suiye toplu mezarlar esed rejiminden kalma

Esed rejiminin kanlı mirası ortaya çıkıyor: Şam kırsalında toplu mezar!

Suriye’nin başkenti Şam’ın kırsalındaki Katna bölgesinde, devrik Beşşar Esed rejimine ait eski bir askeri karargâhın arazisinde yeni bir toplu mezar bulundu. Suriye’de kayıpları araştıran ekipler, bölgede insan kemikleri ve gömü izlerine ulaşırken, olay Esed döneminde zorla kaybedilen binlerce insanın akıbetini yeniden gündeme taşıdı.

Katna’daki askeri alan, yıllarca rejimin güvenlik birimleri tarafından kullanılan kapalı bölgelerden biri olarak biliniyordu. İlk incelemelerde mezarda birden fazla kişiye ait kalıntılar tespit edilirken, uzman ekipler kimliklendirme ve adli delil çalışmaları başlattı.

İnsan hakları kuruluşları, bu tür alanların yalnızca defin yeri değil; aynı zamanda işkenceyle öldürülen sivillerin izlerini taşıyan suç mahalleri olduğunu vurguluyor.

Esed rejimi boyunca binlerce Suriyeli; keyfi gözaltılar, zorla kaybetmeler ve sistematik işkence nedeniyle cezaevlerinde hayatını kaybetmişti. Özellikle Sednaya Cezaevi, uluslararası raporlarda “insan mezbahası” olarak anıldı; burada yıllarca toplu infazlar ve ağır işkenceler uygulandığı belgelendi.

Son dönemde ortaya çıkan resmi belgeler ise Şam’daki Mezze Askeri Havaalanı içinde de infaz alanları kurulduğunu, askeri mahkemelerce idama mahkûm edilen tutukluların burada gizlice öldürüldüğünü gösterdi. Belgelerde darağaçlarının kurulması, ip temini ve tüm sürecin “azami gizlilik” içinde yürütülmesi yönünde emirler yer aldı.

Suriye’de Esed rejiminin devrilmesinin ardından ülkenin farklı bölgelerinde peş peşe toplu mezarlar ortaya çıkarıldı. Araştırmacılar, Şam çevresindeki bazı mezar alanlarında on binlerce kişiye ait kalıntı bulunabileceğini değerlendiriyor. Tanık ifadeleri ise savaş yıllarında cezaevlerinden çıkarılan cesetlerin soğutuculu kamyonlarla bu bölgelere taşındığını anlatıyor.

Katna’daki son keşif de, yıllardır çocuklarının, eşlerinin ve babalarının akıbetini bekleyen binlerce Suriyeli aile için acı gerçeğin bir parçası olarak görülüyor.

İnsan hakları savunucuları, Esed dönemine ait askeri tesislerde yürütülen inşaat ve hafriyat çalışmalarının durdurulmasını istiyor. Çünkü her yeni kazı, yalnızca insan kalıntılarını değil; işkence, infaz ve zorla kaybetme suçlarını ispatlayabilecek kritik delilleri de geri dönülmez biçimde yok etme riski taşıyor.

Katna’daki toplu mezar, Suriye’de savaşın yalnızca cephelerde değil; zindanlarda, sorgu odalarında ve isimsiz mezarlarda da yaşandığını bir kez daha gözler önüne serdi. On binlerce kaybın hesabı ise hâlâ sorulmayı bekliyor.

Kaynak: Mira Haber

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir