jpg

Uygurlara ürettirilen ürünleri kabul eden hükümetler açıklandı!

ABD ve Avrupa Birliği, komünist Çin’in Müslüman Uygurları zorla çalıştırmasıyla üretilen ürünlere yönelik denetimlerini sıkılaştırırken, tartışmalı tedarik zincirlerinin yeni rotasının Avustralya ve Japonya olduğu öne sürüldü

23 Haziran’da yayımlanan Uygur İnsan Hakları Projesi (UHRP) raporu, Batılı ülkelerde artan yaptırımların Uygurların zorla çalıştırması sorununu ortadan kaldırmadığını, yalnızca ürünlerin yön değiştirmesine neden olduğunu savunuyor.

Rapora göre, ABD ve Avrupa pazarlarında karşılaşılan engeller nedeniyle yüksek risk taşıyan ürünler, denetimlerin daha zayıf olduğu Avustralya ve Japonya pazarlarına yöneliyor.

Raporda yer alan verilere göre Avustralya, 2024 yılında zorla çalıştırma riski taşıyan tedarik zincirlerinden yaklaşık 4,82 milyar dolar, Japonya ise 6,71 milyar dolar değerinde ürün ithal etti. Söz konusu ürünler arasında pamuk ve tekstil ürünleri, hazır giyim, güneş panelleri, alüminyum ve kimyasallar bulunuyor.

UHRP, bu rakamların söz konusu ürünlerin tamamının kesin olarak zorla çalıştırılarak üretildiğini göstermediğini, ancak Sincan bağlantılı yüksek riskli tedarik zincirlerinden geldiklerini ve mevcut sistemlerin bu riski yeterince denetlemediğini belirtiyor.

Yasal barikatlar eksik

Raporda, Avustralya ve Japonya’nın en büyük zafiyetinin, şirketleri tedarik zincirlerini ispat etmeye zorlayan bağlayıcı yasal düzenlemelere sahip olmaması olduğu ifade edildi. Avustralya’da yürürlükte bulunan Modern Kölelik Yasası’nın büyük ölçüde şirketlerin beyanına dayandığı, Japonya’da ise insan haklarına ilişkin tedarik zinciri rehberlerinin gönüllülük esasına göre uygulandığı kaydedildi.

Her iki ülkede de ABD’deki Uygurların Zorla Çalıştırılmasını Önleme Yasası (UFLPA) benzeri, ithalatı doğrudan engelleyen güçlü bir mekanizma bulunmuyor.

ABD’de ise UFLPA kapsamında Sincan bağlantılı ürünlerin zorla çalıştırma sonucu üretildiği varsayılıyor ve ithalatçıların bunun aksini kanıtlaması gerekiyor. Avrupa Birliği de benzer şekilde zorla çalıştırmayla üretilen ürünlerin Birlik pazarına girişini yasaklayacak düzenlemeleri hayata geçiriyor.

UHRP, Avustralya ve Japonya hükümetlerine çağrıda bulunarak, ithalatçıların tedarik zincirlerini belgelemelerini zorunlu hale getiren yeni yasalar çıkarılmasını, gümrük denetimlerinin güçlendirilmesini, ürünlerin izlenebilirliğinin artırılmasını ve ABD ile Avrupa Birliği’yle koordineli denetim mekanizmaları kurulmasını istedi.

Rapor, Batılı ülkelerin uyguladığı yaptırımların ardından tartışmalı ürünlerin tamamen piyasadan çekilmek yerine farklı pazarlara yönelme riski taşıdığı uyarısında bulunurken, Avustralya ve Japonya’nın bu konuda daha sıkı adımlar atmaması halinde küresel tedarik zincirlerinde önemli bir “arka kapı” hâline gelebileceğini vurguluyor.

Kaynak: Mira Haber

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir