İçeriğe geç
6 Ekim 2026 | 25 Rebiülahir 1448 Salı 16:10
Afrika

Somali lideri dünyaya hitap etti: “Ne İsrail ne de Eş-Şebab….”

Haber Merkezi 4 dk okuma
Somali lideri dünyaya hitap etti: “Ne İsrail ne de Eş-Şebab….”

Somali Cumhurbaşkanı Hasan Şeyh Mahmud, İsrail ve Eş-Şebab’ı da konu alan bir takım açıklamalar yaptı

Somali Cumhurbaşkanı Hasan Şeyh Mahmud, Al Jazeera’ya verdiği kapsamlı röportajda ülkesindeki güvenlik krizinden İsrail’in Somaliland hamlesine, ABD ile askeri işbirliğinden Türkiye ve Mısır’la ilişkilere kadar çok sayıda kritik başlıkta dikkat çeken açıklamalarda bulundu.

Mahmud’un röportajındaki en önemli mesajlardan biri Eş Şebab’a ilişkin oldu. Somali Cumhurbaşkanı, silahlı grubun ülkede yeniden iktidarı ele geçirmesinin “imkansız” olduğunu iddia etti. Çatışmaların bir süre daha devam edebileceğini kabul eden Mahmud, buna rağmen Eş Şebab’ın Somali’nin tamamının kontrolünü yeniden ele geçiremeyeceğini söyledi.

“Eş Şebab’ın geri dönüşü imkansız” diyen Mahmud, örgütün artık Somali’deki hiçbir büyük kenti kontrol etmediğini öne sürdü. Somali’nin artık Eş Şebab’a karşı kendi stratejisini yürüttüğünü, yeni cepheler açtığını ve güvenlik mücadelesinin giderek hükümetin kontrolüne geçtiğini savundu.

Mahmud ayrıca Eş Şebab’ın “paralel devlet” veya “gölge hükümet” olarak nitelendirilmesine de karşı çıktı. Örgütün kontrolündeki bölgelerde uyguladığı vergi sisteminin kamu hizmetleri karşılığında alınan normal bir vergi olmadığını savunan Mahmud, bu sistemin korku ve zorlamaya dayandığını ileri sürdü.

Bununla birlikte, Eş Şebab’ın etkisinin tamamen ortadan kalktığını söylemedi. Örgütün kontrolündeki bölgelerde yaklaşık 2,5 milyon Somalilinin yaşadığı değerlendirilirken Mahmud, çatışmaların devam edebileceğini ancak bunun yeniden ülke çapında bir iktidar değişikliğine dönüşmesinin mümkün olmadığını savundu.

Bölgeden gelen doğrulanmış belgeler ise bunun tam tersini söylüyor. Zira Financial Times‘ın araştırmalarına göre Eş-Şebab, Somali’nin yaklaşık %40’ını kontrol etmenin yanı sıra bu bölgelerde kendi kurallarını uyguluyor.

Somali’nin yarısı Eş-Şebab’ın elinde: “İslami kurallar uygulayıp vergi topluyorlar”

“İsrail Berbera’da askeri varlık kurmak istiyor”

Röportajın en dikkat çekici bölümlerinden biri ise sözde Somaliland ve İsrail ilişkileri oldu. Mahmud, katil İsrail’in Somaliland’ı tanımasına sert biçimde karşı çıkarak İsrail’in bölgedeki asıl hedefinin yalnızca diplomatik tanıma olmadığını söyledi. Somali Cumhurbaşkanı, İsrail’in Berbera Limanı ve Berbera Havalimanı çevresinde askeri ve güvenlik altyapısı oluşturmayı planladığını da belirtti.

Mahmud’a göre İsrail, Berbera’yı Kızıldeniz, Aden Körfezi ve Bab el-Mendeb hattında stratejik bir askeri merkez haline getirmek istiyor. Somali lideri, bölgede hazırlık ve değerlendirme çalışmalarının yürütüldüğünü öne sürerek İsrail’in buradaki varlığının Somali açısından kabul edilemez olduğunu söyledi.

Mahmud ayrıca İsrail’in daha önce Somaliland’a milyonlarca Filistinlinin yerleştirilmesi yönündeki fikirlerle ilgilendiğini, ancak mevcut durumda askeri, deniz ve güvenlik boyutunun daha fazla öne çıktığını iddia etti.

Somali Cumhurbaşkanı, ülkesinin İsrail’in Somaliland’daki bu tür bir askeri varlığını kabul etmeyeceğini vurguladı ve İsrail’in sonunda bölgeden çekilmek zorunda kalacağını savundu.

“ABD Terörle mücadelede en güçlü ortağımız”

Mahmud’un Washington’a ilişkin açıklamaları ise dikkat çekici bir tablo ortaya koydu.

Somali lideri ABD’yi ülkesinin “terörle mücadeledeki en güçlü ortağı” olarak nitelendirdi. Mogadişu ile Washington arasındaki güvenlik işbirliğinin sürdüğünü öne süren Mahmud, ABD’nin Eş Şebab ve diğer silahlı gruplara karşı Somali’ye verdiği desteğin önemli olduğunu belirtti. Ancak başkan Trump’ın yakın zamanda Somalililer hakkında kullandığı ifadeler ve Somali vatandaşlarına getirdiği kısıtlamalar, bu açıklamaların pek de gerçeği yansıtmadığını gösteriyor.

Mahmud’un Washington’a verdiği bu açık destek, tüm bunlara rağmen Somali hükümetinin güvenlik politikasında ABD’yi merkezi bir aktör olarak gördüğünü ortaya koydu.

Husiler de hedefte

Somali Cumhurbaşkanı röportajında Husilerin Kızıldeniz ve Bab el-Mendeb’deki faaliyetlerine de tepki gösterdi.

Mahmud, bölgedeki saldırıların yalnızca uluslararası deniz taşımacılığını değil, Somali ekonomisini de doğrudan etkilediğini söyledi. Özellikle yakıt, taşımacılık, ithalat ve ihracat maliyetlerindeki artışa dikkat çeken Mahmud, Suudi Arabistan’a yapılan canlı hayvan ve tarım ürünleri ihracatının da deniz taşımacılığındaki krizden etkilendiğini belirtti.

Somali lideri, ülkesinin bölgesel çatışmalara sürüklenmek istemediğini ancak deniz ticaret yollarındaki istikrarsızlığın Somali ekonomisi üzerindeki etkilerini görmezden gelemeyeceğini ifade etti.

Etiyopya’ya liman teklifi: “Denize erişiminize karşı değiliz”

Mahmud’un Etiyopya konusunda verdiği mesaj ise önceki gerilimlere rağmen dikkat çekici biçimde uzlaşmacı oldu. Somali’nin Etiyopya’nın denize erişimine prensip olarak karşı olmadığını belirten Mahmud, Addis Ababa’nın Somali limanlarını ticari amaçlarla kullanabileceğini söyledi.

Ancak bunun temel şartının Somali’nin egemenliğine saygı olduğunu vurguladı. Mahmud, Etiyopya’nın ithalat ve ihracat faaliyetleri için Somali limanlarından yararlanmasının uluslararası hukuk çerçevesinde mümkün olduğunu savundu.

Böylece Mogadişu yönetimi, Etiyopya’nın denize erişimine tamamen kapıyı kapatmak yerine, Somaliland üzerinden tek taraflı bir anlaşma yerine Somali merkezi hükümetiyle yapılacak resmi bir anlaşmayı tercih ettiğini ortaya koydu.

Mısır’la savunma ortaklığı korunuyor

Mahmud, Mısır ile ilişkilerin de stratejik önem taşıdığını söyledi. Mısır’ın Somali’deki güvenlik yapılanmasına katkısını ve Afrika Birliği misyonlarına katılımını olumlu değerlendiren Mahmud, Kahire ile savunma alanındaki ilişkilerin sürdüğünü belirtti.

Ancak Somali’nin Mısır ile Etiyopya arasındaki anlaşmazlığın doğrudan tarafı olmayacağını da vurguladı.

Bu yaklaşım, Mogadişu’nun bir yandan Mısır’la güvenlik ortaklığını güçlendirirken diğer yandan Etiyopya ile doğrudan bir çatışmadan kaçınmaya çalıştığını gösteriyor.

BAE ile ilişkilerde kopuş

Röportajdaki en sert diplomatik mesajlardan biri Siyonist Birleşik Arap Emirlikleri’ne yönelikti. Mahmud, Somali-BAE ilişkilerinin geldiği noktayı “üzücü bir hikaye” olarak nitelendirdi. Mogadişu’nun Abu Dabi ile yaptığı güvenlik ve savunma anlaşmalarının tamamını iptal ettiğini açıklayan Mahmud, bunun temel nedenlerinden birinin BAE’nin Somaliland’a verdiği destek olduğunu söyledi.

Somali Cumhurbaşkanı, Somaliland’ın bağımsızlık girişimlerinin desteklenmesinin Somali’nin toprak bütünlüğünü tehdit ettiğini savundu.

Mahmud, ilişkileri düzeltmek için geçmişte BAE’yi çok sayıda kez ziyaret ettiğini ancak yaşanan gelişmeler nedeniyle güvenlik anlaşmalarının sonlandırıldığını belirtti.

Türkiye’ye özel övgü

Mahmud’un Türkiye’ye ilişkin sözleri ise oldukça olumlu oldu.

Somali Cumhurbaşkanı, Türkiye’nin Somali’deki rolünü anlatırken özellikle 2011 yılında dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan‘ın Somali ziyaretini öne çıkardı. Mahmud, bu ziyaretin kıtlık ve insani kriz döneminde Somali’nin uluslararası toplumun gündemine yeniden taşınmasında önemli rol oynadığını söyledi.

Türkiye’nin Somali’deki altyapı, liman, havalimanı ve enerji yatırımlarını da öven Mahmud, Türkiye’nin askeri varlığının ise Somali askerlerinin eğitilmesine yönelik olduğunu savundu.

Somali lideri, Türkiye’nin ülkedeki askeri eğitim faaliyetlerini bir işgal veya savaş hazırlığı olarak değil, Somali ordusunun yeniden yapılandırılmasına yönelik destek olarak değerlendirdi.

Kaynak: Mira Haber

İlginizi Çekebilir

Yorum yaz

E-posta adresiniz yayımlanmaz.