek bir noktada birleşiyor: Tedavi olabilmek için Gazze’den çıkabilmek.
Kaynak: Mira Haber, Ajanslar
Mira Haber – Ortadoğu Bağımsız Muhabir Ajansı Tarafsız değiliz. Ancak Mirahaber'de sadece gerçekleri okursunuz.
