Suriye’de etkisini artırmak isteyen Birleşik Arap Emirlikleri, milyarlarca dolarlık yatırımla ülkenin ekonomik yapısında belirleyici rol üstlenmeye hazırlanıyor. Şam yönetimiyle yapılan büyük ölçekli anlaşmalar, Abu Dabi’nin yalnızca yeniden imar sürecine değil, bölgesel ticaret ve siyasi dengelere de yön verme hedefi taşıdığı yorumlarına neden oldu.
Emaar Properties, Şam’da yaklaşık 11 milyar dolar, Suriye kıyılarında ise 7 milyar dolara kadar yatırım planladığını açıkladı. DP World de Tartus Limanı’nın genişletilmesi için 800 milyon dolarlık yatırım taahhüdünde bulundu. Söz konusu anlaşma, geçiş yönetimi döneminde imzalanan ilk büyük ekonomik mutabakatlardan biri olarak kayda geçti.
Yatırımların, Hürmüz Boğazı’na alternatif ticaret güzergâhları oluşturma ve Suriye limanlarını Abu Dabi merkezli bölgesel lojistik ağına entegre etme hedefiyle bağlantılı olduğu belirtiliyor. Böylece Suriye’nin liman ve ticaret altyapısının Körfez merkezli ekonomik projelerde daha aktif rol üstlenmesi amaçlanıyor.
BAE’nin hamlesi, savaş sonrası Suriye’nin siyasi ve ekonomik geleceğini şekillendirme konusunda Suudi Arabistan ve Türkiye ile yaşanan rekabet ortamında değerlendiriliyor. Abu Dabi yönetiminin, büyük ölçekli ekonomik yatırımları uzun vadeli siyasi nüfuza dönüştürmeyi hedeflediği ifade ediliyor.
Öte yandan, BAE’nin Tel Aviv ile ilişkileri sayesinde Şam ile İsrail arasında arabulucu rolü üstlenmeye çalıştığı da öne sürülüyor. Foreign Policy’nin değerlendirmesine göre BAE, ekonomik araçları öne çıkararak çatışma sonrası Suriye’de etkisini artırabilecek en güçlü aktörlerden biri konumunda bulunuyor.
Kaynak: Mira Haber
Mira Haber – Ortadoğu Bağımsız Muhabir Ajansı Tarafsız değiliz. Ancak Mirahaber'de sadece gerçekleri okursunuz.
