thumbs b c 68c39b2a93acbe227079520455ed84f2

İsrail’den açık sürgün planı: Gazze’den çıkış var, dönüş yok!

Gazze halkını zorla göçe zorlayan İsrail’in hedefinde yeni bir insanlık suçu planı var

 İsrail hükümetinin Gazze’ye yönelik politikaları yeni bir kara sayfa daha açtı. İsrail yetkilileri, Kahire’ye açılması beklenen Rafah sınır kapısında Filistinlilerin giriş çıkışını sınırlandırarak “Gazze’den çıkanların sayısının içeride kalanlardan fazla olmasını” hedeflediklerini duyurdu. Bu plan, iki milyonu aşkın Gazzeli’nin sınır dışı edilmesi veya fiilen kapıdan geri dönmesinin engellenmesi amacıyla gündeme getirildi. 

Söz konusu sınır kapısı, Gazze’nin neredeyse tek yaşayabilir giriş çıkış noktası hâline gelmiş durumda. İsrail, bu stratejiyle yalnızca insani gereksinimleri engellemekle kalmıyor, aynı zamanda Filistinlilerin topraklarında özgürce dolaşma hakkını da fiilen ortadan kaldırıyor. Tahminlere göre bu uygulama, Gazze halkını bir nevi sürgün ve zorla yer değiştirme politikasına dönüştürme potansiyeli taşıyor.

İşgalci İsrail’in bu hamlesi, hâlihazırda elektrik, gıda, su ve ilaç gibi temel ihtiyaçların sistematik olarak kısıtlandığı abluka koşulları altında zaten kırılgan olan Gazze halkı üzerinde yıkıcı sonuçlar doğuruyor. Elektrik kesintileri özellikle hastaneleri, su arıtma tesislerini ve ekmek fırınlarını çalışamaz hâle getiriyor; yabancı kaynaklar bu durumu “toplu cezalandırma ve insani yardım engelleme” olarak tanımlıyorlar.

Bu yeni plan, uluslararası hukukun açık ihlali olarak yorumlanıyor. Birçok Arap ve Müslüman devlet İsrail’in Gazze’ye yönelik kuşatma ve yerinden etme politikalarını savaş suçu ve soykırım niteliğinde olarak nitelendirdi. Bu bağlamda Birleşmiş Milletler, Gazze’ye yeterli insani yardımın derhal ve kısıtlanmadan ulaştırılması çağrısını yineliyor ve izole sınır kontrol noktalarının yaratılmasını reddediyor.

Gazze, hâlihazırda aşırı açlık, susuzluk ve sağlık hizmeti kıtlığıyla mücadele ediyor. Elektriğin kesilmesiyle beraber su arıtma tesisleri çalışamaz hale geldiği için halk temiz su bulmakta zorlanıyor, gıda ve ilaç erişimi daha da kısıtlanıyor. Bu koşullar, sivillerin ölümüne neden olabilecek bir insani krizin derinleşmesi tehdidini taşıyor. 

İsrail yönetiminin bu çizgisi, yalnızca Gazze’yi izole etmekle kalmıyor, aynı zamanda Filistin halkının topraklarında yaşam hakkını ortadan kaldırmayı hedefleyen sistematik bir stratejiyi de ortaya koyuyor. Uluslararası toplumun bu açık saldırganlığı görmezden gelmeye devam etmesi durumunda Gazze’deki insanlık dramı daha da genişleyecek gibi görünüyor. 

Kaynak: Mira Haber 

Bir Cevap Yazın