bc43de97 04f1 4ded 8f26 5e254edc032d

Bahreyn ve Kuveyt fiilen savaşa katıldı! İran’a misilleme saldırıları

Körfez’de savaşın yeni bir evreye girmesiyle Bahreyn ve Kuveyt’ten İran’a füze ateşlendi

The Wall Street Journal‘ın aktardığına göre Bahreyn ve Kuveyt, topraklarına yönelik İran saldırılarına karşılık olarak İran’ı savaş uçaklarıyla hedef aldı. Böylece şimdiye kadar daha sınırlı pozisyonda kalan iki Körfez ülkesi de fiilen çatışmanın tarafları arasına katılmış oldu.

Habere göre Bahreyn ve Kuveyt’e ait savaş uçakları, İran’daki insansız hava aracı ile füze depolarını vurdu. Operasyon sırasında Birleşik Arap Emirlikleri’nin istihbarat desteği sağladığı ve hava sahasında “savunma koruması” sunduğu öne sürüldü.

BAE ile Suudi Arabistan’ın ise savaşın ilk günlerinde İran’a yönelik saldırılar düzenlediği, özellikle Abu Dabi yönetiminin İran’ın yoğun füze ve İHA saldırıları altında kalmasına rağmen onlarca hava harekâtı gerçekleştirerek en sert askeri tutumu sergilediği ifade edildi.

İran’ın saldırılarına doğrudan misilleme

Bahreyn ve Kuveyt’in doğrudan savaşa dahil olması, bölgesel çatışmanın daha geniş bir alana yayılabileceğine işaret ediyor. Son haftalarda İran’ın en yoğun saldırılarının hedefi olan iki ülkenin çatışmaya aktif şekilde katılması, Körfez’deki gerilimi yeni bir seviyeye taşıdı.

Her ne kadar askeri kapasiteleri Suudi Arabistan ve BAE ile kıyaslandığında daha sınırlı olsa da Bahreyn son yıllarda savunma yatırımlarını önemli ölçüde artırdı. Ayrıca 2020 yılında imzalanan İbrahim Anlaşmaları kapsamında katil İsrail ile diplomatik ilişki kuran ülkelerden biri oldu.

İran’ın özellikle Suudi Arabistan ve BAE yerine Bahreyn ile Kuveyt’i yoğun şekilde hedef alması dikkat çekiyor. Zira uzmanlara göre bunun en önemli nedenlerinden biri iki ülkenin coğrafi kırılganlığı.

Petrol ihracatlarını neredeyse tamamen Hürmüz Boğazı’na bağımlı şekilde sürdüren Bahreyn ve Kuveyt, olası uzun süreli saldırılardan en fazla etkilenecek Körfez ülkeleri arasında gösteriliyor.

Ada ülkesi olan Bahreyn’in dış dünyayla tek kara bağlantısı Suudi Arabistan’a uzanan köprüden oluşurken, Kuveyt ise Irak sınırında ve Hürmüz Boğazı’nın kuzey ucunda bulunuyor. Bölgesel yetkililer, Kuveyt’in son dönemde hem İran’ın hem de Tahran destekli Iraklı milis grupların yoğun saldırılarıyla karşı karşıya kaldığını belirtiyor.

Kuveyt Dışişleri Bakanlığı da bu hafta içinde yaptığı bir açıklamada İran’ın bir elektrik santralini ve su arıtma tesisini vurduğunu duyurmuştu. Saldırıların büyük çaplı yıkıma yol açmadığı belirtilse de uzmanlar, Körfez ülkelerindeki tuzdan arındırma tesislerinin kapsamlı şekilde hedef alınmasının milyonlarca insanı etkileyecek ciddi bir insani felaketi tetikleyebileceği uyarısında bulunuyor.

Analistlere göre Bahreyn ve Kuveyt’in askeri müdahalesi savaşın genel seyrini değiştirecek güçte görünmüyor. ABD ve İsrail’in yılın başlarında İran’a yönelik başlattığı geniş çaplı saldırılarla başlayan süreçte, Haziran ayında uzatılan ateşkes fiilen çöktü. İran’ın Körfez ülkeleri ile Hürmüz Boğazı’ndaki gemilere yönelik saldırıları çatışmaları yeniden tırmandırdı.

Suudi Arabistan savaşın ilk günlerinde ABD ile birlikte İran’a yönelik operasyonlara katıldıktan sonra rotasını diplomatik arabuluculuğa çevirdi ve Pakistan’ın yürüttüğü girişimlere destek verdi. Buna rağmen Riyad yönetimi, ABD’nin hava sahasını ve askeri üslerini daha geniş şekilde kullanmasına izin vermeyi sürdürdü.

Birleşik Arap Emirlikleri ise İran’a yönelik onlarca saldırıyla savaşın en aktif Körfez aktörlerinden biri olarak öne çıktı.

Öte yandan ABD Başkanı Donald Trump, yaptığı bir açıklamada İran’a karşı “çok büyük bir saldırı” seçeneğini değerlendirdiğini söyledi. 

Kaynak: Mira Haber, Ajanslar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir