Türkiye ile Yunanistan arasında Ege Denizi merkezli gerilim yeniden yükselirken, Ankara ile Atina arasında dikkat çeken bir istihbarat teması yaşandığı ortaya çıktı
Yunan ve Türk basınında yer alan iddialara göre Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Başkanı İbrahim Kalın, geçtiğimiz hafta kamuoyuna duyurulmadan Yunanistan’ın başkenti Atina’ya gizli bir ziyaret gerçekleştirdi.
Yunanistan merkezli Ta Nea gazetesinin haberine göre Kalın, Atina’da Yunanistan Ulusal İstihbarat Teşkilatı (EYP) Başkanı Themistoklis Demiris ile bir araya geldi. Görüşmenin, iki ülke arasındaki istihbarat kanalları üzerinden gerçekleştirilen düzenli güvenlik temaslarının bir parçası olduğu belirtildi.
Ancak Kalın’ın Atina ziyareti, sıradan bir istihbarat görüşmesinden çok daha geniş bir jeopolitik denklem içerisinde gerçekleşmesi nedeniyle dikkat çekiyor. Zira Türkiye ve Yunanistan arasında Ege’deki deniz yetki alanları, adaların statüsü ve silahlandırılması ile Kıbrıs meselesi başta olmak üzere uzun süredir devam eden ciddi anlaşmazlıklar bulunuyor.
Buna son dönemde Yunanistan ile katil İsrail arasında hızla derinleşen savunma işbirliği ve Doğu Akdeniz’deki artan güvenlik rekabeti de eklenmiş durumda.
Atina-Tel Aviv hattında 3,5 milyar dolarlık savunma hamlesi
Kalın’ın Atina temasının zamanlaması da ayrıca önem taşıyor. Görüşmeden yalnızca birkaç gün önce Yunanistan ve işgalci İsrail arasında yaklaşık 3,5 milyar dolar değerinde kapsamlı bir savunma anlaşması imzalandı.
Anlaşma kapsamında İsrail’in, Yunanistan’ın “Aşil’in Kalkanı” olarak adlandırılan çok katmanlı hava savunma sistemini geliştirmesine destek vermesi planlanıyor. Sistemin içerisinde İsrail yapımı David’s Sling ve SPYDER hava savunma sistemlerinin yanı sıra Barak MX hava savunma sistemi ile MMR çok görevli radarlarının bulunması öngörülüyor.
Yunanistan’ın daha geniş kapsamlı hava savunma programının toplam maliyetinin ise 28 milyar dolara ulaşması ve projenin 2036 yılına kadar tamamlanması bekleniyor.
Atina ile Tel Aviv arasındaki bu hızlanan askeri yakınlaşma, Ankara’da yakından takip ediliyor. Türkiye ile İsrail arasındaki bölgesel gelişmeler üzerinden artan gerilim dikkate alındığında, Yunanistan’ın İsrail’le kurduğu kapsamlı savunma ortaklığı Ankara açısından yalnızca bir askeri modernizasyon hamlesi olarak görülmüyor.
“Ege’de oldubitti kabul edilmeyecek”
Kalın’ın Atina’daki temaslarına ilişkin Türk basınında yer alan bilgiler, Yunanistan’daki haberlerden önemli ölçüde farklı bir tablo ortaya koyuyor.
Buna göre Ankara, Ege’de Türkiye açısından oldubitti yaratacak tek taraflı adımlara kesinlikle karşı çıkıyor. Türkiye’nin değerlendirmesine göre Ege adalarının askerileştirilmesi üzerinden mevcut statünün değiştirilmesine yönelik girişimler kabul edilemez.
Ankara’nın ayrıca Yunanistan’ın İsrail üzerinden bölgede yeni bir güvenlik hattı oluşturmaya çalışmasını “yanlış yol” olarak değerlendirdiği belirtildi.
Türkiye’nin mesajının temelinde ise şu yaklaşım bulunuyor: Ankara Yunanistan’ı tehdit olarak görmüyor ve iki ülke arasındaki yapıcı ilişkilerin korunmasını istiyor; ancak Türkiye’nin haklarını ve meşru çıkarlarını zedeleyecek hiçbir gelişmeye de sessiz kalmayacak.
Yunanistan’ın gündemi: Suç örgütleri ve casusluk
Yunan basınındaki haberlerde ise görüşmenin içeriği farklı bir çerçevede aktarıldı. Greek City Times‘ın haberine göre Kalın ile Demiris arasındaki görüşmelerde organize suç, insan kaçakçılığı şebekeleri, terörizm ve casusluk başlıkları ele alındı.
Görüşmede özellikle Türkiye bağlantılı organize suç yapılanmalarının Yunanistan’daki varlığının gündeme geldiği ileri sürüldü. Yunan tarafının, ülkede yaklaşık 300 Türk organize suç figürünün bulunduğunu ve bunların yaklaşık 15 ayrı suç örgütüyle bağlantılı olduğunu değerlendirdiği belirtildi.
Bunun yanında Türkiye kıyılarından gerçekleştirilen göçmen kaçakçılığı operasyonlarını organize ettiği iddia edilen bazı Türk vatandaşlarının faaliyetlerinin de görüşmede ele alındığı aktarıldı.
Böylece Atina’daki temasın bir ayağında Ege ve Doğu Akdeniz’deki stratejik dengeler, diğer ayağında ise organize suç, göçmen kaçakçılığı ve istihbarat güvenliği gibi başlıkların bulunduğu öne sürüldü.
Ankara, Yunanistan’ın Ege’deki hamlelerine karşı
Türkiye ile Yunanistan arasındaki gerilim yalnızca askeri ve deniz yetki alanlarıyla sınırlı değil. Ankara, Atina’nın Ege’ye ilişkin bazı yeni düzenlemelerine de itiraz ediyor.
Türkiye Dışişleri Bakanlığı, Yunanistan’ın Özel Turizm Mekansal Çerçevesi girişimine daha önce sert tepki göstermişti. Ağustos ayında Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Öncü Keçeli, söz konusu düzenlemenin Türkiye açısından herhangi bir hukuki sonuç doğurmadığını belirterek Atina’yı Ege ve Akdeniz’de tek taraflı adımlar atmaması konusunda uyarmıştı.
Keçeli, çevrenin korunması gibi evrensel değerlerin siyasi amaçlarla araçsallaştırılmaya çalışılmasının sonuç vermeyeceğini vurgulamış ve bunun Türkiye’nin yerleşik hukuki pozisyonunu değiştirmeyeceğini ifade etmişti.
Türk Dışişleri ayrıca uluslararası deniz hukukunun, özellikle kapalı ve yarı kapalı denizlerde kıyıdaş ülkeler arasında çevre meseleleri dahil olmak üzere işbirliğini teşvik ettiğine dikkat çekmişti.
Kaynak: Mira Haber, MEE
Mira Haber – Ortadoğu Bağımsız Muhabir Ajansı Tarafsız değiliz. Ancak Mirahaber'de sadece gerçekleri okursunuz.
