Gazze’deki sözde ateşkesi denetlemek ile kuşatma altındaki sivillere yardım akışını koordine etmek amacıyla faaliyet gösteren askeri merkez kapanma sürecine girdi
ABD’nin kontrolünde faaliyet gösteren ve Gazze çevresinde ateşkesi izlemekle birlikte kuşatma altındaki Filistinlilere yardım akışını artırmayı amaçlayan sözde merkez, beklenen işlevi yerine getiremediği gerekçesiyle kapatılma sürecine girdi. Konuya yakın kaynakların aktardığına göre Reuters tarafından duyurulan bu gelişme, Donald Trump yönetiminin Gazze planına indirilen yeni bir darbe olarak değerlendiriliyor.
İsrail’de kurulan ve “Sivil-Askerî Koordinasyon Merkezi” (CMCC) olarak bilinen yapı, Ekim ayında ilan edilen ateşkesin ardından sahadaki gelişmeleri izlemek ve insani yardımların düzenli şekilde ulaştırılmasını sağlamak amacıyla oluşturulmuştu. Ancak katil İsrail’in soykırımını sürdürmesi, bu mekanizmayı daha baştan işlevsiz hale getirdi.
Diplomatik çevreler, merkezin ne ateşkesi denetleyebilecek bir yetkiye sahip olduğunu ne de yardımların sahaya ulaşmasını garanti edebildiğini açıkça dile getiriyor.
ABD’nin bir başarısızlığı daha
Kapatma kararı, ABD’nin bölgede kurmayı planladığı yeni bir güvenlik yapılanmasına geçişin parçası olarak sunulsa da, sahadaki gerçeklik bunun daha çok bir başarısızlık itirafı olduğunu gösteriyor. CMCC’nin görevlerinin, ABD komutasında kurulması planlanan “Uluslararası İstikrar Gücü”ne (ISF) devredileceği belirtiliyor.
Ancak bu yeni yapının da henüz somut bir varlık gösterebildiğini söylemek mümkün değil. Planlara göre bölgede görev yapan ABD asker sayısı 190’dan yaklaşık 40’a düşürülecek, geri kalan personelin ise diğer ülkelerden sağlanması hedeflenecek.
Bu dönüşümün kâğıt üzerinde bir “yeniden yapılandırma” olarak sunulmasına rağmen, sahadaki diplomatik kaynaklar durumun fiilen merkezin kapatılması anlamına geldiğini ifade ediyor. Yeni yapının “Uluslararası Gazze Destek Merkezi” adıyla yeniden markalanması ve başına ABD’li Tümgeneral Jasper Jeffers’ın getirilmesi planlanıyor.
Ancak bu planlar ciddi bir meşruiyet ve katılım kriziyle karşı karşıya. ABD, kendi askerlerini Gazze’ye göndermeyeceğini açıkça belirtirken, şimdiye kadar çok az sayıda ülke ISF’ye asker verme sözü verdi ve bu ülkelerin hiçbiri doğrudan güvenlik rolü üstlenmeye yanaşmadı. CMCC bünyesinde kurulan ve sıkı şekilde ABD askerleri tarafından kontrol edilen özel alanlara müttefik ülkelerin temsilcilerinin dahi çoğu zaman alınmaması, Washington’un ortaklık söylemi ile sahadaki uygulamaları arasındaki çelişkiyi gözler önüne seriyor.
İnsani yardımların düzeni sağlanamadı
CMCC’nin kuruluş amaçlarından biri de insani yardımların düzenli ve yeterli şekilde ulaştırılmasını sağlamaktı. Ancak diplomatik kaynaklara göre, ticari ürün girişinde artış yaşansa da insani yardım seviyeleri neredeyse yerinde saydı. İsrail, “çift kullanımlı” olabileceği gerekçesiyle birçok temel malzemenin girişini yasakladı.
Çadır kurmak için gerekli direklerden enkaz kaldırma makinelerine kadar birçok kritik ekipmanın engellenmesi, sahadaki insani krizi daha da derinleştirdi.
Gazze’ye girişleri kontrol eden İsrail askeri kurumu COGAT, günlük kamyonların büyük kısmının İsrail’den satın alınan ticari ürünler taşıdığını savunarak bu akışın insani yardımı desteklediğini öne sürüyor. Ancak sahadaki veriler, bu iddianın gerçek tabloyu yansıtmadığını ortaya koyuyor.
Trump’ın hiçbir girişimi işe yaramadı
CMCC, Trump’ın Gazze’ye ilişkin 20 maddelik planının merkezinde yer alıyordu. Bu plan, iki yıl süren yıkıcı savaşın ardından bölgenin yeniden inşasını hedefliyordu. Almanya, Fransa, İngiltere, Mısır ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi birçok ülke, Gazze’nin geleceğine dair söz sahibi olabilmek için merkeze askeri planlamacılar ve istihbarat yetkilileri göndermişti.
Ancak İsrail’in ateşkese rağmen saldırılarını sürdürmesi ve Gazze’de kontrol alanını genişletmesi, bu girişimi hızla etkisizleştirdi. Zira sözde ateşkesin ilanından bu yana 800’den fazla Filistinlinin hayatını kaybettiği biliniyor.
İki yıl süren yoğun bombardıman sonucunda Gazze’nin büyük bölümü enkaza dönüşmüş, yaklaşık iki milyonluk nüfus neredeyse tamamen yerinden edilmiş ve temel altyapı çökmüş durumda.
Kaynak: Mira Haber
Mira Haber – Ortadoğu Bağımsız Muhabir Ajansı Tarafsız değiliz. Ancak Mirahaber'de sadece gerçekleri okursunuz.