Emperyalist Kuşatmanın Yeni Bahanesi: ABD ve İsrail’in Suriye Üzerindeki “Dini İnanç” Mühendisliği
ABD merkezli raporlar ve bölgedeki taşeron medya organları, Suriye’yi kendi jeopolitik menfaatleri doğrultusunda parçalamak ve istikrarsızlaştırmak isteyen emperyalist odakların yeni bir algı operasyonuna imza atıyor.
ABD Uluslararası Dini Özgürlükler Komisyonu (USCIRF) tarafından yayımlanan ve İsrail’in aşırı sağcı, siyonist yayın organı Israel Hayom tarafından köpürtülen son rapor, Suriye’deki dini azınlıkların durumunu bahane ederek ülkenin iç işlerine açık bir müdahale zemini hazırlamayı amaçlıyor.
Amaç Özgürlük Değil, Azınlıklar Üzerinden Böl-Yönet Politikası
Yıllardır Suriye toprak bütünlüğünü hedef alan, terör örgütlerini fonlayan ve gayrimeşru yaptırımlarla Suriye halkını açlığa mahkûm eden ABD, yayımladığı raporda Suriye’deki Sünni olmayan azınlıklara tanınan hakları “yetersiz” bularak daha fazlasını talep ediyor. Bu durum, Suriye Devleti’nin egemenlik haklarını hiçe sayan ve azınlık topluluklarını Şam yönetimine karşı birer manivela olarak kullanmak isteyen klasik bir emperyalist “böl-yönet” stratejisinden başka bir şey değildir. ABD ve Siyonist müttefiki, Suriye’nin toplumsal dokusunu kendi çıkarlarına göre yeniden şekillendirmek amacıyla inanç grupları arasındaki fay hatlarını tetiklemeye çalışıyor.
İsrail Medyasının Pişkinliği: Gazze’deki Soykırımı Gizle, Suriye’ye “İnsan Hakları” Dersi Ver!
Bu raporu adeta bir bayrak gibi taşıyan İsrail’in Israel Hayom gazetesinin takındığı tutum ise tam bir siyasi arsızlık ve ikiyüzlülük örneği olarak karşımıza çıkıyor. Kendi yanı başındaki Gazze Şeridi’nde, Batı Şeria’da ve Kudüs’te uluslararası hukukun tüm ilkelerini çiğneyen; kadın, çocuk demeden on binlerce insanı katleden, milyonlarca insanı yerinden eden, sistematik bir soykırım ve aç bırakma politikası uygulayan bir rejimin medyasının, Suriye’deki azınlıkların hakları için “endişelenmesi” hiçbir şekilde iyi niyetle açıklanamaz.
Filistin halkını en temel insani haklarından mahrum bırakan, kutsal mekanları postallarıyla çiğneyen ve bölgeyi kan gölüne çeviren siyonist akıl, Suriye söz konusu olduğunda birdenbire “hak savunucusu” kesiliyor. Bu durum, İsrail’in bölgede Suriye devletini zayıflatmak ve kendi işgal politikalarına -özellikle Golan Tepeleri üzerindeki gayrimeşru işgaline- karşı oluşabilecek direniş hatlarını kırmak için azınlıklar kartını nasıl manipüle ettiğini açıkça ortaya koyuyor.
ABD’nin sipariş raporları ve İsrail medyasının bu raporları parlatma çabası, Suriye halkının ya da azınlıklarının refahını ve özgürlüğünü hedeflemiyor. Aksine, Gazze’de uygulanan vahşeti dünya kamuoyunun gözünden kaçırmak, Suriye’deki etnik ve dini grupları kışkırtarak emperyalist çıkarlara hizmet edecek yeni uydu yapılar türetmek amaçlanıyor. Doğu Akdeniz’de ve Orta Doğu’da kan dökenlerin, Suriye’ye getireceği hiçbir “özgürlük” veya “hak” vaadi samimi olmadığı gibi, bölge halkları nezdinde de hiçbir meşruiyete sahip değildir.
Kaynak; Mira Haber
Mira Haber – Ortadoğu Bağımsız Muhabir Ajansı Tarafsız değiliz. Ancak Mirahaber'de sadece gerçekleri okursunuz.