Bir insanlık dramının, uluslararası hukuk maskesi altında yürütülen sistematik bir zulmün ve göz göre göre işlenen bir adaletsizliğin üzerinden tam 23 yıl geçti
Modern çağın en büyük insanlık dramlarından ve hukuk katliamlarından biri olarak tarihe geçen Dr. Afiye Sıddıki’nin esaretinde 23 yıl geride kaldı. ABD’nin “Teröre Karşı Savaş” adı altında yürüttüğü hukuk dışı uygulamaların en karanlık sembolü haline gelen Pakistanlı bilim kadını, çeyrek asra yaklaşan bu süreçte sistemli bir yok etme politikasıyla hâlen karşı karşıya.
ABD’nin “Bagram’ın 650 Numaralı Mahkûmu” olarak isimlendirdiği, zekası ve gücüyle hafızalara kazınan Afiye Sıddıki kayıp olduğu beş yıl boyunca karanlık merkezlerde akılalmaz işkencelere maruz bırakılmıştı.
Tecavüz, fiziksel şiddet ve psikolojik harp teknikleriyle benliği hedef alındı. İnancını ve iradesini kırmak adına Kur’an-ı Kerim üzerinde yürümeye zorlanmasının yanı sıra insanlık dışı eziyetlerden geçti.
Akıl sağlığıyla oynandı… Akılalmaz eziyetler
2003 yılında Karaçi’de üç küçücük çocuğuyla birlikte sokak ortasından kaçırılan Dr. Afiye Sıddıki, tam 5 yıl boyunca hiçbir hukuki dayanak olmadan, resmi kayıtlarda yok sayılarak “hayalet tutuklu” sıfatıyla karanlık hücrelerde tutuldu. Anneliği elinden alınan Sıddıki’nin çocuklarının kaderi uzun yıllar meçhul kaldı.
Başta Afganistan’daki Bagram Hava Üssü olmak üzere gizli cezaevlerinde tutulduğu süre boyunca fiziki ve psikolojik işkencelerin en ağırına maruz bırakıldı. Yıllarca tecavüze uğradığı, ağır darplar nedeniyle kemiklerinin kırıldığı ve akıl sağlığını kaybetme noktasına getirildiği uluslararası insan hakları raporlarına ve tanık ifadelerine yansıdı.
Kur’an üzerinde yürütüldü
Sadece bedeni değil, inançları ve onuru da hedef alındı. Hücre hapsinde tutulduğu dönemde Kur’an-ı Kerim sayfaları yerlere saçıldı, zindandaki baskıyı ve aşağılamayı artırmak amacıyla Kur’an-ı Kerim üzerinde yürümeye zorlandı.
ABD’nin uzun yıllar gizlemek için uğraştığı bu gerçekler ortaya çıkınca bile Pakistan hükümeti suskun kalmayı tercih etti.
Kendisinin yaralandığı olay çarpıtıldı: 86 yılla yargılanıyor
2008 yılında Afganistan’da tutuklandığı iddia edildikten sonra ABD’ye götürüldü. Hakkında hiçbir terör eylemi ya da El-Kaide üyeliği kanıtlanamamasına rağmen, “sorgu sırasında ABD askerlerinin elinden silah kapıp onlara ateş açtığı” yönündeki absürt iddiayla yargılandı.
Hiçbir ABD askerinin yaralanmadığı, aksine kendisinin vurularak ağır yaralandığı bu olay sonrası New York’taki taraflı mahkemece tam 86 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Savunma hakkı elinden alındı, adil yargılanma talepleri gaddarca reddedildi.
Pakistan’ın iki yüzlülüğü unutuldu mu?
Tüm bu vahşet yaşanırken en büyük darbe kendi ülkesinden geldi. Pakistan hükümetleri, ABD ile olan diplomatik ve askeri ilişkilerini korumak adına vatandaşını adeta pazarlık masasında sattı. Yıllardır süren diplomatik temaslara ve halkın yoğun protestolarına rağmen, Afiye Sıddıki’nin iadesini sağlayacak kararlı ve bağlayıcı hiçbir anlaşmaya imza atılmadı; bilim kadını ABD’nin insafına terk edildi.
Bugün hâlâ Pakistan hükümeti aynı politikaları sürdürüyor. Hükümet içinden tek bir isim çıkarak Sıddıki’nin kurtarılması için çağrı yapmazken, aksine “yatırım” ve “ortaklık” sebebiyle ilişkiler hiç olmadığı kadar büyütüldü.
Afiye Sıddıki dosyası ise hem Pakistan hem de diğer dünya ülkeleri açısından bir kara leke olmaya devam ediyor. Bugün Texas’taki FMC Carswell Yüksek Güvenlikli Cezaevi’nde, ağır tıbbi ihmaller ve izolasyon altında yaşam mücadelesi veren ve hücrelerde yapayalnız bırakılan bir Müslüman kadın, tüm bunlara rağmen bir umutla kurtarılmayı bekliyor.
Kaynak: Mira Haber
Mira Haber – Ortadoğu Bağımsız Muhabir Ajansı Tarafsız değiliz. Ancak Mirahaber'de sadece gerçekleri okursunuz.
