6pq54ofh6p

Bir nesil zehirlendi.. Sosyal medya için 15 yaş sınırı nihayet mecliste!

15 yaş altına sosyal medya yasağı TBMM’ye geliyor

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş bugün yaptığı açıklamada, 15 yaş altı çocukların sosyal medya kullanımını yasaklayan düzenlemenin de içinde yer aldığı torba yasa taslağının bu ay sonunda Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne geleceğini duyurdu.

Taslağa göre 15 yaşından küçük çocuklar sosyal medya platformlarında hesap açamayacak ve hizmet alamayacak; şirketlere bu yaş grubuna hizmet sunmama, hesap açmama yükümlülüğü getirilecek ve zararlı içeriklere karşı daha etkili filtreleme sistemleri kurulması istenecek. Göktaş, bu düzenlemenin çocukları çevrimiçi zararlı etkilere karşı korumak olduğunu belirtti. 

Dünyada benzer adımlar atılırken, bu tür bir düzenlemenin Türkiye’de kanunlaşması uzun süredir beklenen bir gelişmeydi. Avustralya, 2025 Aralık ayında 16 yaş altı için sosyal medya erişimini yasaklayan ilk ülke oldu ve platformlara bu yaş grubundaki kullanıcıları engelleme zorunluluğu getirdi.

Malezya 2026 yılı itibariyle 16 yaş altına yasak getirileceğini duyurdu. Almanya’da 13–16 yaş arasındakiler yalnızca ebeveyn izniyle sosyal medya kullanabiliyor. İtalya’da 14 yaş altına ebeveyn izni zorunlu. Norveç, sosyal medya kullanımı için yaş sınırının 13’ten 15’e çıkarılması önerildi; ayrıca mutlak bir 15 yaş sınırı planlanıyor.

Fransa 2026 eğitim yılı başında 15 yaş altına sosyal medya yasağı getirmeyi planladığını açıkladı; Macron Hükümeti yayımlanan tasarıda yaş denetimi ve okulda uygulanan telefon yasağını genişletmeyi hedefliyor. Avrupa’nın bazı ülkelerinde (örneğin Danimarka) çocukların sosyal medya erişimini sınırlama veya engelleme girişimleri gündeme geldi. 

İstismar, pedofili ağları, siber zorbalık..

Bu düzenlemenin dayandırıldığı temel gerekçeler, çocukların sosyal medya ortamlarında fiziksel, zihinsel ve ahlaki açıdan ciddi risklerle karşı karşıya kalması olarak sıralanıyor. Uzman raporları ve resmi kurum değerlendirmelerine göre 15 yaş altındaki çocuklar; cinsel istismar ve pedofili ağlarının hedefi olma, kimlik avı ve dijital dolandırıcılık, siber zorbalık, şiddet ve müstehcen içeriklere maruz kalma gibi tehlikelerle sıkça karşılaşıyor.

Bunun yanı sıra algoritmaların çocukları saatlerce ekran başında tutacak şekilde çalışması, dikkat dağınıklığı, bağımlılık, uyku bozuklukları, kaygı ve depresyon gibi psikolojik sorunları derinleştiriyor. Sosyal medyada sunulan kontrolsüz içerik akışı, çocukların değer dünyasını şekillendirirken aile denetimini fiilen devre dışı bırakıyor; gerçek hayattan kopuşu, yalnızlaşmayı ve sağlıksız rol modellerin normalleşmesini hızlandırıyor. Birçok ülkede bu nedenle sosyal medya artık masum bir iletişim aracı değil, çocuklar için yüksek riskli bir dijital alan olarak tanımlanıyor ve devlet müdahalesi meşru bir koruma tedbiri olarak görülüyor.

Kaynak: Mira Haber 

Bir Cevap Yazın