cin uygur tutuklularini gizlice baska hapishanelere transfer ediyor h437771 cb3d4

Çin, Doğu Türkistan’daki kampları sessizce tasfiye etti

Çin, Doğu Türkistan’daki Toplama Kamplarını Sessizce Tasfiye Etti: Baskı Bitmedi, Sadece Şekil Değiştirdi

Çek analist Jan Švec’in, The Diplomat’ta yayımlanan ve Turkistan Times tarafından aktarılan araştırması, Çin yönetiminin Doğu Türkistan’da Uygur Türkleri ve diğer Müslümanlara yönelik yürüttüğü toplama kampı politikasını, uluslararası baskı altında geri adım atarak kademeli biçimde tasfiye etmek zorunda kaldığını ortaya koydu.

Pekin yönetimi, “mesleki eğitim ve öğretim merkezleri” adı altında yürüttüğü kitlesel gözaltı sistemini önce inkâr etti, ardından sınırlı biçimde kabul etmek zorunda kaldı; son aşamada ise bu yapıları geriye dönük düzenlemelerle meşrulaştırmaya çalışarak sessizce kapattı. Araştırma, bu sürecin tamamen uluslararası tepkilerin artmasıyla paralel ilerlediğini vurguluyor.

Çin Komünist Partisi’ne yakınlığıyla bilinen Global Times, Kasım 2019’da Batı’nın Pekin üzerinde etkili olamayacağını iddia ederken, yalnızca günler sonra Çinli yetkililerin kampların kapatıldığını açıklaması, rejimin söylem ile pratik arasındaki derin çelişkisini gözler önüne serdi.

İnsan hakları kuruluşlarına göre 2017–2018 yılları arasında bir milyondan fazla Uygur ve Müslüman, hiçbir yargı süreci olmaksızın bu kamplarda hapsedildi. Zorla ideolojik telkin, dini pratiklerin yasaklanması ve ağır psikolojik baskılar, sistemin temel unsurlarıydı. Çin yönetimi ise bu uygulamaları “terörle mücadele” ve “eğitim” kılıfı altında savunarak, kitlesel özgürlük ihlallerini meşrulaştırmaya çalıştı.

Modern China dergisinde yayımlanan hakemli akademik çalışmalara atıf yapan araştırma, Pekin’in politika değişikliğinin Batı medyasındaki ifşalar, BM gündemindeki sert eleştiriler ve uluslararası kamuoyunun artan baskısıyla doğrudan bağlantılı olduğunu ortaya koyuyor. Çin, Ağustos 2018’de BM Irk Ayrımcılığının Ortadan Kaldırılması Komitesi’nde kampların varlığını ilk kez resmen kabul etmiş, Ekim 2018’de ise hukuksuz uygulamaları geriye dönük düzenlemelerle “yasal” göstermeye çalışmıştı.

2019’un sonunda yetkililer, tüm “öğrencilerin” programları tamamladığını ve merkezlerin kapatıldığını ilan etti. Ancak araştırma, bu açıklamaların gerçeği örtmeye yetmediğini vurguluyor. Zira Doğu Türkistan’daki baskı rejimi; zorla çalıştırma kampları, yaygın elektronik gözetim ağları, ağır hapis cezaları ve kolektif cezalandırma politikalarıyla farklı biçimler altında sürdürülüyor.

Araştırmanın vardığı temel sonuç net: Uluslararası baskı güçlü, tutarlı ve koordineli olduğunda, Çin gibi kapalı ve otoriter rejimler dahi geri adım atmak zorunda kalabiliyor. Ancak Pekin’in attığı bu geri adım, zulmün sona erdiğini değil, yalnızca daha az görünür ve daha sofistike yöntemlerle devam ettiğini gösteriyor.

Kaynak; Mira Haber 

Bir Cevap Yazın