Dünyayı değiştiren destansı direniş: 3 yıl önce 7 Ekim

3 yıl önce 7 Ekim 2023 tarihinde, dünya tarihini öncesi ve sonrası olarak ayıran direniş gerçekleşti

Tam üç sene önce bugün, Gazze’nin çember altında tutulan caddelerinde günün ilk aydınlığı belirirken, direnişçiler büyük bir gizlilikle hazırlıklarını tamamlıyordu. Uzun senelerdir maruz kalınan ambargo, yokluk ve açık hava hapishanesi koşullarının ardından sabrın son noktaya ulaştığı an gelip çatmıştı. İşgalci yönetimin öne sürdüğünün tersine, süreç 7 Ekim günü başlamış değildi.
Günün henüz erken vakitlerinde, Gazze’nin doğu sınır hattından yüzlerce roket gökyüzüne fırlatıldı. İzzeddin el-Kassam Tugayları, Kudüs Tugayları ve diğer Filistinli direniş unsurları, on yıllardır devam eden zulme meydan okuyan eş zamanlı bir harekât başlattı.
Siyonist Yahudilerin “Simhat Tora” bayramına denk gelen bu hamlede, tarihte ilk kez Gazze’yi kuşatan işgal bariyerleri yarılarak dışına çıkıldı.
Planörlerle, motosikletlerle, altı kazılan tünellerden ve kesilen tel örgülerin arasından geçilerek işgal altındaki topraklara girildi. Dijital mecralara yansıyan ilk görüntülerde, motorlu paraşütlerle havalanan savaşçıların Sderot ve etrafındaki bölgelere iniş yaptığı, soykırımcı İsrail güvenlik güçlerinin büyük bir şaşkınlık ve çaresizlik içinde kaldığı izleniyordu.
Hamas’ın önde gelen isimlerinden İsmail Haniye, Salih el-Aruri ve Yahya Sinvar da operasyon haberini aldıkları ilk anda şükür secdesine varmışlardı.
İstihbarat mekanizması çökertildi
Gazze sınır hattındaki barikatları aşan unsurlar; Be’eri, Kfar Aza, Nir Oz, Netiv Haasara ve Alumim gibi yerleşim alanlarına girerek çok sayıda işgalciyi etkisiz hale getirdi ve birçok kişiyi de esir alarak kontrol altına aldı.
Kısa süre sonra İsrail iç güvenlik teşkilatı Şin Bet, bu baskını öngörüp engelleyemediklerini itiraf etmek zorunda kaldı. Bu durum, İsrail’in savunma ve istihbarat ağındaki büyük zafiyeti gözler önüne serdi ve işgal güçlerinin müdahalede gecikmesine yol açtı.
Tüm yazılarAskerî karargâhlara girildiğini gösteren kareler, yıllardır zihinlere kazınmaya çalışılan “mağlup edilemez ordu” algısının yıkılışını simgeledi.
“Yıkıma karşı yıkım”
Kassam Tugayları eş zamanlı olarak pek çok noktada hâkimiyet kuruyordu:
- Erez Sınır Kapısı’ndaki İsrail birlikleri tamamen etkisiz kılındı.
- Re’im askerî üssünde bulunan işgal ordusu karargâhı ele geçirildi.
- Sderot ve Ofakim gibi meskûn mahaller bir süreliğine direniş güçlerinin denetimine geçti.
- Zırhlı araçlar ve tanklar ateşe verildi, askerler esir alındı.
O sabah siren sesleri Tel Aviv’in merkezine kadar ulaştı.
Siyonist İsrail toplumu uzun yıllar sonra ilk kez bu derece büyük bir korkuyla yüzleşti. Gazze’nin yıllardır maruz kaldığı bombardımanların ağırlığı, o gün kendilerine geri dönmüştü.
732 gündür süren büyük acı
Takip eden günlerde katil İsrail, tarihin şahit olduğu en şiddetli yıkım harekâtlarından birini devreye soktu. Binlerce sivil, kadın, çocuk ve yaşlı, bu direnişe “misilleme” bahanesiyle doğrudan hedef alındı.
Eğitim kurumları, sağlık merkezleri, ibadethaneler ve hatta Birleşmiş Milletler’e ait sığınaklar dahi bombalandı. Buna rağmen Gazze halkı iradesinden taviz vermedi. Moloz yığınlarının arasından çıkarılan her bir çocuk, direniş kararlılığının yeni birer simgesine dönüştü.
Sonuç olarak 80 binden fazla can katledilirken, dünya Siyonizmin gerçek yüzünü tüm çıplaklığıyla bir kez daha görmüş oldu.
Bugün, 7 Ekim 2023’ün üzerinden tam iki yıl geçmiş durumda. Gazze hâlen ağır bir ambargo altında bulunuyor, binlerce evlat yetim kaldı.
Ancak direniş ruhu ilk günkü gibi dimdik ayakta duruyor.
Yaşanan tüm yıkıma ve acılara rağmen Gazze’nin kararlılığı kırılmadı. Ve yetişen her yeni nesil, o sabah paramotorlarla göğe yükselen savaşçıların açtığı yoldan ilerlemeye devam ediyor.
Kaynak: Mira Haber




Yorum yaz