Fon soruşturmasında kim kimi koruyor? “Tutuklayacak kişi daha doğmadı!”

455 bin yatırımcıyı ilgilendiren fon krizinde tartışma büyüyor
Yeni Şafak Genel Yayın Yönetmeni Hüseyin Likoğlu, soruşturmanın önünde hâlâ direnç bulunduğunu öne sürerek kimliği açıklanmayan bir kişinin, “Oğlumu tutuklayacak daha anasından doğmadı” dediğini iddia etti. Peki, bu sözlerin sahibi kim?
Türkiye’de yüz binlerce yatırımcıyı etkileyen fon krizinde tartışmalar yeni bir boyuta taşındı. Yeni Şafak Genel Yayın Yönetmeni Hüseyin Likoğlu, 28 Ekim tarihli köşe yazısında soruşturmanın sonuna kadar götürülmesine yönelik kararlılığa rağmen bazı çevrelerin direnç gösterdiğini ileri sürdü. Likoğlu’nun yazısında aktardığı ve kime ait olduğu açıklanmayan sözler ise dikkat çekti: “Oğlumu tutuklayacak daha anasından doğmadı, tek başıma yapmadım, sadece ben mi yaptım!”
Likoğlu, söz konusu ifadeleri kullandığı öne sürülen kişinin siyasetçi mi, bürokrat mı yoksa başka bir çevreden mi olduğunu açıklamadı. İddia edilen konuşmanın nerede ve ne zaman gerçekleştiğine ilişkin de ayrıntı vermedi. Dolayısıyla sözlerin sahibinin kimliği henüz belirsizliğini koruyor.
455 BİN YATIRIMCIYI İLGİLENDİREN KRİZ
Fon krizinin boyutu, Sermaye Piyasası Kurulu’nun (SPK) açıkladığı verilerle daha net ortaya çıkmıştı. Kurul, yedi portföy yönetim şirketine ait 131 fonun tasfiyesine karar vermiş, söz konusu fonlarda toplam 455 bin 758 tekil yatırımcı bulunduğunu açıklamıştı.
Fon paylarının geri alınması ve yatırımcılara ödeme yapılması konusunda yaşanan sorunlar, krizin büyümesine neden olurken soruşturmanın kapsamı ve sorumluların kimler olduğu da kamuoyunda tartışılmaya başlandı. Sürecin en önemli başlıkları arasında yatırımcıların haklarının karşılanması, fonlardaki işlemlerin aydınlatılması ve olası usulsüzlüklerde sorumluluğu bulunan kişilerin tespit edilmesi yer alıyor.
“SADECE BEN Mİ YAPTIM” SÖZÜ DİKKAT ÇEKTİ
Likoğlu’nun aktardığı sözlerde yalnızca bir kişinin oğlunun tutuklanmasına meydan okuması değil, “Tek başıma yapmadım, sadece ben mi yaptım” ifadesi de öne çıkıyor. Bu sözler, iddia edilen konuşmayı yapan kişinin başka sorumluların da bulunduğunu düşündüğünü gösteriyor olabilir. Ancak sözlerin bağlamı ve sahibi doğrulanmadığı için bu ifadelerden hareketle belirli kişilere yönelik bir suçlama yapmak mümkün değil.
Likoğlu, yazısında bazı görevden alma ve tutuklamaları soruşturmanın sonuna kadar götürüleceğine ilişkin önemli işaretler olarak değerlendirdi. Buna karşın sürecin yalnızca birkaç kişinin cezalandırılmasıyla veya yatırımcılara ödeme yapılmasıyla sınırlı kalmaması gerektiğini savundu.
Fon krizinde tartışılması gereken mesele, yalnızca yatırımcıların parasını geri alıp alamayacağı değil. Sistemin nasıl işlediği, olası usulsüzlüklerin kimlerin sorumluluğunda gerçekleştiği ve varsa denetim eksikliklerinin nasıl ortaya çıktığı da açıklığa kavuşturulmalı.
Likoğlu da yazısında krizin kontrol altına alınması ve mağdurların haklarının ödenmesinin öncelikli olduğunu belirtirken, meselenin çok daha kapsamlı biçimde ele alınması gerektiğini vurguladı. Yazarın aktardığı iddialar, soruşturmanın yalnızca finansal boyutuyla değil, olası bağlantıları ve sorumluluk zinciriyle de gündeme gelmesine yol açtı.
Kaynak: Mira Haber




Yorum yaz