Yemen’de Husilerin Kızıldeniz kıyısında gerçekleştirdiği hızlı ilerleyiş, bölgeyi yeni ve çok daha tehlikeli bir krizin eşiğine getirdi
Husilerin stratejik Moha kentini ele geçirmesinin ardından Babülmendep Boğazı’nın hemen kıyısındaki Dhubab bölgesine ulaşması, Suudi Arabistan’ı alarma geçirdi. Riyad yönetimi, gelişmeler karşısında Washington’ın doğrudan müdahalesini isterken ABD Başkanı Donald Trump’ın bu talebe kapıyı kapattığı bildirildi.
Axios‘un iki Amerikalı yetkiliye dayandırdığı habere göre Suudi Veliaht Prensi M. bin Selman, Perşembe günü Trump’ı iki kez telefonla arayarak Husilere karşı ABD hava saldırısı düzenlenmesini istedi. İddiaya göre MBS, Yemen’deki gelişmelerin Suudi Arabistan ve bölgedeki stratejik çıkarlar açısından oluşturduğu tehdidi Trump’a aktardı. Ancak Trump, ABD’nin Husilere doğrudan saldırı düzenlemesi talebini kabul etmedi.
Washington’ın şu aşamada Husilere karşı yeni bir doğrudan savaş cephesi açmak istemediği belirtiliyor. Bunun yerine ABD’nin Suudi Arabistan’a Husilerin konumlarına ilişkin istihbarat ve hedefleme verileri sağlayacağı aktarılıyor. Yaklaşık 200 ABD askeri personelinin de Suudi Arabistan’da savaş dışı destek faaliyetlerinde bulunduğu bildiriliyor.
Husiler Babülmendep’in kapısına dayandı
Reuters’ın Yemenli kaynaklara dayandırdığı son bilgilere göre Husiler, stratejik Babülmendep Boğazı’nın hemen kuzeyinde bulunan Dhubab’a ulaştı. Bölge, Yemen’in Kızıldeniz kıyısında, Perim Adası’nın karşısında bulunuyor.
Bu ilerleyiş, Husilerin yalnızca Yemen içindeki bir başka bölgeyi ele geçirmesi anlamına gelmiyor. Dhubab’ın kontrolü, dünyanın en kritik deniz geçişlerinden biri olan Babülmendep’e doğrudan baskı kurma imkânı sağlıyor.
Husiler daha önce stratejik Moha kentini ele geçirmişti. Kentin düşmesinin ardından kıyı hattında güneye doğru ilerleyen Husi güçleri, şimdi Babülmendep’in hemen kuzeyindeki bölgeye kadar ulaştı. Reuters kaynakları, Husilerin Haniş Adaları yönünde de ilerlediğini aktarıyor.
Böylece Yemen’deki savaşta dengeler yalnızca karada değil, küresel deniz ticaretinin kalbinde de değişmeye başladı.
İki kritik boğaz aynı anda tehdit altında
Babülmendep’in önemi, Yemen sınırlarını aşan bir niteliğe sahip. Kızıldeniz’i Aden Körfezi’ne bağlayan boğaz, Asya ile Avrupa arasındaki deniz ticaretinin en kritik geçiş noktalarından biri.
Buradan geçen gemiler Kızıldeniz üzerinden Süveyş Kanalı’na ulaşabiliyor. Babülmendep’in ciddi biçimde tehdit edilmesi halinde gemilerin Afrika’nın güneyini dolaşmak zorunda kalması, taşıma sürelerini ve maliyetlerini dramatik biçimde artırabilir.
Üstelik kriz yalnızca Babülmendep’le sınırlı değil. İran’ın Hürmüz Boğazı üzerindeki baskısının devam ettiği bir dönemde Babülmendep’in de tehdit altına girmesi, dünya enerji ticaretinin iki ayrı stratejik damarının aynı anda sıkışması anlamına geliyor.
Verilere göre Haziran ayında Babülmendep’ten geçen petrol miktarı, küresel petrol üretiminin yaklaşık yüzde 7’sine karşılık geliyordu.
Riyad’ın politikası değişti
Suudi Arabistan açısından yaşanan gelişmeler, birkaç ay önceki politikayla da ciddi bir tezat oluşturuyor.
Riyad daha önce Husilerle kendi başına mücadele edebileceğini Washington’a bildirmişti. Şimdi ise aynı yönetim, ABD Başkanı Trump’tan Husilere karşı doğrudan askeri müdahale talep ediyor.
Bu değişimin arkasında Husilerin yalnızca Yemen’deki Suudi destekli güçleri hedef alması değil, doğrudan Suudi Arabistan’ı tehdit etmeye başlaması bulunuyor.
Kaynak: Mira Haber
Mira Haber – Ortadoğu Bağımsız Muhabir Ajansı Tarafsız değiliz. Ancak Mirahaber'de sadece gerçekleri okursunuz.
