Ahmed Şara’dan dikkat çeken Arap milliyetçiliği çıkışı: “İslami söylemle ortak yönleri var”
Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara, El Cezire’ye verdiği röportajda siyasi düşüncesinin şekillenmesinde Arap milliyetçiliğinin önemli bir etkisi olduğunu açıkladı. Arap halklarının ortak meselelerini savunan milliyetçi söylemden etkilendiğini belirten Şara, bu düşünceyle İslami söylem arasında ortak noktalar bulunduğunu söyledi.
Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara, El Cezire kanalına verdiği röportajda çocukluk yıllarından siyasi kimliğinin oluşumuna kadar uzanan süreçle ilgili dikkat çeken açıklamalarda bulundu.
Şara’nın açıklamalarında en fazla öne çıkan başlıklardan biri, Arap milliyetçiliğinin düşünce dünyası üzerindeki etkisi oldu.
Arap halklarının sorunlarını ve ortak davalarını gündeme taşıyan milliyetçi söylemden etkilendiğini belirten Şara, Arap milliyetçiliği ile İslami söylem arasında bütünüyle bir karşıtlık bulunmadığını savundu.
Şara, “Arap halklarının meselelerinden söz eden Arap milliyetçiliği söyleminden etkilendim. Bu söylemle İslami söylem arasında ortak bazı yönler bulunmaktadır” ifadelerini kullandı.
Bu sözler, Şara’nın siyasi çizgisini yalnızca İslami referanslarla değil, Arap dünyasının ortak kimliği, tarihî meseleleri ve bölgesel dayanışma düşüncesiyle de açıklamaya çalıştığını ortaya koydu.
Golan aidiyetinin kaynağını anlattı
Şara, işgal altındaki Golan Tepeleri’ne yönelik aidiyet duygusunun aile ve toplum içerisinde sürekli gündemde tutulan konuşmalar sonucunda geliştiğini söyledi.
Çocukluğundan itibaren Golan meselesinin aile içerisinde günlük olarak konuşulduğunu belirten Şara, bu atmosferin kendisinde güçlü bir aidiyet ve mücadele bilinci oluşturduğunu ifade etti.
Şara’nın Golan vurgusu, Arap milliyetçiliğiyle ilişkilendirdiği ortak vatan, toprak ve halkların haklarını savunma anlayışının kişisel geçmişindeki temel kaynaklardan biri olarak öne çıktı.
Suriye’nin tek bir etnik, mezhebî veya siyasi kimlik üzerinden tanımlanamayacağını belirten Şara, ülkenin 7 bin yıllık tarihi boyunca farklı toplumların ve kültürlerin katkısıyla şekillendiğini söyledi.
“Suriye, 7 bin yıl içerisinde çeşitliliğiyle inşa edildi” diyen Şara, ülkenin tarihsel kimliğinde farklı unsurların birlikte yaşamasının belirleyici olduğunu dile getirdi.
Bu açıklama, Şara’nın bir taraftan Arap kimliğini ve Arap halklarının ortak meselelerini öne çıkarırken diğer taraftan Suriye içerisindeki toplumsal çeşitliliğe vurgu yapması açısından dikkat çekti.
İslam ile siyasi tecrübeleri birbirinden ayırdı
Şara, röportajında İslam ile tarihte ortaya çıkan İslami yönetim ve hareket tecrübelerinin birbirinden ayrılması gerektiğini de savundu.
İslami tecrübelerin insanların fikirlerinden, yorumlarından ve içtihatlarından etkilendiğini söyleyen Şara, bu tecrübelerde ortaya çıkan yanlışlıkların doğrudan İslam’a yüklenemeyeceğini ifade etti.
Şara’ya göre esas alınması gereken temel ilkeler; insanlara hizmet etmek, halkı savunmak ve insanların üzerindeki zulmü ortadan kaldırmak.
Eski rejime karşı duruşunu anlattı
Yetiştiği aile ve toplumsal çevrenin önceki Suriye yönetimine karşı olduğunu belirten Şara, bu karşıtlığın rejimin vatandaşlara yönelik baskıcı politikalarından kaynaklandığını söyledi.
Eski yönetimin halk üzerindeki kısıtlamaları, güvenlik politikaları ve uygulamalarının muhalif bir çevrede yetişmesine neden olduğunu belirten Şara, siyasi düşüncesinin bu şartlar altında şekillendiğini anlattı.
Şara’nın açıklamaları, yeni dönemdeki siyasi söyleminin Arap milliyetçiliği, İslami referanslar, Golan aidiyeti ve Suriye’nin tarihsel çeşitliliğini aynı çerçevede buluşturma arayışında olduğunu gösterdi.
Ancak Arap milliyetçiliği ile İslami söylem arasında kurduğu bu ilişkinin, Suriye’nin yeni yönetim anlayışına ve dış politikasına nasıl yansıyacağı önümüzdeki dönemde daha açık biçimde görülecek.
Kaynak: Mira Haber
Mira Haber – Ortadoğu Bağımsız Muhabir Ajansı Tarafsız değiliz. Ancak Mirahaber'de sadece gerçekleri okursunuz.
