hamaney 2473497

Politik mesaj mı? İran, her heyet için farklı ayetler okuttu

İran’ın dini lideri Ali Hamaney için Tahran’da düzenlenen cenaze töreni, yalnızca uluslararası katılımıyla değil, yabancı heyetler için özel olarak seçilen Kur’an ayetleriyle de dikkat çekti

Yaklaşık 100 ülkeden temsilcinin katıldığı törende, her heyetin salona girişi sırasında farklı bir ayetin okunması, “ayet diplomasisi” yorumlarını beraberinde getirdi. İran makamları ayet seçimlerinin gerekçesine ilişkin herhangi bir resmi açıklama yapmazken, seçilen ayetlerin içerikleri bölgedeki siyasi dengeler ve İran’ın ilgili ülkelerle ilişkileri bağlamında geniş çapta tartışılmaya başlandı.

Türkiye heyetinin salona girişi sırasında Nisâ Suresi’nin 95. ayeti okundu:

Mü’minlerden, bir özrü olmaksızın, Allah yolunda cihad etmekten geri kalanlarla; mallarıyla ve canlarıyla Allah yolunda cihad edenler, bir değildir. Allah, malları ve canları ile cihad edenleri, derece bakımından, geri kalanlardan üstün kıldı. Her ne kadar Allah, her ikisine de iyilikle muamele etmeyi söz vermiş ise de cihad edenleri, geri kalanlara karşı çok daha büyük bir ecirle üstün kılmıştır.

Ayetin seçimi, töreni takip eden çevrelerde en çok konuşulan ayrıntılardan biri oldu.

Katar heyeti için Fetih Suresi’nin 2. ayeti tercih edildi:

Allah, senin geçmiş ve sonraki suçlarını bağışlasın ve sana nimetini tamamlasın ve seni dosdoğru yola iletsin diye.

Afganistan İslam Emirliği heyeti salona girerken Fetih Suresi’nin ilk ayeti okundu:

“Şüphesiz biz sana apaçık bir fetih verdik.”

Suudi Arabistan heyeti için ise Âl-i İmrân Suresi’nin Bedir Savaşı’na atıfta bulunan 13. ayeti okundu:

İki topluluğun karşılaşmasında kesinlikle sizin için bir ayet (gösterge) vardır: Topluluğun birisi Allah yolunda savaşan, diğeri de kafirlerdendi. Kafirler, onları kendilerinin iki katı olarak görüyorlardı. Allah, dilediğini yardımı ile destekler. Kuşkusuz, basiret sahipleri için bunda bir ders vardır.

Filistinli Hamas heyeti için Ahzâb Suresi’nin 23. ayeti okundu:

Mü’minlerden öyle erler var ki; Allah’a, üzerine söz verdikleri şeylere bağlılık gösterdiler. Böylece onlardan bir kısmı verdiği sözü yerine getirdi, bir kısmı da beklemektedir. Verdikleri sözden asla dönmediler.

Hizbullah heyetinin geçişinde ise Mâide Suresi’nin 55 ve 56. ayetleri okundu:

Sizin veliniz; ancak Allah, O’nun Resul’ü ve “salatı ikame edip ruku halinde zekat yapan” Mü’minlerdir. Ve kim Allah’ı ve O’nun Resul’ünü ve Mü’minleri veli edinirse, Allah’ın taraftarları onlardır. Galip gelecek olanlar da onlardır.

Yemen’deki Husileri temsil eden heyet için Fetih Suresi’nin 29. ayeti tercih edildi:

Muhammed, Allah’ın Resul’üdür. Onunla beraber olanlar, Kafirlere karşı sert, birbirlerine çok merhametlidirler. Onları; ruku ederken, secde ederken ve Allah’tan bağışlanma ve hoşnutluk isterlerken görürsün. Onların belirtileri, yüzlerindeki secde izleridir. İşte bunlar, onların Tevrat’taki örnekleridir. İncil’deki örnekleri de filizini yarıp çıkaran, sonra onu güçlendirerek kalınlaşıp, gövdesi üzerinde yükselen ekin gibidir. Bu, ekincilerin hoşuna gider. Allah, Kafirlere onlarla üzüntü vermektedir. Allah, iman edip salihatı yapan kimselere bağışlanma ve büyük bir ödül sözü vermiştir.

Lübnan hükümeti heyeti için Nisâ Suresi’nin 66. ayeti okundu:

Eğer biz onlara: “Kendinizi öldürün veya yurtlarınızdan çıkın” diye yazsaydık, çok azı hariç bunu yapmazlardı. Eğer kendilerine verilen öğüde uysalardı, elbette bu onlar için hem daha hayırlı hem kalıcı olarak daha sağlam olurdu.

Çin heyeti salona girerken Enfâl Suresi’nin 10. ayeti okundu:

Allah bunu, ancak bir müjde olsun ve onunla kalpleriniz yatışsın diye yaptı. Yardım, ancak Allah’tandır. Kuşkusuz Allah, Mutlak Üstün Olan’dır, En İyi Hüküm Veren’dir.

Mısır heyeti için ise Beyyine Suresi’nin 8. ayeti tercih edildi:

Onların, Rabb’leri yanındaki ödülleri; onlar için içinden nehirlerin aktığı cennetler vardır. Orada süresiz kalacaklar. Allah onlardan, onlar da O’ndan razı olmuşlardır. İşte bu, Rabb’ine huşu duyan kimseler içindir.

Tören boyunca okunan ayetlerin tamamı dikkatle seçilmiş görünse de, İran yönetimi bunların hangi kriterlere göre belirlendiğine ilişkin herhangi bir açıklama yapmadı. Bu nedenle ayetlerin belirli ülkelere yönelik siyasi mesaj taşıdığı yönündeki değerlendirmeler, resmi bir doğrulamaya değil; ayetlerin içerikleri ile İran’ın bölgesel ilişkileri arasında kurulan yorumlara dayanıyor.

Buna rağmen cenaze töreninde uygulanan bu yöntem, diplomatik protokolün ötesine geçen sembolik bir iletişim biçimi olarak değerlendirildi. 

Kaynak: Mira Haber

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir