553fa6e3b6662f33196d3f8dbbff66a2ae3b6230236ae4abc9304017f5eb41ef

Sınır ötesi Yahudi eşkıyalığı: Suriye’den kaçırılan 100 kişi nerede?

İSRAİL’DEN SURİYE SINIRINDA GİZLİ SAVAŞ: 260 AKIN, REHİNE OPERASYONLARI VE HUKUKSUZ TUTUKLAMALAR

Golan Tepeleri sınır hattı, İsrail ordusunun sessiz ve derin operasyon sahnesine dönüştü. 2026’nın ilk yarısında Suriye topraklarına yüzlerce kez sızan işgal güçleri, aralarında hükümet yetkililerinin de bulunduğu onlarca Suriyeliyi kaçırdı. Bölge barut fıçısıyken, alıkonulan sivillerin akıbeti belirsiz.

Orta Doğu’daki bölgesel gerilim, İsrail’in Güneybatı Suriye’deki “görünmez” kara operasyonlarıyla yeni bir boyuta taşındı. Edinilen ve yerel kaynaklarca teyit edilen bilgilere göre, Siyonist ordu 2026 yılı başından bu yana Suriye sınırını 260’tan fazla kez ihlal etti.

Bu sınır ötesi baskınlarda şu ana kadar 100 Suriye vatandaşı kaçırılarak işgal topraklarına götürüldü.

Resmi Görevlilere Pusular ve Sınır Ötesi Sorgular

Operasyonların sadece istihbarat toplama amaçlı olmadığı, nokta atışı hedef seçildiği netleşti. Geçtiğimiz hafta Suriye hükümetine bağlı bir medya yetkilisi, sınır bölgesinde İsrail özel güçlerince pusuya düşürüldü. Suriyeli yetkili, arazide fütursuzca sorgulandıktan ve kişisel eşyaları ile dijital materyallerine el konulduktan sonra serbest bırakıldı. Bu olay, işgalci güçlerin Suriye topraklarında ne kadar rahat hareket ettiğini bir kez daha gözler önüne serdi.

En Az 55 Suriyeli “Kayıp”

Uluslararası insan hakları örgütlerinin ve yerel aktivistlerin raporlarına göre kaçırılan 100 kişiden en az 55’i hâlâ İsrail gözaltı merkezlerinde tutuluyor. Bu kişilere karşı resmi bir suçlama yöneltilmiş değil. Uluslararası hukuka aykırı şekilde, “idari tutukluluk” adı altında hakim karşısına çıkarılmadan alıkonuluyorlar.

Tampon Bölgede istihbarat avı

Kaçırılan kişilerin büyük bölümü sınır köylerinde yaşayan çobanlar, yerel güvenlik unsurları veya lojistikçiler. İsrail, bu kişileri “canlı istihbarat kaynağı” olarak kullanıyor; sınırın Suriye tarafındaki tünel, mühimmat ve milis hareketliliğini haritalandırmak için sorguluyor.

Suriye yönetimi, hava saldırılarına olduğu gibi bu kara ihlallerine de askeri bir karşılık vermekte yetersiz kalıyor. Bu durum, İsrail’in sınır ötesi operasyon dozajını her geçen gün artırmasına cesaret veriyor.

İsrail’in Suriye içindeki bu periyodik “al-kaçır” operasyonları, uluslararası hukuka göre açık bir egemenlik ihlali ve savaş suçu niteliği taşıyor. Resmi bir savaş ilanı olmaksızın yürütülen bu hibrit savaş, bölgedeki yerel halkı kalıcı bir korku iklimine mahkum ediyor.

Kaynak: Mira Haber 

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir