Çin Halk Cumhuriyeti’nde 1 Temmuz’da yürürlüğe giren “Etnik Birlik ve İlerlemenin Teşvik Edilmesi” yasası, uluslararası insan hakları kuruluşlarının sert tepkisini çekti. Uzmanlar ve hak savunucuları, yasanın “etnik birlik” söylemi altında Uygurlar, Tibetliler, Güney Moğollar ve Hong Konglular üzerindeki baskıyı daha da kurumsallaştırdığını, temel hak ve özgürlükleri ciddi şekilde tehdit ettiğini belirtiyor.
İnsan hakları örgütleri, Pekin yönetiminin uzun yıllardır uyguladığı asimilasyon politikalarını yeni yasal düzenlemelerle daha geniş bir hukuki zemine oturtmaya çalıştığını savunuyor. Eleştirilere göre yasa, farklı etnik kimliklerin dilini, kültürünü ve inançlarını koruma hakkını güvence altına almak yerine, bunları merkezi yönetimin belirlediği tek tip kimlik anlayışına uyumlu hâle getirmeyi hedefliyor.
Yapılan değerlendirmede, düzenlemenin ana dilde eğitimi fiilen ortadan kaldırdığını ve Uygur kadınlarının Han Çinlileriyle evlenmeyi reddetmelerini suç kapsamına sokabilecek hükümler içerdiğini ifade ediliyor. Eleştirmenler, bunun bireylerin en temel eğitim, kültür ve aile kurma haklarına müdahale anlamına geldiğini belirtti.
Yasanın en fazla tartışma oluşturan bölümlerinden biri ise 63. maddesi oldu. Söz konusu madde, belirli koşullarda yasanın Çin sınırları dışındaki kişilere de uygulanabilmesine kapı aralıyor. İnsan hakları savunucuları, bu hükmün Pekin yönetimine yurt dışında yaşayan Uygur aktivistler, gazeteciler ve muhalifler üzerinde baskı kurmak için hukuki gerekçe oluşturabileceği uyarısında bulunuyor. Bu tür olayların Pekin’in sınır ötesi baskı politikalarına ilişkin kaygıları artırdığı belirtiliyor.
Uluslararası hukuk uzmanları ise etnik kimliği, dili, dini veya kültürel aidiyeti nedeniyle bir topluluğun sistematik biçimde baskı altına alınmasının evrensel insan hakları ilkeleriyle bağdaşmadığını vurguluyor. İnsan hakları örgütleri, hiçbir devletin güvenlik veya ulusal birlik gerekçesiyle bir halkın temel haklarını ortadan kaldırmasının meşru görülemeyeceğini belirterek, uluslararası topluma sessiz kalmama çağrısında bulunuyor.
Kaynak: Mira Haber
Mira Haber – Ortadoğu Bağımsız Muhabir Ajansı Tarafsız değiliz. Ancak Mirahaber'de sadece gerçekleri okursunuz.
