trump china

Trump Çin’e ayak bastı: Sıradaki adım ne olacak?

ABD Başkanı Donald Trump, yaklaşık on yıl aradan sonra Çin’e giden ilk Amerikan başkanı olarak Pekin’e indi

En son 2017’de ilk başkanlık dönemindeyken Çin’i ziyaret eden Trump, ikinci döneminde de Pekin’e gitti. İran savaşıyla sarsılan küresel dengeler, Tayvan krizi, yapay zekâ rekabeti, çip ambargoları ve çöken ticaret dengesi gölgesinde başlayan zirve, Washington ile Pekin arasındaki güç mücadelesinin yeni perdesi olarak görülüyor.

Trump’ın uçağı Air Force One, Çarşamba akşamı Pekin’e ulaştığında Çin yönetimi son derece kontrollü ve gösterişli bir karşılama organize etti. Kırmızı halılar serildi, askeri onur kıtası dizildi, Çinli öğrenciler hem Amerikan hem Çin bayrakları sallayarak “Hoş geldiniz” sloganları attı. Karşılama töreni, Pekin’in hem güç hem de diplomatik üstünlük mesajı verme çabası olarak yorumlandı.

Ziyaretin en dikkat çekici yönlerinden biri ise Trump’ın yanında taşıdığı dev teknoloji ve sermaye heyeti oldu. Heyette Elon Musk ve Jensen Huang gibi isimler yer alırken, özellikle Nvidia CEO’su Huang’ın son anda Trump tarafından davet edildiği ve Alaska’daki yakıt ikmali sırasında Air Force One’a katıldığı ortaya çıktı.

Bu ayrıntı, zirvenin merkezinde yapay zekâ ve çip savaşlarının bulunduğunu açık biçimde gösterdi.

“ABD şirketlerine fırsatlar verin”

Trump, Çin’e hareket etmeden hemen önce yaptığı açıklamada Xi Jinping’den Amerikan şirketlerine daha fazla alan açmasını isteyeceğini duyurdu. Truth Social üzerinden yaptığı paylaşımda Çin liderini “olağanüstü bir lider” diye nitelendiren Trump, “Bu dahilerin sihirlerini gerçekleştirebilmesi için Çin’i açmasını isteyeceğim. İlk talebim bu olacak” ifadelerini kullandı.

Washington yönetiminin özellikle yarı iletkenler, yapay zekâ ve yüksek teknoloji alanlarında Çin pazarına yeniden nüfuz etmeye çalıştığı değerlendiriliyor.

Görüşmelerin ekonomik ayağında ise dev ticaret savaşı bulunuyor. Geçen yıl iki taraf arasında varılan geçici ateşkes kapsamında Washington yüz milyarlarca dolarlık gümrük vergilerini askıya almış, Pekin ise dünya sanayisi için kritik önemdeki nadir toprak elementleri ihracatını kısmaktan geri adım atmıştı.

Şimdi ABD tarafı Çin’in Boeing uçakları, enerji ve tarım ürünlerinden daha fazla satın almasını isterken; Pekin, Amerikan çip ambargolarının gevşetilmesini talep ediyor.

Gizli toplantı: Ne konuşuldu?

Trump’ın Pekin’e ulaşmasından saatler önce ABD Hazine Bakanı Scott Bessent’in Güney Kore’de Çin Başbakan Yardımcısı He Lifeng ile üç saat süren gizli hazırlık görüşmeleri yaptığı da ortaya çıktı. Çin devlet medyası görüşmeleri “samimi, derin ve yapıcı” sözleriyle duyurdu ancak içerik hakkında ayrıntı verilmedi. Diplomatik kaynaklar, masada yalnızca ticaretin değil yapay zekâ koordinasyonu, yatırım forumları ve küresel tedarik zincirlerinin de bulunduğunu aktardı.

Zirvenin en kritik siyasi başlıklarından biri ise İran savaşı oldu. Washington’un, İran üzerindeki ekonomik etkisi nedeniyle Pekin’den Tahran’a baskı yapmasını isteyebileceği belirtiliyor. Çin hâlihazırda İran petrolünün en büyük alıcılarından biri konumunda bulunuyor. Trump her ne kadar “Çin’in yardımına ihtiyacımız yok” dese de Amerikan heyetinin İran konusunda Pekin’in nüfuzundan faydalanmak istediği ifade ediliyor.

Masadaki bir diğer büyük kriz başlığı ise Tayvan. Çin Dışişleri Bakanlığı, ABD’nin Tayvan’a yönelik silah satışlarına sert tepki gösterdi. Trump yönetiminin önünde yaklaşık 14 milyar dolarlık yeni silah paketi bulunuyor ancak onay sürecinin akıbeti belirsizliğini koruyor. Washington’un Tayvan konusundaki olası geri adımları ise ABD içindeki Çin karşıtı çevrelerde büyük tartışma başlattı.

Pekin’de alınan güvenlik önlemleri de dikkat çekti. Şehrin bazı bölgeleri geçici olarak kapatılırken Trump’ın programına Halk Büyük Salonu’ndaki resmi tören, devlet yemeği ve 600 yıllık Cennet Tapınağı ziyareti eklendi. Çin medyasında ise Trump’ın bu zirveye zayıf bir pozisyonda geldiği yorumları öne çıktı.

İran savaşı nedeniyle yükselen enerji fiyatları ve artan enflasyonun Trump’ın iç politikadaki desteğini sarstığı, buna karşın Xi Jinping’in içeride çok daha rahat hareket ettiği belirtildi..

Analistler, Washington’un bugün Çin’le anlaşmaya her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyduğunu belirtiyor. Çünkü ABD ekonomisi hem İran savaşı hem de tedarik zinciri krizleri nedeniyle baskı altında bulunuyor. Pekin ise nadir toprak elementleri, üretim gücü ve küresel sanayi üzerindeki etkisini stratejik koz olarak kullanıyor. 

Kaynak: Mira Haber

Bir Cevap Yazın