İşgal altındaki Kudüs’te bulunan Mescid-i Aksa için Mayıs ayına girilirken dikkat çekici ve gerilimi artırabilecek yeni bir süreç gündeme geldi
İsrail’de faaliyet gösteren “Tapınak gruplarının” Pesah (Hamursuz) Bayramı boyunca uygulanan 40 günlük kısıtlamanın ardından, üç hafta boyunca arka arkaya gelen cuma günlerini fırsata çevirerek Aksa’ya yönelik baskınları yoğunlaştırmaya hazırlandığı bildiriliyor.
Planlamalara göre yalnızca Cuma günleri değil, her haftanın perşembe günü de “telafi baskınları” adı altında yeni girişimler yapılması bekleniyor. Böylece 1 Mayıs, 15 Mayıs ve 22 Mayıs tarihlerine denk gelen Cuma günleri ile bunların öncesindeki Perşembeler dahil olmak üzere toplam altı gün, Aksa için yüksek riskli dönem olarak öne çıkıyor.
Aksa’ya kurbanlık sokmak istemişlerdi
İlk kritik tarih 1 Mayıs 2026. Yahudi takviminde “İkinci Pesah” olarak anılan bu gün, dini açıdan sınırlı bir öneme sahip olsa da geçmişte yaşanan girişimler endişeleri artırıyor. Nitekim geçtiğimiz yıl bazı grupların Mescid-i Aksa içine kurbanlık hayvan sokmaya çalıştığı, ancak son anda engellendikleri biliniyor.
Bu yıl da benzer hatta daha ileri provokasyonların denenebileceği değerlendiriliyor.
İşgal günü kutlamaları
15 Mayıs ise “Kudüs Günü” olarak bilinen ve 1967’de Doğu Kudüs’ün işgalini kutlayan milliyetçi etkinliklerle öne çıkıyor. Bu günlerde genellikle sabah saatlerinde Aksa’ya toplu baskınlar düzenlenirken, akşam saatlerinde şehirde büyük bayrak yürüyüşleri yapılıyor.
Bu yıl ise yerleşimci grupların, polis koruması altında Aksa içinde İsrail bayrağı açma çağrılarını artırdığı ve hatta cuma günü doğrudan giriş talebinde bulunduğu ifade ediliyor.
Mayıs’ın sonunda bir bayram daha
22 Mayıs’ta kutlanacak “Şavuot Bayramı” da benzer şekilde Aksa’ya yönelik ihlallerin yoğunlaştığı dönemlerden biri olarak dikkat çekiyor. Geçtiğimiz yıl bu tarihte hem bitkisel hem de hayvansal adakların Mescid-i Aksa’ya sokulmaya çalışıldığı, mayasız buğday ve yeni kesilmiş etlerin içeri taşınmasının denendiği aktarılmıştı. Bu yıl 21 Mayıs Perşembe gününün de “telafi baskını” günü olarak planlanması, tansiyonun daha da yükselebileceğine işaret ediyor.
Ortaya çıkan tablo, üç hafta boyunca sistematik ve planlı bir şekilde Mescid-i Aksa’nın hedef alınabileceğini gösteriyor. Bu girişimler yalnızca dini bir mesele değil, aynı zamanda sahadaki mevcut statükoyu zorlayan ve bölgedeki gerilimi bilinçli biçimde tırmandıran adımlar olarak değerlendiriliyor.
Özellikle Cuma günlerinin hedef seçilmesi, Müslümanların yoğun olarak ibadet için bulunduğu zaman dilimlerinin kasıtlı şekilde baskı altına alınmak istendiğini açıkça ortaya koyuyor.
Tüm bu gelişmeler, Kudüs’teki mevcut durumun kırılganlığını bir kez daha gözler önüne sererken, önümüzdeki haftaların Mescid-i Aksa açısından son derece kritik geçeceğine işaret ediyor.
Kaynak: Mira Haber
Mira Haber – Ortadoğu Bağımsız Muhabir Ajansı Tarafsız değiliz. Ancak Mirahaber'de sadece gerçekleri okursunuz.