Çin’in Guangdong eyaletine bağlı Şaoguan kentindeki bir oyuncak fabrikasında Uygur işçilere yönelik gerçekleştirilen kanlı saldırının üzerinden 17 yıl geçti. Aradan geçen yıllara rağmen katliamın failleri hesap vermedi, mağdur aileler ise adalet arayışını hâlâ sürdürüyor.
Şaoguan’da dökülen kan, yalnızca onlarca masum Uygur’un hayatını değil, Doğu Türkistan’da yıllardır devam eden baskı politikalarının da yeni bir dönemini başlatan kırılma noktalarından biri oldu.
26 Haziran 2009’da yaşanan saldırıda, fabrikada çalışan Uygur işçiler organize grupların hedefi haline geldi. Resmî makamlar ölü ve yaralı sayısını sınırlı gösterse de, Uygur kaynakları çok daha fazla kişinin hayatını kaybettiğini ve ağır şekilde yaralandığını belirtiyor. Olayın ardından Çin yönetimi kapsamlı ve bağımsız bir soruşturma yürütmek yerine, yaşananların üzerini örtmekle yetindi.
Şaoguan’daki katliamın ardından binlerce Uygur, 5 Temmuz 2009’da Urumçi’de adalet talebiyle sokaklara çıktı. Ancak barışçıl başlayan gösteriler, Çin güvenlik güçlerinin sert müdahalesiyle kanlı bir şekilde bastırıldı. O tarihten sonra Doğu Türkistan’da kitlesel gözaltılar, ağır güvenlik politikaları ve Uygur toplumuna yönelik baskılar daha da yoğunlaştı.
Aradan geçen 17 yıla rağmen ne Şaoguan’da yaşanan katliamın tüm yönleri bağımsız şekilde soruşturuldu ne de hayatını kaybedenlerin aileleri adalet görebildi. İnsan hakları savunucuları, cezasızlık kültürünün benzer ihlallerin önünü açtığını ve uluslararası toplumun yıllardır süren sessizliğinin Çin üzerindeki baskıyı zayıflattığını dile getiriyor.
Şaoguan katliamı, Uygurlar için yalnızca acı bir hatıra değil; kaybedilen canların, parçalanan ailelerin ve cevapsız bırakılan adalet çağrılarının simgesi olmaya devam ediyor.
Kaynak: Mira Haber
Mira Haber – Ortadoğu Bağımsız Muhabir Ajansı Tarafsız değiliz. Ancak Mirahaber'de sadece gerçekleri okursunuz.