Almanya hükümetinin zalim Çin rejimine iade ettiği Uygur genç için Türkiye devreye girdi
21 yaşındaki Uygur kökenli Arafat Adil, işkence ve keyfi gözaltı riski bulunduğu yönündeki uyarılara rağmen polis eşliğinde Frankfurt Havalimanı’ndan Pekin’e gönderilmişti. İnsan hakları kuruluşları Berlin yönetimini uluslararası hukuku ihlal etmekle suçlarken, genç Uygur’un Çin’e ayak basar basmaz gözaltına alınması tepkileri daha da büyüttü.
Tehdit Altındaki Halklar Topluluğu (STP) ile Dünya Uygur Kongresi (WUC), Almanya’nın bu kararla, işkence veya zulüm riski bulunan ülkelere geri göndermeyi yasaklayan “geri göndermeme” (non-refoulement) ilkesini açıkça ihlal ettiğini belirtti.
Kuruluşlar, Federal Göçmenlik ve Mülteciler Dairesi’nin (BAMF), Arafat Adil’in Doğu Türkistan’da doğmuş olmasına ve Uygurların Çin’de sistematik baskı riski altında bulunduğuna ilişkin raporlara rağmen geri gönderme yasağını uygulamamasını sert sözlerle eleştirdi.
Çin’in Avrupa’ya uzanan kanlı eli: Bir Uygur daha Çin zulmüne kurban edildi!
Türk vatandaşı olduğu ortaya çıktı; hükümet devreye girdi
Edinilen bilgilere göre Arafat Adil’in ailesi 2017 yılında Doğu Türkistan’dan ayrılarak Türkiye’ye yerleşti. Adil ise 2024 yılında Türk vatandaşlığına geçerek Türk pasaportu aldı. Buna rağmen Almanya, genç Uygur’u Türkiye’ye göndermek yerine doğrudan Çin’e sınır dışı etti.
Ailenin de anlam veremediği bu kararın gerekçesi Alman makamlarınca ayrıntılı şekilde açıklanmadı.
21 Temmuz’da polis eşliğinde Frankfurt’tan Pekin’e götürülen Adil, uçağın inişinin ardından Çin güvenlik güçleri tarafından gözaltına alındı ve sorguya çekildi. İnsan hakları örgütlerine göre genç Uygur’un özgürlüğüne kavuşması ise Türkiye’nin diplomatik girişimleri sayesinde mümkün oldu.
Türk diplomatların müdahalesinin ardından serbest bırakılan Adil’in Türkiye’ye dönmesine izin verildi.
Almanya İçişleri Bakanlığı ise tartışmaları daha da alevlendiren bir açıklama yaptı. Bakanlık, Uygurların Çin’e sınır dışı edilmesini tamamen yasaklayan genel bir uygulama bulunmadığını belirtirken, aynı zamanda Federal Göçmenlik ve Mülteciler Dairesi’nin mevcut yaklaşımının Çin’den gelen Uygurlara kural olarak koruma sağlamak yönünde olduğunu ifade etti. İnsan hakları savunucuları ise bu iki açıklamanın birbiriyle çeliştiğini ve alınan kararın hukuki olduğu kadar vicdani açıdan da ciddi soru işaretleri doğurduğunu dile getirdi.
Tek vaka değil
Bu olayın ilk örnek olmadığına da dikkat çekiliyor. Kasım 2025’te Uygur kökenli Reziwanguli Baikeli isimli bir kadın da Türkiye yerine Çin’e gönderilmiş, uluslararası tepkilerin ardından yeniden Türkiye’ye dönebilmişti. Aradan geçen aylara rağmen benzer bir olayın yeniden yaşanması, Almanya’nın Uygur politikalarının yeniden sorgulanmasına neden oldu.
Birleşmiş Milletler uzmanları ve çok sayıda uluslararası insan hakları kuruluşu yıllardır Çin işgali altındaki Doğu Türkistan’da Uygurlara yönelik kitlesel gözaltılar, keyfi tutuklamalar, zorla çalıştırma ve ağır insan hakları ihlallerine ilişkin raporlar yayımlıyor.
Bu tabloya rağmen Almanya’nın, işkence riski bulunduğu belirtilen bir Uygur gencini Çin’e göndermesi, insan hakları örgütlerine göre yalnızca tartışmalı bir idari karar değil, uluslararası koruma yükümlülüklerini sorgulatan ciddi bir skandal olarak kayıtlara geçti.
Kaynak: Mira Haber
Mira Haber – Ortadoğu Bağımsız Muhabir Ajansı Tarafsız değiliz. Ancak Mirahaber'de sadece gerçekleri okursunuz.
