Türkiye’den geçtiğimiz yıl Özbekistan’a iade edilen ve kamuoyunda Mübaşir ismiyle tanınan alim ve yazar Alişer Tursunov, Navoi bölgesindeki cezaevinde giderek ağırlaşan sağlık sorunlarıyla hayatta kalma mücadelesi veriyor
Özbek alim Alişer Tursunov’un avukatı Abdulloh Sodiq’in aktardığı bilgilere göre, Tursunov’un durumu artık sadece “sağlık sorunu” değil, hayati risk boyutuna ulaşmış durumda.
“Azon Global” analiz ve haber platformunun kurucusu olan Tursunov, Özbekistan İçişleri Bakanlığı’na bağlı Ceza İnfaz Kurumu No. 5’te, Qiziltepa ilçesinde bulunan bir ceza kolonisinde 2 yıl 6 ay olarak belirlenen hapis cezasını çekiyor. Ancak avukatına göre bu ceza, fiilen bir sağlık ve insanlık sınavına dönüşmüş durumda.
Soruşturma ve yargılama süreci boyunca savunma makamı defalarca Tursunov’un Tip 2 diyabet hastası olduğunu, uzun süredir ciddi kronik rahatsızlıklar yaşadığını ve tutuklu yargılanmasının dahi uygun olmadığını mahkemeye sundu. Ancak bu itirazların hiçbiri, ne tedbir kararında ne de hüküm aşamasında dikkate alındı.
Avukatların 26 Kasım 2025’te cezaevinde gerçekleştirdiği yüz yüze görüşmede ise şu başlıklar ortaya çıktı:
Tursunov’un tansiyonu defalarca 180’in üzerine çıkmış, diyabete bağlı olarak böbrek fonksiyonları ciddi şekilde bozulmuş, bacaklarında aşırı şişlikler oluşmuş ve eşlik eden başka hastalıklar nedeniyle ayakta durmakta dahi zorlandığı tespit edilmişti. Bu bulgular, savunmanın resmî başvurusuna verilen yazılı cevapta da doğrulandı.
Kâğıt üzerinde tedavi
Ancak 26 Aralık’ta yapılan ikinci görüşmede Tursunov’un anlattıkları, resmî beyanlarla fiilî durum arasındaki uçurumu gözler önüne serdi. Tursunov, kendisine bildirilen tedavilerin hiçbirini almadığını, yalnızca kısa bir muayeneden geçirildiğini, ne hastaneye yatırıldığını ne düzenli ilaç verildiğini ne de dinlenmesine izin verildiğini ifade etti.
Buna karşın ceza infaz kurumuna bağlı yetkililerin savunmaya verdiği bilgilere göre Tursunov “defalarca tedavi görmüş”, “halen tedavi altında” ve “sağlık durumu çalışmasına engel değil”. Avukat Sodiq, bu açıklamaların gerçeği yansıtmadığını söylüyor.
Hasta halde ağır işçilik: Tuğla fabrikasında 16 saat!
Tursunov’un sağlık durumuna rağmen Qiziltepa’daki bir tuğla fabrikasında çalışmaya zorlandığı, günde 16 saate varan sürelerle ayakta kaldığı ve soğuk hava koşullarında ağır bedensel iş yaptığı belirtiliyor.
Avukatı Abdulloh Sodiq durumu şu sözlerle özetliyor:
“Diyabet hastası olduğu, bacaklarının şiş olduğu, böbrek sorunları yaşadığı ve vücudunda açık yaralar bulunduğu bilinen bir insana, bu şartlarda ağır iş yaptırmanın amacı nedir?”
Savunmaya göre Tursunov; artroz (kireçlenme), anjina, diyabet ve diğer eşlik eden hastalıklar nedeniyle özgürlüğünden yoksun bırakılmayı gerektiren bir cezayı fiilen taşıyamayacak durumda.
Ayrımcılık, baskı ve sessizleştirme
Tursunov ayrıca cezaevi içinde eşit muamele görmediğini dile getiriyor. Basit bir soğuk algınlığı geçiren bazı mahkumların bile günlerce revire yatırıldığını, kendisinin ise bacaklarındaki yaralar kararmaya ve kangren riskine yaklaşmaya başlamışken dahi tedaviye alınmadığını söylüyor.
Ağrı şikâyetlerinin dikkate alınmadığını, yalnızca geçici olarak ağrı kesici iğneler yapıldığını, ardından tekrar çalışmaya zorlandığını ifade eden Tursunov, bu koşullarda yürümekte zorlandığını belirtiyor.
Dahası, ağır sağlık durumuna rağmen üst ranzada yatmak zorunda bırakıldığı, bacağına her çıkış-inişte acı veren yaranın düşmesine yol açtığı ve bu nedenle birkaç kez yere düştüğü de aktarılıyor.
Avukat Sodiq’in en dikkat çekici iddiası ise şu:
“Müvekkilime, avukat ziyaretlerinin azaltılması, mümkünse tamamen kesilmesi yönünde baskı yapıldığına dair ciddi emareler var.”
Tursunov, yasaya göre cezasının üçte birini tamamlamasının ardından 11 Mart 2026’da açık cezaevi (yerleşim kolonisi) statüsüne geçmesi gerektiğini belirtiyor. Ancak kendisine yönelik baskıların artmasından, küçük gerekçelerle disiplin ihlali yazılarak bu hakkın bilinçli biçimde geciktirilmesinden endişe ediyor.
Tursunov, eğer geçtiğimiz yıl kapalı kapılar ardında sınır dışı edilmeseydi, bu ağır durumla karşı karşıya kalmamış olacaktı.
Kaynak: Mira Haber
Mira Haber – Ortadoğu Bağımsız Muhabir Ajansı Tarafsız değiliz. Ancak Mirahaber'de sadece gerçekleri okursunuz.