İçeriğe geç
29 Ekim 2026 | 18 Cemaziyelevvel 1448 Perşembe 07:10
Tarih

Tarihte 103 yıl önce bugün: Bir gecede ilan edilen Cumhuriyet

Haber Merkezi 2 dk okuma
Tarihte 103 yıl önce bugün: Bir gecede ilan edilen Cumhuriyet
Wikimedia Commons, Library of Congress (kısıtlamasız)

29 Ekim 1923 akşamı Türkiye Büyük Millet Meclisi, Teşkilât-ı Esasiye Kanunu’nda yapılan bir değişiklikle devletin yönetim şeklini “Cumhuriyet” olarak ilan etti ve aynı oturumda ilk cumhurbaşkanını seçti. Ancak karar, Meclis’te uzun bir müzakereye ve milletin iradesine sunulmadan, bir gece içinde alındı.

Bir gecede alınan karar

Ekim 1923’te yaşanan hükümet bunalımı, bu adımın gerekçesi olarak kullanıldı. 28 Ekim akşamı Çankaya’da dar bir kadroyla yapılan toplantıda ertesi gün Cumhuriyetin ilan edileceği kararlaştırıldı ve kanun teklifi o gece hazırlandı. 29 Ekim’de teklif Meclis’e getirildi ve aynı akşam kabul edildi. Kaynaklarda, Meclis’teki mebusların önemli bir kısmının oylamada hazır bulunmadığı ve ilk cumhurbaşkanının 158 oyla seçildiği aktarılır.

Millî Mücadele’nin önderleri de habersizdi

Millî Mücadele’nin önde gelen isimlerinden Rauf Bey (Orbay), Kâzım Karabekir, Ali Fuat ve Refet paşalar, kararın bu şekilde, istişare edilmeden alınmasını eleştirdi. Bu isimlerin bir kısmı kısa süre sonra muhalefete geçti; kurdukları Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası ise bir yıl dolmadan kapatıldı.

Ardından gelenler

Cumhuriyetin ilanı, bir dizi köklü değişikliğin başlangıcı oldu. 3 Mart 1924’te hilafet kaldırıldı, Şer’iyye ve Evkaf Vekâleti lağvedildi, medreseler kapatıldı. 1925’te ilan edilen Takrir-i Sükûn Kanunu ile muhalif basın susturuldu, İstiklal Mahkemeleri pek çok kişiyi yargıladı; şapka kanununa muhalefeti gerekçe gösterilerek İskilipli Âtıf Hoca gibi âlimler idam edildi. Tekke ve zaviyeler kapatıldı, 1928’de “Devletin dini, din-i İslâm’dır” ibaresi anayasadan çıkarıldı, 1932’de ezan Türkçe okutulmaya başlandı.

Bugüne bakış: Gelinen nokta ve çıkarılacak ders

Cumhuriyet kelimesi “halkın yönetimi” demektir. Ne var ki ilanının ardından gelen dönemde halkın inancı, dili, kıyafeti, ezanı ve âlimleri, halka sorulmadan yeniden düzenlendi. Milletin iradesi adına alınan kararlar, milletin değerlerini hedef aldı. İslam dünyasının pek çok ülkesinde benzer süreçler yaşandı; yönetimlerin adı değişti, ama halkların dinine ve iradesine yabancılaşan dar kadroların hâkimiyeti çoğu zaman değişmedi.

Yüce Allah, “Onların işleri aralarında istişare iledir” (Şûrâ, 42/38) ve “Allah size emanetleri ehline vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğinizde adaletle hükmetmenizi emreder” (Nisâ, 4/58) buyurur. Bir yönetimin meşruiyeti, taşıdığı isimden değil; Allah’ın emrettiği adalete, istişareye ve halkın inancına saygısından gelir. 29 Ekim’in dersi, isimlerin değil, uygulamaların sorgulanması gerektiğidir.

Kaynaklar: TBMM Zabıt Cerideleri, 29 Ekim 1923 oturumu; Kâzım Karabekir, İstiklal Harbimiz; TDV İslâm Ansiklopedisi, “Hilâfet” ve “Takrîr-i Sükûn Kanunu” maddeleri. Görsel: Ankara’da Birinci Meclis binası, 1920’ler (Wikimedia Commons, Library of Congress, kısıtlamasız).

İlginizi Çekebilir

Yorum yaz

E-posta adresiniz yayımlanmaz.