İran, İsrail’in Lübnan’a yönelik saldırılarını yoğunlaştırmasının ardından ABD ile savaşı sona erdirmeyi amaçlayan diplomatik temasları askıya aldığını duyurdu
İran rejimine yakınlığıyla bilinen Tesnim Haber Ajansı’nın Pazartesi günü yayımladığı habere göre Tahran, arabulucular üzerinden yürütülen tüm görüşme ve metin alışverişlerini durdurma kararı aldı. Tesnim’in aktardığına göre İranlı müzakereciler, “Siyonist rejimin Lübnan’da sürdürdüğü saldırılar, ateşkesin temel şartlarından biri olan Lübnan cephesindeki mutabakatın tamamen ihlal edilmesi ve ihlallerin tüm alanlara yayılması” nedeniyle görüşmelerin askıya alındığını bildirdi.
Tahran yönetimi, İsrail’in hem Gazze’de hem de Lübnan’da yürüttüğü askeri operasyonların derhal sona ermesini talep ediyor. İran Devrim Muhafızları’na yakınlığıyla bilinen Tesnim ayrıca, İran ve müttefiklerinin Hürmüz Boğazı’nı tamamen kapatma ve Kızıldeniz’in girişindeki Babülmendep Boğazı dahil diğer cepheleri harekete geçirme konusunda kararlı olduğunu öne sürdü.
Böyle bir adımın hayata geçirilmesi halinde küresel ekonomi üzerinde ciddi sarsıntılar yaratabileceği değerlendiriliyor. Özellikle Babülmendep’in hedef alınması, İran’ın ABD’yi taviz vermeye zorlamak amacıyla dünya ticaretine ve enerji akışına baskı uygulama stratejisinde yeni ve daha sert bir aşamaya geçmesi anlamına gelecek.
Karar hızla piyasalara yansıdı
Piyasalarda da gerilim hızla hissedildi. Son haftalarda olası bir anlaşma beklentisiyle gerileyen petrol fiyatları pazartesi günü sert yükseliş gösterdi. Uluslararası gösterge kabul edilen Brent petrolün varil fiyatı yüzde 6,7 artışla 97,28 dolara kadar çıktı.
Bu gelişmeler, ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı’nın hafta sonu İran’a yönelik yeni saldırılar düzenlediğini açıklamasının hemen ardından yaşandı. Kuveyt ise ülke içindeki Amerikan güçlerinin füze ve insansız hava aracı saldırılarının hedefi olduğunu, bunun İran’a yönelik operasyonlara misilleme niteliği taşıdığını duyurdu.
Nisan ayında taraflar arasında varılan kırılgan ateşkes ise haftalardır çökme noktasında bulunuyordu. ABD Başkanı Donald Trump Cuma günü yaptığı açıklamada, İran’ın zenginleştirilmiş uranyumundan vazgeçmesi ve Hürmüz Boğazı’ndan geçiş ücreti talep etmeyeceğine dair taahhütte bulunması halinde boğaz üzerindeki Amerikan ablukasını kaldırmaya hazır olduğunu söylemişti. Ancak Tahran bu şartları reddetti.
Ateşkes var mı yok mu belirsiz
Son haftalarda Lübnan’a yönelik saldırılarını artıran İsrail, Washington ile Tahran arasındaki müzakerelerde Lübnan dosyasını yeniden en kritik başlıklardan biri haline getirdi. Nitekim nisanda Suudi Arabistan’ın ABD’ye, İran’la yürütülen görüşmelerin sürdürülebilmesi için Lübnan’da ateşkes sağlanmasına öncelik verilmesi yönünde baskı yaptığı ve bunun daha sonra ateşkese giden yolu açtığı bildirilmişti.
Ancak ilan edilen ateşkese rağmen işgalci İsrail’in kuzey komşusuna yönelik saldırıları durmadı. İsrail ordusu Lübnan topraklarında daha derin bölgelere ilerlemeyi sürdürürken, Başbakan Binyamin Netanyahu da ABD’nin ekim ayında aracılık ettiği ateşkese rağmen Gazze Şeridi’nde daha geniş alanların ele geçirileceğini açıkladı.
Öte yandan İran’la aynı eksende hareket eden Husiler, 7 Ekim 2023’te Hamas’ın İsrail’e yönelik saldırılarının ve ardından Gazze’ye karşı başlatılan savaşın ardından, kuşatma altındaki Filistinlilerle dayanışma gerekçesiyle Hürmüz çevresindeki deniz trafiğini hedef alan operasyonlar düzenlemişti.
Bununla birlikte Husilerin siyasi ve askeri yapılanması olan Ensarullah’ın İran’dan bağımsız hareket ettiği ve şimdiye kadar ABD-İsrail’in İran’a karşı yürüttüğü savaşa doğrudan dahil olma konusunda isteksiz davrandığı belirtiliyor.
Kızıldeniz’in stratejik önemi de bu süreçte daha da arttı. Suudi Arabistan, Körfez’den Kızıldeniz kıyısındaki Yenbu Limanı’na uzanan Doğu-Batı Petrol Boru Hattı üzerinden petrol ihracatının önemli bölümünü gerçekleştiriyor. Bu nedenle Babülmendep’te yaşanabilecek herhangi bir kriz yalnızca bölgesel dengeleri değil, küresel enerji piyasalarını da doğrudan etkileme potansiyeli taşıyor.
Kaynak: Mira Haber, MEE
Mira Haber – Ortadoğu Bağımsız Muhabir Ajansı Tarafsız değiliz. Ancak Mirahaber'de sadece gerçekleri okursunuz.
