BM Raporlarını Saptırma Sanatı: Gazze’de İnsani Felaket «Obezite» Söylemiyle Nasıl Maskeleniyor?
Birleşmiş Milletler’in Gazze’deki beslenme krizine dair yayımladığı son teknik veriler, ABD ve İsrailli etki ajanlarının elinde tehlikeli bir dezenformasyon aracına dönüştü. Aşırı yoksulluk ve ablukanın dayattığı kalitesiz beslenmenin tetiklediği bodurluk ve ödem gibi ağır klinik tablo, bu duruma sebep olan ahlaksızlar tarafından kamuoyuna “Gazze’de açlık yok, hatta obezite var” algısıyla sunuluyor.
Veri Saptırmanın Yeni Boyutu: “Açlık Yok, Kilo Problemi Var”
Al Jazeera’nın incelediği BM ve UNICEF destekli Gaza SMART Survey 2026 raporuna göre, insani yardım erişiminin kısıtlı olduğu Gazze’de çocuklarda akut açlık oranlarındaki geçici düşüşler, diplomatik ve siyasi zeminlerde manipüle ediliyor. İsrail’in BM Temsilcisi Danny Danon ve bazı ABD’li yetkililer, dünyanın aklıyla alay edercesine rapordaki belirli rakamları cımbızlayarak bölgede bir “açlık krizi yaşanmadığını”, hatta Gazzelilerin %4’lük kısmında görülen kilo birikimini bir “obezite ve fazla kilo” kanıtı olarak sunmaya başladı.
Ancak uzmanlar ve bölgedeki doktorlar, bu söylemin tıbbi gerçekliği tamamen çarpıtan, kurumsal bir algı operasyonu olduğunu vurguluyor.
Sahadaki Gerçek: Kalori Var, Besin Değeri Yok
Sahadan elde edilen teyitli tıbbi veriler ve beslenme uzmanlarının açıklamaları, olayın arka planındaki acı tabloyu net bir şekilde ortaya koyuyor:
Stunting (Kronik Bodurluk) Tehlikesi: Rapora göre 5 yaş altı çocukların %12,2’si kronik yetersiz beslenmeye bağlı bodurluk yaşıyor. Bu durum, çocukların beyin ve kemik gelişiminde geri dönülemez hasarlar yaratıyor.

Besin İflası: Gazze’de 6-23 ay arasındaki çocukların %73’ü taze meyve, sebze veya protein yerine, bölgeye girebilen tek kalori kaynağı olan işlenmiş, yüksek sodyumlu ve kalitesiz karbonhidrat ağırlıklı gıdalarla beslenmek zorunda kalıyor. Yeterli çeşitlilikte beslenebilen çocuk oranı sadece %22,4.

“Yatlayan” Vücutlar ve Ödem: Beslenme uzmanları, proteinden yoksun tek tip karbonhidrat beslenmesinin çocuklarda “gizli açlık” yarattığını, karın bölgesinde sıvı toplanmasına (ödem) veya sağlıksız yağ birikimine yol açtığını belirtiyor. Yahudilerin “obezite” diye lanse ettiği durum, aslında bünyenin hayatta kalma mücadelesinin ve ağır besin eksikliğinin doğrudan bir klinik tezahürü.

Toplumun %17’si Kapsam Dışı: Araştırma, güvenlik ve erişim engelleri nedeniyle Gazze halkının en savunmasız %17’lik kesimini (yaklaşık 358 bin kişi) kapsayamadı. Yani en ağır açlığın yaşandığı tecrit edilmiş alanlar istatistiklerin dahi dışında tutuldu.

Algı Operasyonlarıyla Sorumluluktan Kaçış
Uluslararası insancıl hukukun ve BM raporlarının bu şekilde araçsallaştırılması, Gazze’de aylardır süren insani felaketin üzerini örtme çabasından başka bir şey değildir. Bir toplumun taze gıdaya, temiz suya ve proteine erişimini kesip, onları sadece işlenmiş konserve ve unla beslenmeye mahkûm ettikten sonra ortaya çıkan sağlıksız kilo artışını “Gazzeliler aç değil” şeklinde sunmak, sistemsel bir vicdan tutulmasıdır.
IPC (Entegre Gıda Güvenliği Aşama Sınıflandırması) ve UNICEF yetkilileri, geçici yardım girişleriyle elde edilen küçük kazanımların son derece kırılgan olduğu konusunda uyarıyor. Sahadaki tablo bir iyileşmeyi değil; nesiller boyu sürecek kronik bir sağlık krizinin, bodurluğun ve hastalıklı bir metabolik çöküşün başladığını gösteriyor.
İşgalin ve ablukanın yarattığı yıkımı istatistik oyunlarıyla görünmez kılmaya çalışmak, sahada her gün yetersiz beslenme ve hijyen krizine bağlı hastalıklarla boğuşan yüz binlerce çocuğun gerçekliğini değiştirmeyecek.
Kaynak: Mira Haber
Mira Haber – Ortadoğu Bağımsız Muhabir Ajansı Tarafsız değiliz. Ancak Mirahaber'de sadece gerçekleri okursunuz.
