thumbs b c 4ddfc021bdef307fe14c0415214ccf0c

İranlı kritik isim, Çin temsilciliğinin başına atandı!

İran’da son dönemin en dikkat çekici siyasi hamlelerinden biri sessiz sedasız gerçekleşti

İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, artık yalnızca iç siyasetin değil; Washington’la yürütülen hassas temasların ve Pekin’le kurulan stratejik hattın da merkezindeki isim hâline geliyor. İran basınında yer alan bilgilere göre Kalibaf, İran’ın “Çin işleri özel temsilcisi” olarak görevlendirildi.

İran’ın Tesnim Haber Ajansı tarafından verilen bilgilere göre Kalibaf’ın İran-Çin ilişkilerinin farklı alanlarını koordine edeceği belirtildi. Ancak dikkat çeken ayrıntı, atamanın kim tarafından yapıldığının açıklanmaması oldu. Bu durum ise Tahran kulislerini hareketlendirdi.

İran’da böylesine kritik bir görevin perde arkasında doğrudan rejimin üst güvenlik yapılarının ve Devrim Muhafızları çevrelerinin bulunduğu yorumları yapılmaya başlandı.

Bu gelişme sıradan bir diplomatik görevlendirme olarak görülmüyor. Çünkü Kalibaf son aylarda ABD ile yürütülen kritik temaslarda öne çıkan baş aktörlerden biri hâline gelmişti. Özellikle Pakistan’ın başkenti Islamabad’da gerçekleştirilen dolaylı ABD-İran görüşmelerinde İran heyetine liderlik ettiği ve müzakerelerde belirleyici rol oynadığı aktarılmıştı.

Böylece Tahran yönetimi aynı ismi hem Washington masasına hem de Pekin hattına yerleştirerek dikkat çekici bir güç konsolidasyonuna gitmiş oldu.

Yeni dönemin en güçlü isimlerinden

İran içerisindeki bazı analizlerde Kalibaf’ın artık yalnızca bir meclis başkanı olmadığı, rejimin yeni dönem güç mimarisinde kilit figürlerden biri hâline geldiği belirtiliyor. Devrim Muhafızları geçmişi, emniyet teşkilatındaki görevleri ve yıllarca sürdürdüğü Tahran Belediye Başkanlığı sayesinde devletin güvenlik damarlarıyla güçlü bağlara sahip olan Kalibaf’ın, özellikle kriz dönemlerinde daha fazla yetki topladığı ifade ediliyor.

Çin dosyasının doğrudan ona verilmesi ise Tahran’ın yönünü artık daha sert biçimde Doğu eksenine çevirdiğinin işareti olarak değerlendiriliyor. İran, ağır yaptırımlar ve ekonomik darboğaz nedeniyle son yıllarda enerji ticareti, altyapı yatırımları ve finans ağları konusunda Çin’e giderek daha bağımlı hâle gelmişti. İki ülke arasında imzalanan 25 yıllık stratejik iş birliği anlaşmasıyla birlikte Pekin, İran ekonomisinin can damarlarından biri konumuna yükseldi.

Ancak bu atamanın zamanlaması daha da dikkat çekici. İran bir yandan ABD ile gerilimi kontrollü biçimde yönetmeye çalışırken, diğer yandan Çin’i rejimin uzun vadeli sigortası hâline getirmeye çalışıyor. Tahran yönetimi, Batı baskısı ve bölgesel krizlerin derinleştiği bir dönemde Pekin’le ilişkileri artık yalnızca ekonomik değil; doğrudan jeopolitik ve güvenlik temelli bir ortaklığa dönüştürüyor.

Uzmanlara göre Çin dosyasının doğrudan Kalibaf’a teslim edilmesi, İran rejiminin Pekin’i artık yalnızca ticari ortak değil, sistemin geleceğini ayakta tutacak ana küresel dayanaklardan biri olarak gördüğünü ortaya koyuyor.

Kaynak: Mira Haber

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir