image 2026 02 05 16 02 30

Filistinli çocukları “İsrail’e ısındırma” planı: Askerler bizzat ders verecek!

Soykırımcı İsrail hükümeti, işgal altındaki Kudüs’ün doğu kesimindeki Filistin okullarında propaganda uygulaması başlatıyor

İsrail ordusuna bağlı İç Cephe Komutanlığı’nda görev yapan ve “Arapça konuşan sözcüler” olarak tanımlanan yedek askerlerin, Doğu Kudüs’teki Filistin okullarına yönelik yeni bir uygulamayı hayata geçirmeye hazırlandığı ortaya çıktı.

Israel Hayom‘un haberine göre “eğitici ve farkındalık artırıcı” olarak sunulan bu proje kapsamında, İsrail askeri üniforması giymiş askerlerin doğrudan Filistinli öğrencilerin bulunduğu okullara girmesi planlanıyor.

Çocukları kendi taraflarına mı çekecekler?

Henüz İsrail ordusu tarafından resmi olarak duyurulmayan projede, Kudüs Belediyesi ve ordu tarafından “pilot okul” olarak seçilen bir eğitim kurumuna askerlerin giriş yapması öngörülüyor. Programın, bölgede yapılan ön ziyaretler ve kurumlar arası hazırlıkların ardından ilk kez bu okulda denenmesi bekleniyor.

Planlanan uygulamaya göre, askerler sınıflarda bizzat ders verecek ve öğrencilere acil durumlarda nasıl davranmaları gerektiği anlatılacak. İsrail ordusu bu girişimi, Doğu Kudüs’teki öğrenciler arasında “acil durum bilgisi konusunda ciddi bir boşluk bulunduğu” iddiasıyla gerekçelendiriyor.

İç Cephe Komutanlığı ise Filistinli ailelerin askerlerin okullara girmesine yönelik hassasiyetinin farkında olduklarını öne sürüyor. Bu nedenle ders içeriklerinin ebeveyn komiteleriyle “koordine edileceği” belirtiliyor.

Aynı kaynaklara göre Filistinli veliler, çocuklarına anlatılacak konuların siyasi mesajlar içermemesini talep ediyor.

Neden öğretmenler değil de askerler?

Ancak dikkat çeken nokta, bu “farkındalık” programının mutlaka İsrail ordusu askerleri tarafından ve askerî üniforma ile yürütülmek istenmesi. Zira 1948 öncesi sınırlar içinde kalan ve yalnızca Arap öğrencilerin eğitim gördüğü İsrail devlet okullarında bile benzer acil durum eğitimleri genellikle öğretmenler tarafından veriliyor.

Bu okullarda askerlerin sınıflara girmesi son derece nadir. Nitekim halihazırda öğretmenler, ordu tarafından okul dışında eğitiliyor ve tatbikatları kendileri yürütüyor.

Haberde görüşlerine yer verilen projede görevli bir asker, öğrencilerin askerî üniformaya tepki gösterebileceğini kabul ediyor. “Neden üniformada İsrail bayrağı var da Filistin bayrağı yok?” gibi sorularla karşılaşabileceklerini söyleyen asker, bu durumlarda “Biz İsrail ordusunu temsil ediyoruz” cevabını verdiklerini ifade ediyor.

Amaçlarının ordunun Filistinliler nezdinde genellikle olumsuz bir bağlamda algılandığını bildiklerini, ancak her sorunun meşru olduğunu göstermek olduğunu da savunuyor.

“Hazırlıklar son aşamada”

İç Cephe Komutanlığı’nın Doğu Kudüs’teki varlığı yeni değil; ancak askerlerin okullara doğrudan girmesi meselesi, hâlâ “en uygun yöntem” tartışmalarıyla birlikte ele alınıyor. Pilot okul için hazırlıkların son aşamaya geldiği, her şey planlandığı gibi ilerlerse askerlerin Mayıs ayı civarında Doğu Kudüs’teki okullara girmeye başlayacağı belirtiliyor. Aynı zamanda ekiplerin güvenliğinin nasıl sağlanacağı da ayrıca değerlendiriliyor.

Son dönemde İç Cephe Komutanlığı, işgalci İsrail sınırları içindeki Arap kasaba ve köylerinde de varlığını artırma çabası içinde. Bazı yerleşimlerde resmî kurumlarla iş birliği başlatıldığı ifade ediliyor.

Bu kapsamda, büyük bölümü sığınaklardan ve koruyucu altyapıdan yoksun olan Necef’teki Filistinli Bedevi köyleri ve kentlerinde de faaliyet yürütülmesi planlanıyor.

Bu hedefler doğrultusunda, Aralık 2024’te eski İç Cephe Komutanı Tümgeneral Rafi Milo’nun da katıldığı bir “korunma” konferansı düzenlendi.

Askeri “insanileştirme” çabası

Gazeteye konuşan askerler, Bedevi toplumlarında halihazırda “ulusal hizmet” yapan genç kızların okullarda rehberlik verdiğini, ancak bunun yeterli etkiyi oluşturmadığını savunuyor. Filistinli gençlerin askerlikten muaf tutulmasına rağmen teşvik edilen bu hizmet modeli, eleştirmenler tarafından Filistinli gençleri “İsraillileştirmeyi” amaçlayan bir proje niteliği taşımakta.

Askerlere göre, bir çocuğun üniformalı bir askeri sınıfta görmesi ve ondan talimat alması çok daha “etkili” sayılıyor. Bu yaklaşım, İsrail askerlerinin işgal, savaş suçları, etnik temizlik ve soykırımın sembolü olmaktan çıkarılıp gündelik hayatın “normal” bir parçası hâline getirilmesi çabasına işaret ediyor.

Fakat hesaba katmadıkları bir konu, özellikle Batı Şeria’da yaşayan Filistinlilerin neredeyse her hafta evlerine baskın düzenlenmesi. Nitekim işgal askerleri çocuk-yaşlı demeden evleri arıyor, gözaltılar yapıyor ve şiddet uygulayarak gözdağı veriyor.

Projede görev alan askerler, nihai hedeflerinin daha geniş bir etki oluşturmak olduğunu söyledi. Bir asker, “Bu bölgelerde güçlendirilmiş odalar yok. Talimatları buna göre uyarlıyoruz. Bir çocuk eve gidip siren çaldığında ailesine en yakın korunaklı yerde on dakika kalmaları gerektiğini söylerse, tek bir hareketle tüm aileyi kazanmış oluruz” ifadelerini kullanıyor.

Bu sinsi ifadeler, daha önce belirtildiği gibi Filistinlilerin sözde “gönlünü kazanarak” İsraillileştirme çabalarının bir parçası.

Oysa Filistinlilerin yaşadığı bölgelerde sığınak ve koruyucu altyapı sağlamak, İsrail makamlarının hukuki ve fiilî sorumluluğu olarak görülüyor. Bu imkanlar Yahudi çoğunluklu şehirlerde ve yasa dışı yerleşimlerde sistemli biçimde sağlanırken, Filistinli bölgelerde büyük ölçüde yok sayılıyor.

Projeye katılan askerler ayrıca bütçe sıkıntısından da şikâyet ederek İç Cephe Komutanlığı’nın Arap bölgelerindeki farkındalık çalışmalarına yeterli kaynak ayırmadığını ileri sürüyor. Buna karşın İsrail ordusu yetkilileri, projeye ilişkin yaptığı açıklamada “tüm finansmanın sağlandığını” iddia ediyor.

Kaynak: Mira Haber

Bir Cevap Yazın