Siyonizmin baş destekçilerinden Almanya, bir yandan İsrail’e arka çıkarak diğer yandan da Filistin işgalini eleştiriyor
Almanya hükümeti, işgal altındaki Batı Şeria’da İsrail’in yasa dışı yerleşim faaliyetlerini bir kez daha eleştirdi. Ancak Berlin yönetimi, Avrupa Birliği içinde gündeme gelen, yasa dışı yerleşimlerde üretilen ürünlerin ithalatının yasaklanması gibi somut yaptırım önerilerine destek verip vermeyeceği konusunda sessiz kaldı.
Dışişleri Bakanı Johann Wadephul, Almanya’nın uluslararası hukuka göre Batı Şeria’daki İsrail yerleşimlerini yasa dışı gördüğünü ve “fiili ilhaka” karşı olduğunu söyledi. Yerleşimci şiddetinin kabul edilemez olduğunu belirten Wadephul, İsrail hükümetinden buna karşı kararlı adımlar atmasını beklediklerini ifade etti.
Ancak açıklamaların devamında Berlin’in tavrı yine değişmedi. Zira Wadephul, AB Dışişleri Bakanları toplantısında yasa dışı yerleşim ürünlerine yönelik olası ticari yaptırımları destekleyip desteklemeyecekleri sorusuna net bir yanıt vermedi. Bunun yerine İsrail ile “diyalog kanallarının açık tutulmasının” önemini vurguladı.
Siyasi ikiyüzlülük
Almanya’nın bu yaklaşımı, son günlerde izlediği politikayla birlikte değerlendirildiğinde dikkat çekici bir tablo ortaya koyuyor. Berlin yönetimi bir yandan uluslararası hukuku hatırlatarak İsrail’in yerleşim politikalarını eleştirirken, diğer yandan bu ihlaller karşısında etkili olabilecek ekonomik veya diplomatik yaptırımlara mesafeli duruyor.
Bu tutum, Almanya’da kısa süre önce gündeme gelen tartışmalı yasa teklifiyle de birlikte yeniden sorgulanıyor. Federal Eyaletler Meclisi’nde ilerletilen düzenleme, katil İsrail’in var olma hakkını alenen reddeden veya İsrail’in ortadan kaldırılması çağrısı yapan kişilere beş yıla kadar hapis cezası verilmesini öngörüyor.
Buna karşın aynı Almanya’nın, uluslararası hukuka aykırı olduğunu kabul ettiği Batı Şeria yerleşimleri konusunda bağlayıcı yaptırımlardan kaçınması, “çifte standart” eleştirilerini güçlendiriyor.
Wadephul ayrıca Gazze’ye insani yardım girişinin önündeki kısıtlamaların kaldırılması gerektiğini söylese de, Hamas’ın yönetim yapısının tasfiye edilmesi ve Gazze’nin gelecekte kurulacak Filistin yönetimine devredilmesi gerektiğini savundu. Lübnan ile İsrail arasında yürütülen görüşmelerin de “tarihi öneme sahip” olduğunu ifade etti.
Kaynak: Mira Haber
Mira Haber – Ortadoğu Bağımsız Muhabir Ajansı Tarafsız değiliz. Ancak Mirahaber'de sadece gerçekleri okursunuz.
