İşgalci İsrail başbakanı hakkında çıkarılan tutuklama emrine rağmen Netanyahu’nun uçağı, Avrupa hava sahasından rahatlıkla geçti
Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin (UCM) hakkında tutuklama kararı verdiği İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun ABD ziyareti sırasında kullandığı uçağın, Roma Statüsü’ne taraf olan Yunanistan, İtalya ve Fransa’nın hava sahalarından geçmesine izin verilmesi yeni bir uluslararası hukuk tartışmasını beraberinde getirdi.
Anadolu Ajansı‘na değerlendirmelerde bulunan İstanbul Medeniyet Üniversitesi uluslararası hukuk uzmanı Abdurrahman Erol, söz konusu üç ülkenin “diplomatik zorunluluk” gerekçesine sığınarak Netanyahu’nun uçağına transit geçiş izni vermesinin, Roma Statüsü’nden doğan yükümlülüklerini ortadan kaldırmadığını vurguladı.
Erol, Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin daha önce Macaristan, Moğolistan ve İtalya hakkında verdiği emsal kararları hatırlatarak, ne devlet başkanı dokunulmazlığının ne de diplomatik zorunluluk iddiasının UCM’nin tutuklama kararlarının uygulanmamasını hukuken meşru kıldığını ifade etti.
İlk sefer değil
Uluslararası Ceza Mahkemesi, 21 Kasım 2024 tarihinde İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile dönemin Savunma Bakanı Yoav Gallant hakkında Gazze Şeridi’nde işlendiği öne sürülen savaş suçları ve insanlığa karşı suçlar nedeniyle tutuklama kararı çıkarmıştı. Buna rağmen Netanyahu’nun ABD’ye gerçekleştirdiği ziyaretlerde kullandığı uçak, defalarca Roma Statüsü’ne taraf ülkelerin hava sahalarını kullanmaya devam etti.
Erol’a göre Roma Statüsü’nün 86, 88 ve 89. maddeleri, taraf devletlere UCM ile tam iş birliği yapma ve mahkemenin tutuklama ile teslim taleplerini yerine getirme yükümlülüğü getiriyor. Bu nedenle mahkemenin kararlarını uygulamak ülkelerin siyasi tercihine bırakılmış bir seçenek değil, uluslararası hukuktan kaynaklanan bağlayıcı bir sorumluluk niteliği taşıyor.
Netanyahu’nun uçağının bu ülkelere iniş yapmadan yalnızca hava sahalarını kullanmış olmasının da hukuki tartışmayı ortadan kaldırmadığını belirten Erol, devletlerin kendi hava sahaları üzerinde tam egemenlik yetkisine sahip olduğunu ve yabancı devlet uçaklarının bu hava sahasına girebilmesi veya üzerinden geçebilmesi için ilgili ülkelerin önceden izin vermesinin zorunlu olduğunu hatırlattı.
Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin daha önce Macaristan, Moğolistan ve İtalya’yı tutuklama kararlarını uygulamadıkları gerekçesiyle yükümlülüklerini ihlal etmekle suçlayarak bazı dosyaları Taraf Devletler Asamblesi’ne sevk ettiğini anımsatan Erol, aynı hukuki gerekçeler çerçevesinde Yunanistan, İtalya ve Fransa’nın da benzer süreçlerle karşı karşıya kalabileceğini söyledi.
Kaynak: Mira Haber, Ajanslar
Mira Haber – Ortadoğu Bağımsız Muhabir Ajansı Tarafsız değiliz. Ancak Mirahaber'de sadece gerçekleri okursunuz.
