çin zulmü

Uygurlara zulüm bitmiyor: Çin zulmüne Afganistan ortak mı olacak?

Çin ile Pakistan arasında Afganistan merkezli yürütülen güvenlik temasları, Pekin’in Doğu Türkistan’daki ağır baskı politikalarını bölge dışına taşıdığı gerçeklerini yeniden gündeme getirdi. Afganistan’daki güvenlik sorunları bahane edilerek Uygur Türklerinin çeşitli silahlı gruplarla ilişkilendirilmesi, milyonlarca insanın maruz kaldığı sistematik baskının üzerine yeni bir suçlama perdesi çekilmesi olarak değerlendiriliyor.

Pakistan’ın Afganistan Özel Temsilcisi Muhammed Sadık Han ile Çin’in Afganistan Özel Temsilcisi Yue Xiaoyong’un 3 Ağustos’ta İslamabad’da gerçekleştirdiği görüşmede, Afganistan’daki gelişmelerin yanı sıra TTP ve Doğu Türkistan İslami Hareketi başlıklarının ele alınması dikkat çekti. Görüşmenin ardından iki ülkenin sözde “terör tehditleriyle mücadele” kapsamında koordinasyonu artırma konusunda mutabık kaldığı açıklandı.

Çin yönetiminin Doğu Türkistan’daki uygulamaları yıllardır uluslararası kamuoyunun tepkisini çekiyor. Uygur Türklerinin kültürel, dini ve sosyal hayatına yönelik ağır kısıtlamalar, kitlesel gözaltılar ve toplama kamplarıyla ilgili raporlar gündeme gelirken, Pekin yönetimi bu politikalarını çoğu zaman “terörle mücadele” ve “güvenlik” söylemiyle savunuyor.

Şimdi ise aynı güvenlik söyleminin Afganistan ve Pakistan sahasına taşınması, Uygur Türklerinin yaşadıkları zulümden korunmak için gittiği bir yerde yeniden tehdit altında yaşayacaklarını gözler önüne seriyor.

Afganistan İslam Emirliği, ülkesinin yabancı silahlı gruplar için bir üs olarak kullanıldığı yönündeki suçlamaları defalarca reddederken, tartışmanın Uygur Türklerinin tamamını hedef alan bir güvenlik meselesine dönüştürülmesi daha da kaygı verici bir tablo ortaya çıkarıyor.

Çin’in Doğu Türkistan zulmünde en dikkat çekici unsurlardan biri, Uygur Türklerinin yalnızca siyasi değil, kültürel ve dini kimlikleri üzerinden de baskı altında tutulmasıdır. İnsanların ana dillerini konuşması, dini inançlarını yaşaması, kültürlerini koruması veya kimliklerini muhafaza etmesi bir güvenlik tehdidi olarak görülemez.

Doğu Türkistan meselesinin en acı taraflarından biri de yaşananların dünya kamuoyunda yeterince gündemde tutulmaması. Uygur Türklerine yönelik baskılar yıllardır çeşitli uluslararası kuruluşların ve insan hakları örgütlerinin raporlarına konu olurken, uluslararası toplumun tepkisinin çoğu zaman siyasi ve ekonomik çıkarların gölgesinde kaldığı görülüyor.

Bugün Afganistan merkezli güvenlik iş birliği adı altında Uygur Türklerini hedef alan yeni mekanizmaların kurulması ihtimali karşısında da aynı sessizlik sürerse, bunun bedelini yine Uygurlar ödüyor.

Kaynak: Mira Haber

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir