ATV dizisinde skandal sahne: Teşhirciliğe itiraz eden başörtülü kadın hedefte!

ATV ekranlarında yayınlanan bir dizide yer alan skandal sahnelerde, ahlaksızlığa itiraz eden başörtülü bir kadın açıkça hedef alındı ve alenen kötülendi.

“Aynı Yağmur Altında” adlı dizinin bir sahnesinde, başörtülü bir kadının kamusal alandaki teşhirci giyim tarzına itiraz etmesi senaryo gereği olumsuz bir tavır olarak sunuldu. Ahlaki bir uyarı niteliğindeki bu tepki, dizide bilinçli biçimde gericilik ve bağnazlıkla özdeşleştirildi. İtiraz eden kadın aşağılanırken, ona hakaret eden karakterler “aydın” ve “haklı” konumuna yerleştirildi.

Dizinin ana karakteri, İngiltere’de Filistin’e destek protestolarına katıldıktan sonra yaralanan ve ardından Türkiye’ye gelen bir kadın olarak kurgulandı. Bu karakter, Türkiye’de metroya bindiği sırada kendisinin ve çevresindeki birçok kişinin giydiği açık ve uygunsuz kıyafetler, başörtülü bir kadın tarafından eleştirildi. Ancak bu sahnede ahlaki çöküşün sorgulanması gerekirken, uyarıda bulunan kadın hedef alındı.

Tepkinin ardından sahneye giren ve dizide “modern” ile “aydın” kimliğiyle konumlandırılan başı açık bir kadın, başörtülü kadına bağırarak şu ifadeleri kullandı:

“Zaten her yeri imam hatip yaptınız, bir de giyimimize karışıyorsunuz. Müslümanlık böyle olmaz diyorsun da, belki onlar senden daha Müslüman! Burası Türkiye Cumhuriyeti, beğenmiyorsan Afganistan’a git.”

Bu sözler dizide herhangi bir eleştiriye tabi tutulmadığı gibi, tam tersine haklı bir tepki olarak sunuldu. Başörtülü kadın susturulurken, hakaret içeren ifadeler kullanan karakter meşrulaştırıldı. Oysa dinin temel amaçlarından biri olan iyiliği emretme ve kötülükten sakındırma ilkesi, bu sahnede bir ayıp ve suç gibi yansıtıldı.

Söz konusu sahnelerle dizide açık bir mesaj verildi: Ahlaki sınırları sorgulayan kadın başörtülü ise “kötü”, teşhirciliği savunan, bağıran ve hakaret eden kadın başı açıksa “aydın” olarak sunuldu.

Bu yaklaşımın tesadüf olmadığı dikkat çekti. Geçmişten bugüne Türk dizi ve sinema yapımlarında başörtülü kadınlar sıklıkla tahammülsüz, kaba ve çağdışı; seküler kadınlar ise özgürlükçü, ilerici ve aydın karakterler olarak resmedildi. Toplumun büyük bir kesiminin inancını temsil eden başörtüsü, sistematik biçimde negatif bir stereotipe dönüştürüldü.

Ayrıca “Türkiye Cumhuriyeti” ile “Afganistan” arasında kurulan karşılaştırma gibi provoke edici ifadelerle bu algı daha da keskinleştirildi. Ülkede cinayet ve taciz gibi suçlara karşı ağır cezalar talep eden kesimlerin, kısasın uygulandığı Afganistan ismi üzerinden aşağılayıcı bir dil kullanılması da diziler aracılığıyla normalleştirildi.

Benzer bir yaklaşım daha önce de ATV ekranlarında yayınlanan “Esra Erol’da” programında görülmüş, programda şeriata yönelik aşağılayıcı ifadeler kamuoyunda tepki çekmişti. 

Kaynak:Mira Haber

Bir Cevap Yazın