İçeriğe geç
22 Ekim 2026 | 11 Cemaziyelevvel 1448 Perşembe 18:17
Kafkasya

Başörtüsü yasağı işkenceye mi vardı? Köylere gece baskınları!

Haber Merkezi 3 dk okuma 4 okunma
Başörtüsü yasağı işkenceye mi vardı? Köylere gece baskınları!

Başörtüsü kısıtlamalarına karşı çıkan Nardaran halkına yönelik operasyonlarda 88 kişinin gözaltına alındığı bildirildi

Azerbaycan’daki çağ dışı başörtüsü kısıtlamalarına karşı tepkiler büyürken, Bakü yakınlarındaki Nardaran köyünde yaşananlar endişe verici bir boyuta ulaştı. Aktivist Aləmdar Bünyadov’un açıklamasına göre, köyde düzenlenen operasyonlarda toplam 88 kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınanların bir kısmına idari tutuklama uygulanırken, büyük çoğunluğu hakkında ceza soruşturması başlatıldı.

Bölge sakinlerinin aktardıklarına göre, 16 Ekim’e bağlanan gece saat 02.00-03.00 sıralarında maskeli ve silahlı güvenlik güçleri köye girdi. Çok sayıda evin basıldığı, köylülerin gözaltına alındığı ve bazı kişilerin aileleriyle birlikte götürüldüğü bildirildi. İlk saatlerde 40’tan fazla kişinin gözaltına alındığı yönündeki tanıklıkların ardından sayı 88 olarak açıklandı.

Ancak olayın en ağır boyutu, gözaltıların sayısından ibaret değil. Bünyadov, tutuklanan kişilerin yakınlarının, yaşananları medyaya anlatmaları hâlinde cezaevindeki aile üyelerinin işkence görebileceği yönünde tehdit edildiğini ileri sürdü. Aktivist ayrıca tutukluların bağımsız avukatlara erişimi konusunda ciddi sorunlar yaşandığını belirtti

DİNİ SAVUNMANIN BEDELİ BU MU?

Azerbaycan’daki gerilimin merkezinde, devlet okullarında uygulanan kıyafet kuralları bulunuyor. 21 Eylül’de öğrenci kıyafetlerine ilişkin düzenlemelerin değiştirilmesinin ardından bazı okul yönetimlerinin kuralları başörtüsünü de kapsayacak biçimde yorumladığı bildirildi. Bunun sonucunda başörtülü kız öğrencilerin sınıflara alınmadığı, bazı öğretmenlerin de başörtülerini çıkarmaya zorlandığı yönünde haberler yayımlandı.

Veliler ise hem öğrenciler hem de öğretmenleri kapsayan bu yasağa itiraz ediyor. Buna rağmen Azerbaycan medyasının skandalın üstünü kapamak için uğraştığı belirtiliyor.

Uluslararası Af Örgütü de 16 Ekim’de yaptığı açıklamada başörtülü öğrencilerin sınıflara alınmamasını ayrımcı olarak nitelendirdi; uygulamanın eğitim, din ve ifade özgürlüğü haklarını ihlal ettiğini belirtti. Örgüt, yetkililere kısıtlamaları kaldırma ve yalnızca barışçıl biçimde haklarını kullandıkları için gözaltına alınan kişileri derhal ve koşulsuz serbest bırakma çağrısı yaptı.

BAKÜ REJİMİNDEN GÜVENLİK GEREKÇESİ

Azerbaycan İçişleri Bakanlığı, 12 Ekim’de Bakü’de okul kıyafeti kurallarıyla bağlantılı olaylarda 37 kişinin gözaltına alındığını açıklamıştı. Bakanlık, bazı kişilerin okul çalışanlarıyla çatıştığını, eğitim kurumlarına zarar verdiğini ve trafik ile okul faaliyetlerini engellemeye çalıştığını ileri sürdü. Bu kişiler hakkında Ceza Kanunu’nun 233. maddesi kapsamında işlem başlatıldığı bildirildi.

Bununla birlikte bağımsız medyada, Bakü’deki 28 Mayıs metro istasyonu çevresinde 200’den fazla kişinin gözaltına alındığına ilişkin haberler de yayımlandı. Bu sayı bağımsız olarak doğrulanmış değil. Resmî makamların açıkladığı 37 kişi ile bağımsız kaynaklarda bildirilen daha yüksek sayı arasındaki fark, olayların kapsamına ilişkin soru işaretlerini artırıyor.

İSİM VERİLDİ: ALTI KİŞİYE ÜÇ AY TUTUKLULUK

Aktivist Bünyadov’un açıklamasına göre Mamed Rustamzade ve kuzeni Kamran Rustamov da gözaltına alınanlar arasında. Dini ezgiler seslendirdikleri belirtilen iki ismin yanı sıra Rasim Asgarov, Hikmet Valiyev, İlgar Agarzayev ve Alimukhtar Aslanov hakkında ceza davaları açıldığı ve üç ay süreyle tutuklandıkları bildirildi.

Bu altı kişinin durumu, protestoların yalnızca kısa süreli gözaltılarla sınırlı kalmadığına ilişkin endişeleri artırıyor. Öte yandan diğer gözaltındakilerin tamamının aynı suçlamalarla karşı karşıya olduğu veya aynı süreyle tutuklandığı söylenemez. Her bir dosyanın ayrıntıları kamuoyuna açıklanmış değil.

NARDARAN İLK KEZ GÜNDEMDE DEĞİL

Azerbaycan’da dini özgürlükler ve güvenlik güçlerinin uygulamalarıyla ilgili tartışmalar yeni değil. Nardaran, 2015 yılında Müslüman Birliği Hareketi üyelerine yönelik operasyonlarla da uluslararası gündeme gelmişti. Uluslararası Af Örgütü, 2017’de bu davalardaki mahkûmiyetleri ve adil yargılanma koşullarını eleştirmiş, işkence iddialarına dikkat çekmişti. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi önündeki başvurularda da kötü muamele, adil yargılanma ve din özgürlüğü gibi haklar gündeme gelmişti.

Bu geçmiş, bugün dile getirilen her iddianın kendiliğinden doğru olduğu anlamına gelmiyor. Ancak Azerbaycan’da dini özgürlükler ve güvenlik güçlerinin tutumu konusunda neden yeniden ciddi soru işaretleri oluştuğunu anlamak açısından önemli.

Başörtüsü tartışması Türkiye’de de tepki çekti. Azerbaycan’ın İstanbul Başkonsolosluğu önünde düzenlenen protestoda kısıtlamalar eleştirilirken, Türkiye’den bazı siyasi isimler de başörtülü öğrencilerin eğitim hakkından mahrum bırakılmasına karşı çıktı. Bakü rejimi ise başka ülkelerin Azerbaycan’ın iç işlerine müdahalesine karşı olduğunu belirtti.

Kaynak: Mira Haber, Ajanslar

İlginizi Çekebilir

Yorum yaz

E-posta adresiniz yayımlanmaz.