Lübnan İsrail

Barış masasında imza, sahada işgal: Lübnan anlaşmasının perde arkası

ABD’nin aracılığıyla İsrail ve Lübnan arasında aylar süren doğrudan müzakerelerin ardından bir çerçeve anlaşması imzalandı. Washington’daki törende ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, anlaşmayı “başlangıcın başlangıcı” olarak tanımlarken, sürecin henüz ilk adım olduğunu vurguladı. Ancak imzalanan metin, İsrail’in Lübnan topraklarından derhal çekilmesini öngörmemesi nedeniyle tartışmaları da beraberinde getirdi.

Anlaşmaya göre İsrail’in işgal ettiği bölgelerden çekilmesi, Lübnan ordusunun Hizbullah başta olmak üzere devlet dışı silahlı grupları silahsızlandırmasının ardından aşamalı olarak gerçekleşecek. Bu durum, İsrail’in Güney Lübnan’daki askeri varlığını sürdürmesine fiilen kapı aralarken, Tel Aviv yönetimi de gerekli gördüğü takdirde saldırılarını sürdürebileceğinin sinyalini verdi.

Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam anlaşmanın nihai hedefinin İsrail’in tüm Lübnan topraklarından çekilmesi olduğunu savunsa da, Hizbullah plana sert tepki gösterdi. Örgüt, İsrail’in hiçbir ön koşul olmadan Lübnan’dan ayrılması gerektiğini belirterek, silahsızlanmanın işgal sona ermeden kabul edilemeyeceğini açıkladı. Hizbullah yetkilileri, bu yönde atılacak adımların ülkeyi iç savaşa sürükleyebileceği uyarısında bulundu.

İmzaların atıldığı gün İsrail ordusu saldırılarını da durdurmadı. Güney Lübnan’daki Mayfadoun kasabasına düzenlenen hava saldırısında iki kişi hayatını kaybederken, Nabatiye çevresi de bombalandı. İsrail ordusu bazı bölgelere tahliye çağrısı yapan bildiriler atarken, taraflar arasında zaman zaman çatışmaların devam ettiği bildirildi.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Hizbullah tamamen silahsızlandırılmadan İsrail güçlerinin Lübnan’dan çekilmeyeceğini açıkça ifade etti. Buna karşın Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, anlaşmayı ülkenin egemenliğini yeniden tesis etme yolunda atılmış ilk adım olarak değerlendirdi.

Yaklaşık iki yıldır devam eden çatışmalarda binlerce kişi hayatını kaybederken, İsrail’in Lübnan topraklarının önemli bir bölümünü işgal etmeyi sürdürmesi, imzalanan çerçeve anlaşmasının sahada ne ölçüde uygulanabileceğine ilişkin soru işaretlerini artırıyor. Mevcut tablo, anlaşmanın barıştan çok kırılgan bir ateşkes sürecinin başlangıcı olabileceğine işaret ediyor.

Kaynak: Mira Haber

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir