ABD Başkanı Donald Trump’ın “İran görüşme talep etti” açıklamasıyla duyurduğu Doha zirvesi, daha başlamadan diplomatik krize dönüştü
Washington, Salı günü Katar’ın başkenti Doha’da üst düzey ABD-İran görüşmelerinin yapılacağını açıklarken, Tahran ise iddiaları kesin bir dille reddederek “Amerika ile hiçbir düzeyde müzakere planlanmıyor” mesajı verdi.
Trump, Pazartesi günü yaptığı açıklamada İran’ın görüşme talebinde bulunduğunu belirterek, “Yarın Doha’da bir araya geleceğiz.” ifadelerini kullandı. Açıklamanın hemen ardından Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt, Başkan’ın Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff ile Jared Kushner’ın Katar’a gideceğini doğruladı.
Leavitt, Doha’da üst düzey siyasi temasların gerçekleştirileceğini, bunun yanı sıra 17 Haziran’da imzalanan 14 maddelik mutabakatın uygulanmasına ilişkin teknik ekiplerin de görüşmeler yapacağını söyledi. ABD’nin ateşkese bağlı kaldığını savunan Leavitt, Hürmüz Boğazı’ndaki ticari gemilere yönelik saldırıların sürmesi halinde Washington’ın askeri karşılık vermeye devam edeceğini de vurguladı.
Tahran yalanladı
Ancak Trump yönetiminin bu açıklamalarına Tahran’dan peş peşe sert yalanlamalar geldi.
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, “Önümüzdeki günlerde Amerikan tarafıyla hiçbir düzeyde müzakere yapılmayacak.” diyerek Doha’da ABD ile görüşme yapılacağı iddialarını reddetti. Bekayi, İran heyetinin Katar’da bulunmasının ABD ile herhangi bir görüşme anlamına gelmediğini söyledi.
Benzer bir açıklama İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi’den geldi. Garibabadi, ABD basınında yer alan teknik ekiplerin Doha’da bir araya geleceği yönündeki haberlerin gerçeği yansıtmadığını belirterek bu hafta böyle bir toplantının planlanmadığını açıkladı.
İran yargısına bağlı Mizan Haber Ajansı ise Trump’ın açıklamalarını alaya alan sert bir haber yayımladı. Haberde ABD Başkanı’nın “yanılsamalarını ve çelişkilerini sürdürdüğü” öne sürülürken, İran’ın Washington’dan herhangi bir görüşme talebinde bulunmadığı savunuldu.
“İletişim kanalları açık”
Buna karşın diplomatik kaynaklar perde arkasında farklı bir tablo bulunduğunu aktarıyor. Zira bazı kaynaklara göre Katar ve Pakistan’ın arabuluculuğunda taraflar arasında iletişim kanalları açık tutuluyor. Her iki ülkenin temsilcilerinin aynı dönemde Doha’da bulunacak olması nedeniyle doğrudan olmasa bile dolaylı temas ihtimali tamamen göz ardı edilmiyor.
Doha temaslarının merkezinde ise 17 Haziran’da imzalanan ve dört ay süren çatışmaları sona erdirmeyi amaçlayan 14 maddelik mutabakat bulunuyor. Anlaşma kapsamında taraflar çatışmaları durdurmayı ve dünya petrol ile sıvılaştırılmış doğal gaz ticaretinin yaklaşık beşte birinin geçtiği Hürmüz Boğazı’nı yeniden güvenli deniz trafiğine açmayı kabul etmişti.
Ancak ateşkes kısa sürede ağır darbeler aldı. Geçtiğimiz Perşembe günü Hürmüz Boğazı’nda bir yük gemisinin İran’dan atıldığı belirtilen bir füze tarafından vurulmasının ardından ABD askeri karşılık verirken, Tahran ise Washington’ı ateşkesi ihlal etmekle suçladı. Hafta sonu boyunca karşılıklı saldırılar yaşanırken taraflar birbirlerini mutabakatı bozmakla itham etti.
İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ise son açıklamalarında ateşkesin korunmasının önemine dikkat çekerek ülkesinin karşılıklı saygı temelinde diplomatik çözümlere açık olduğunu söyledi. Bununla birlikte İran’a yönelik herhangi bir saldırıya güçlü karşılık verileceğini de vurguladı.
Ortaya çıkan tablo, Washington ile Tahran arasındaki güven krizinin hâlâ derin olduğunu gösteriyor. ABD yönetimi Doha’da yeni bir diplomatik sürecin başlayacağını ilan ederken, İran aynı görüşmelerin varlığını dahi reddediyor. Tarafların aynı şehirde bulunacak olması ise gözleri yeniden Katar’a çevirmiş durumda.
Doha’da resmi bir masa kurulup kurulmayacağı belirsizliğini korurken, perde arkasındaki diplomasi trafiğinin önümüzdeki günlerde Orta Doğu’daki kırılgan ateşkesin geleceğini belirlemesi bekleniyor.
Kaynak: Mira Haber
Mira Haber – Ortadoğu Bağımsız Muhabir Ajansı Tarafsız değiliz. Ancak Mirahaber'de sadece gerçekleri okursunuz.
